Ra'd Suresi 15. Ayet — Elfaz
Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a boyun eğer.
1وَلِلّٰهِve li (a)llahive Allah'aBağlaç+Harf-i Cer+Lafza-i Celal
2يَسْجُدُyescudusecde ederlerMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmek
3مَنْmenolanların hepsiİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4فِيfīHarf-i Cer
5السَّمٰوَاتِs-semāvātigöklerdeMarife (Belirlilik Takısı)+İsimس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)
6وَالْاَرْضِve l-erDive yerdeBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiye
8وَكَرْهًاve kerhen(veya) zorakiBağlaç+İsimك ر هZor bulmak, hoşlanmamak, onaylamamak, tiksinti duymak, isteksiz olmak, tiksinmek, nefret etmek, iğrenmek, nefret etmek, isteksiz olmak
9وَظِلَالُهُمْve Zilāluhumve gölgeleri deBağlaç+İsim+Zamirظ ل لKalmak, sürmek, devam etmek, bir şey yapmayı sürdürmek, olmak, dönüşmek, bir şeye dönüşerek büyümek, sebat etmek, bir şey yapmaya devam etti. Gölgelemek, üzerine gölge yapmak. Gölge, gölgelik, barınak. Tente, barınak, kulübe, örtü, gölge veren bulut, koruma, rahatlık ve mutluluk hali.
10بِالْغُدُوِّbi l-ğuduvvisabahHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimغ د وSabahın erken vakti, yarın, sabah, sabah namazı ile güneşin doğuşu arasındaki zaman, günün ilk bölümü
11وَالْاٰصَالِve l-āSāliakşamBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimا ص لKök salmak, yerleşmek. Akşamüstü - akşam, gün batımından önceki zaman.