Dediler ki: "Onu babasından isteyeceğiz ve muhakkak bunu yaparız."

قَالُوا سَنُرَاوِدُ عَنْهُ اَبَاهُ وَاِنَّا لَفَاعِلُونَ

ḳālū se nurāvidu ǎnhu ebāhu ve innā le fāǐlūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
2سَنُرَاوِدُse nurāviduر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).istemeğe çalışacağız
3عَنْهُǎnhuonu
4اَبَاهُebāhuا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekbabasından
5وَاِنَّاve innāve biz muhakkak
6لَفَاعِلُونَle fāǐlūneف ع لbir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durummutlaka yapacağız

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Babasından izin almaya çalışırız ve herhalde bu işi başarırız dediler.

Adem Uğur

Dediler ki: Onu babasından istemeye çalışacağız, kuşkusuz bunu yapacağız.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Onu getirmek için babasını razı etmeye çalışacağız. . . Kesinlikle bunu başarırız. "

Ahmet Tekin

Kardeşleri: 'Onu getirmek için babasını iknaya çalışacağız. Herhalde de, bunu başaracağız.' dediler.

Ahmet Varol

'Onu babasından almaya çalışacağız ve (her halde) bunu yaparız' dediler.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Onu babasından istemeye çalışacağız ve herhalde biz bunu yapabileceğiz."

Ali Fikri Yavuz

Kardeşleri: “- Onu (Bünyamini) babasından istemeye çalışırız ve her halede başarırız.” dediler.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Babasının onay vermesi için uğraşacağız. Aslında, bunu sağlayabiliriz!"

Bayraktar Bayraklı

Kardeşleri: "Onu babasından istemeye çalışacağız, şüphesiz bunu yapacağız" dediler.

Bekir Sadak

Kardesleri: «Babasini ikna etmeye calisacagiz ve her halde bunu yapariz» dediler.

Celal Yıldırım

Dediler ki: «Onu babasından almaya çalışacağız ve biz elbette (bu isteğinizi) yaparız.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kardeşleri, “Onu babasından isteyeceğiz, kuşkusuz bunu yapacağız” dediler.

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Onu babasından isteyeceğiz ve muhakkak bunu yaparız."

Diyanet İşleri (eski)

Kardeşleri: 'Babasını ikna etmeye çalışacağız ve her halde bunu yaparız' dediler.

Diyanet Vakfi

Dediler ki: Onu babasından istemeye çalışacağız, kuşkusuz bunu yapacağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dediler ki: «Onun için babasından izin almaya çalışacağız. Her hâlü kârda bunu yapacağz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dediler ki: "Herhalde onun için babasından izin almaya çalışırız ve muhakkak bunu yaparız."

Elmalılı Hamdi Yazır

Dediler: her halde onun için babasından iradesini almağa çalışırız ve her halde yaparız

Erhan Aktaş

"Babasını ikna etmeye çalışacağız. Bunu mutlaka yapacağız." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Babasını ikna etmeye çalışacağız. Bunu mutlaka yapacağız." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Babasını ikna etmeye çalışacağız. Bunu mutlaka yapacağız." dediler.

Fizilal-il Kuran

Yusuf'un kardeşleri «Babasından onun için izin koparmaya çalışacağız, herhalde bunu başarırız» dediler.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Onu babasından istemeye çalışacağız ve herhalde biz bunu yapabileceğiz."

Hamdi Döndüren

Kardeşleri, “(Onu getirmek için) babasını ikna etmeye çalışırız ve bunun için elimizden geleni yaparız.” dediler.

Hasan Basri Çantay

Dediler: "Onu babasından istemiye çalışırız ve her halde (bunu) yaparız".

Hasib Asutay

Dediler ki: 'Onu babasından istemeye çalışacağız, herhalde (bunu) yaparız. '

Hayrat Neşriyat

Dediler ki: 'Ona babasından müsâade almaya çalışacağız ve doğrusu biz (bunu)gerçekten yapacak olan kimseleriz.'

İbni Kesir

Dediler ki: Onu babasından istemeye çalışırız ve herhalde bunu yaparız.

Mehmet Okuyan

(Kardeşleri) şöyle demişlerdi: “Onu babasından istemeye çalışacağız; bunu elbette yapacağız.”

Muhammed Esed

"Onu getirmek için babasını razı etmeye çalışacağız," diye karşılık verdiler, "ve herhalde, bunu ne yapıp yapıp başaracağız!"

Mustafa İslamoğlu

"Onu getirmek için babasından izin alma konusunda tüm çabamızı kullanacağız" dediler, "çünkü biz bunu yapmaya mecburuz."

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Ondan dolayı babasına müracaat eder, müsaade almaya çalışırız. Ve muhakkak biz (bunu) herhalde yaparız.»

Ömer Öngüt

Dediler ki: “Onu babasından istemeye çalışacağız ve her halde bunu yapacağız. ”

Suat Yıldırım

Onlar: "Bakalım, babasından ona izin almanın bir yolunu bulup bu işi ayarlamaya çalışacağız." dediler.

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Onu babasından isteyip getirmeğe çalışacağız, (bunu) mutlaka yapacağız"

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Onu getirmek için babasını ikna etmeye çalışacağız. Biz bunu kesinlikle yapacağız."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Onu babasından isteyeceğiz; ne olursa olsun bunu yapacağız.

Şaban Piriş

Kardeşleri: -Babasını ikna etmeye çalışacağız ve her halde bunu yaparız, dediler.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Onu babasından istemeye çalışacağız ve her halde biz bunu yapabileceğiz.»

Ümit Şimşek

Onlar 'Onu babasından isteyeceğiz; herhalde getirmenin bir yolunu buluruz' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Onu babasından isteyip getirmeye çalışacağız, herhalde bunu yapacağız da."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Ona görə atasını razı salmağa çalışarıq. Biz əlbəttə, bunu edərik”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Yusifin qardaşları) dedilər: ″Ondan ötrü atasını yola gətirməyə çalışarıq və sözsüz ki, (bunu) edərik″.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagten: ʺWir werden auf seinen Vater einreden, daß er ihn mitkommen läßt. Wir werden es sicher tun.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺWir werden versuchen, seinen Vater in Bezug auf ihn zu bewegen, und wir werden es bestimmt tun.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺWir wollen versuchen, ihn von seinem Vater zu trennen; und das tun wir bestimmt.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺWir werden seinen Vater trotz seiner Zuneigung ihm gegenüber zu überreden suchen. Gewiß, wir werden es doch tun.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They said to him: "we will talk his father into our cause and persuade him into sending him with us and rest assured that that we will certainly do. "

Abdul Haleem

They said, ‘We shall do all we can to persuade his father to send him with us, indeed we shall.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "We shall certainly seek to get our wish about him from his father: Indeed we shall do it."

Abul A'la Maududi

They said: "We will surely try to prevail over our father to send him. Be sure we shall do so."

Aisha Bewley

They said, ‘We will request our father for him. That is something we will surely do.’

Al-Hilali & Khan

They said: "We shall try to get permission (for him) from his father, and verily, we shall do it."

Ali Quli Qarai

They said, ‘We will solicit him from his father. [That] we will surely do.’

Amatul Rahman Omar

They said, `We will certainly persuade his father to part with him and we are sure to do (it). '

Arthur John Arberry

They said, 'We will solicit him of our father; that we will do. '

Bijan Moeinian

They replied: "We will do our best to convince our father to send him with us. "

E. Henry Palmer

They said, 'We will desire him of our father, and we will surely do it. '

Edip-Layth

They said, "We will try to get him away from his father, and we shall do it."

George Sale

They answered, we will endeavour to obtain him of his father, and we will certainly perform what thou requirest.

Hamid S. Aziz

"But if you bring him not to me, no measure shall you have with me, nor shall you come nigh me. "

Mahmoud Ghali

They said, "We will soon solicit him of his father, and surely we will indeed be performing (that). "

Marmaduke Pickthall

They said: We will try to win him from his father: that we will surely do.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "We shall request his father, and will certainly do that. "

Muhammad Asad

They answered: "We shall try to persuade his father to part with him, and, verily, we shall do [our utmost]!"

Mustafa Khattab

They promised, "We will try to convince his father to let him come. We will certainly do ˹our best˺."

Progressive Muslims

They said: "We will try to get him away from his father, and we shall be successful. "

Sahih International

They said, "We will attempt to dissuade his father from [keeping] him, and indeed, we will do [it]. "

Sam Gerrans

They said: “We will seek to lure him away from his father — and that will we do.”

Shabbir Ahmed

They said, "We shall try to persuade his father to let him go; that we will surely do. "

Syed Vickar Ahamed

They said: "We will really try our wish to get him from his father: Indeed we will do it. "

Taqi Usmani

They said, "We shall persuade his father about him and we will certainly do it."

The Monotheist Group

They said: "We will try to get him away from his father, and we shall be successful."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺNous essayerons de persuader son père. Certes, nous le feronsʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Jê re gotin: Em ê wî ji bavê wî bixwazin, bêguman em ê vê bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺWij zullen proberen zijn vader daartoe over te halen, dat zullen we zeker doen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij antwoordden: Wij zullen trachten hem van zijn vader te verkrijgen, en wij zullen zekerlijk volvoeren wat gij verlangt.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺWij zullen proberen om zijn vader over te halen om hem mee te laten komen. Voorwaar, wij zullen het zeker doen.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Они ответили: ʺМы постараемся уговорить отца отпустить его и сделаем все, [что в наших силах]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De svarade: ʺVi skall försöka locka honom ifrån hans fader. Vi skall göra (så gott vi kan).ʺ