(Yusuf'u kuyuya bırakıp) akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
وَجَٓاؤُٓ۫ اَبَاهُمْ عِشَاءً يَبْكُونَ
ve cā'ū ebāhum ǐşā'en yebkūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Akşam olunca ağlaya ağlaya babalarına gelmişlerdi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Akşam olunca ağlaya ağlaya babalarına gelmişlerdi.
Adem Uğur
Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Ahmed Hulusi
Gecenin ilk saatlerinde, ağlayarak babalarına geldiler.
Ahmet Tekin
Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Ahmet Varol
Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Ali Bulaç
Akşam üstü babalarına ağlar vaziyette geldiler.
Ali Fikri Yavuz
Kardeşleri, akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Ali Rıza Safa
Ve akşam olunca, ağlayarak babalarına geldiler.
Bayraktar Bayraklı
Akşamleyin, ağlayarak babalarına geldiler.
Bekir Sadak
(16-17) Aksam ustu aglayarak babalarina geldiklerinde: «Ey babamiz! Inan olsun biz yaris yapiyorduk; Yusuf'u esyamizin yanina birakmistik; bir kurt onu yedi. Her ne kadar dogru soyluyorsak da sen bize inanmazsin» dediler.
Celal Yıldırım
(16-17) Onlar yatsı vakti ağlayarak babalarına geldiler ve: «Ey babamız ! Dediler, biz yarışmak üzere gittik; Yûsuf'u da eşyamızın yanına bıraktık, derken onu kurt yemiş; biz doğru (sözlü)ler de olsak sen bize inanacak değilsin.»
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Akşam ağlayarak babalarına geldiler.
Diyanet İşleri
(Yusuf'u kuyuya bırakıp) akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Diyanet İşleri (eski)
(16-17) Akşam üstü ağlayarak babalarına geldiklerinde: 'Ey babamız! İnan olsun biz yarış yapıyorduk; Yusuf'u eşyamızın yanına bırakmıştık; bir kurt onu yedi. Her ne kadar doğru söylüyorsak da sen bize inanmazsın' dediler.
Diyanet Vakfi
Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ve yatsı vakti, ağlayarak babalarına geldiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yatsı vaktinde ağlayarak babalarına geldiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bıraktılar ve yatsıleyin ağlıyarak babalarına geldiler
Erhan Aktaş
Ve akşam olunca, ağlayarak babalarına geldiler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve akşam olunca, ağlayarak babalarına geldiler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve akşam olunca, ağlayarak babalarına geldiler.
Fizilal-il Kuran
Akşam olunca ağlayarak babalarına geldiler.
Gültekin Onan
Akşam üstü babalarına ağlar vaziyette geldiler.
Hamdi Döndüren
Akşam olduğunda, ağlayarak babalarının yanına geldiler.
Hasan Basri Çantay
Akşam ağlaya ağlaya babalarına geldiler.
Hasib Asutay
Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Hayrat Neşriyat
Derken yatsı vakti ağlayarak babalarına geldiler.
İbni Kesir
Akşam üstü ağlaya ağlaya babalarına geldiler.
Mehmet Okuyan
(Oğulları) yatsı vakti ağlayarak babalarına gelmişlerdi.
Muhammed Esed
Ve akşam olunca babalarının karşısına ağlayarak çıkıp geldiler,
Mustafa İslamoğlu
Derken akşam vakti babalarına ağlayarak geldiler:
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve babalarına yatsı vakti ağlar oldukları halde geldiler.
Ömer Öngüt
Akşamleyin ağlayarak babalarının yanına geldiler.
Suat Yıldırım
(16-17) Yatsı vakti, ağlayarak babalarının yanına dönüp dediler ki: "Sevgili babamız, biz yarışmak üzere bulunduğumuz yerden ayrılırken Yusuf’u da eşyalarımızın yanında bıraktık. Bir de döndük ki onu kurt yemiş! Şimdi biz doğru da söylesek sen bize inanmayacaksın!"
Süleyman Ateş
Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Süleymaniye Vakfı
Yatsı vakti, ağlaya ağlaya babalarına geldiler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Akşamüzeri babalarına geldiler, ağlıyorlardı.
Şaban Piriş
Akşamleyin, ağlaşarak babalarına geldiler.
Tefhim-ul Kuran
Akşam üstü babalarına ağlar vaziyette geldiler.
Ümit Şimşek
Gece ağlayarak babalarına geldiler.
Yaşar Nuri Öztürk
Akşamdan sonra babalarına geldiler; ağlıyorlardı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar axşam ağlaya-ağlaya atalarının yanına gəlib
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar axşamüstü ağlaya-ağlaya atalarının yanına gəldilər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie kamen abends weinend zu ihrem Vater.
Almanca — Der Edle Quran
Und am Abend kamen sie weinend zu ihrem Vater.
Almanca — M. A. Rassoul
Und am Abend kamen sie weinend zu ihrem Va ter.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und sie kamen dann zu ihrem Vater abends weinend,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And they came back home to their father in the evening weeping their fill.
Abdul Haleem
and at nightfall they returned to their father weeping.
Abdullah Yusuf Ali
Then they came to their father in the early part of the night, weeping.
Abul A'la Maududi
At nightfall they came to their father weeping
Aisha Bewley
That night they came back to their father in tears,
Al-Hilali & Khan
And they came to their father in the early part of the night weeping.
Ali Quli Qarai
In the evening, they came weeping to their father.
Amatul Rahman Omar
And they came weeping to their father at nightfall.
Arthur John Arberry
And they came to their father in the evening, and they were weeping.
Bijan Moeinian
Then the brothers returned to their fathers at nightfall and started to cry.
E. Henry Palmer
And they came to their father at eve and weeping
Edip-Layth
They came to their father at dusk crying.
George Sale
And they came to their father at even, weeping,
Hamid S. Aziz
And when they had gone off with him and agreed to put him in the depths of a pit, We inspired him, "Thou shall surely remind them of this affair of theirs when they know you not. "
Mahmoud Ghali
And they came weeping to their father at eventide.
Marmaduke Pickthall
And they came weeping to their father in the evening.
Mohamed Ahmed - Samira
At nightfall they came to their father weeping,
Muhammad Asad
And at nightfall they came to their father, weeping,
Mustafa Khattab
Then they returned to their father in the evening, weeping.
Progressive Muslims
And they came to their father evening time crying.
Sahih International
And they came to their father at night, weeping.
Sam Gerrans
And they came to their father in the evening, weeping.
Shabbir Ahmed
After carrying out their plan they came to their father at night weeping.
Syed Vickar Ahamed
And they came crying to their father in the early part of the night.
Taqi Usmani
And at nightfall, they came to their father weeping.
The Monotheist Group
Andthey came to their father in the evening, crying.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et ils vinrent à leur père, le soir, en pleurant.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Di dema eşayê de hatin cem bavê xwe, digirîyan.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En zij kwamen ʹs avonds huilend bij hun vader.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En zij kwamen des avonds tot hunnen vader, weenende.
Hollandaca — Siregar
En zij gingen in de avond huilend naar hun vader.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И пришли они к своему отцу вечером, плача.
Rusça — Osmanov
Вечером братья вернулись к отцу со стенаниями
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Mot kvällen kom de gråtande tillbaka till fadern