Yusuf Suresi 11. Ayet — Elfaz
Babalarına şöyle dediler: "Ey babamız! Yusuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini isteyen kişileriz."
1قَالُواḳālūdediler kiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2يَاأَبَانَاyā ebānāEY/HEY/AH babamızNida Edatı+İsim+Zamirا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek
3مَاmānedenİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4لَكَlekesenHarf-i Cer+Zamir
5لَاlāHarf-i Nefi
6تَأْمَنَّاte'mennābize güvenmiyorsunMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatabا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
7عَلٰىǎlāhakkındaHarf-i Cer
8يُوسُفَyūsufeYusufÖzel İsim
9وَاِنَّاve innāoysa bizHaliye Edatı+Harf-i Nasb+Zamir
10لَهُlehuonaHarf-i Cer+Zamir
11لَنَاصِحُونَle nāSiHūneöğüt verenlerizLam-ı Te'kid+İsimن ص حSaf olmak, karışmamış olmak, hakiki olmak, samimi davranmak, samimi tavsiye vermek, içtenlikle öğüt vermek, sadık olmak