Elçilerimiz, "Ey İbrahim bundan vazgeç! Çünkü Rabbinin emri kesin olarak gelmiştir. Şüphesiz onlara geri döndürülemeyecek bir azap gelecektir" dediler.
يَاإِبْرَاهِيمُ اَعْرِضْ عَنْ هٰذَا اِنَّهُ قَدْ جَاءَ اَمْرُ رَبِّكَ وَاِنَّهُمْ اٰتِيهِمْ عَذَابٌ غَيْرُ مَرْدُودٍ
yā ibrāhīmu eǎ'riD ǎn hāƶā innehu ḳad cā'e emru rabbike ve innehum ātīhim ǎƶābun ğayru merdūdin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (78 / 78 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey İbrâhim dediler, vazgeç bundan, şüphe yok ki Rabbinin emri gelip çatmıştır ve şüphe yok ki onlar reddine imkân olmayan bir belâya uğrayacaklar.
Adem Uğur
(Melekler dediler ki): Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabbinin (azap) emri gelmiştir. Ve onlara, geri çevrilmez bir azap mutlaka gelecektir!
Ahmed Hulusi
(Melekler): "Ya İbrahim! Tartışmaktan vazgeç! Rabbinin hükmü kesin gelmiştir! Muhakkak ki onlara reddolunmayacak bir azap ulaşacaktır!"
Ahmet Tekin
Melekler: 'Ey İbrâhim, bu tartışmadan vazgeç. Kesinlikle Rabbinin planı icra edilecektir. Onlara geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap mutlaka geliyor.' dediler.
Ahmet Varol
'Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Doğrusu Rabbinin emri gelmiştir. Onlara geri çevrilmeyecek bir azap gelmektedir.'
Ali Bulaç
"Ey İbrahim, bundan vazgeç. Çünkü gerçek şu ki, Rabbinin emri gelmiştir ve gerçekten onlara geri çevrilmeyecek bir azab gelmiştir."
Ali Fikri Yavuz
Melekler: -Ey İbrahîm! Bu mücadeleden vazgeç; çünkü Rabbinin emri geldi. Muhakkak surette onlara, geri çevrilmesi imkânsız bir azab gelecektir.” dediler.
Ali Rıza Safa
"Ey İbrahim; buna son ver! Kuşkusuz, Efendinin buyruğu gelmiştir. Aslında, onlara, geri çevrilemeyecek bir ceza gelecektir!"
Bayraktar Bayraklı
"Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabbinin emri gelmiştir. Onlara, geri çevrilemeyecek bir azap kesinlikle gelecektir!"
Bekir Sadak
Elcilerimiz, «Ey Ibrahim! Bundan vazgec, dogrusu Rabbinin emri gelmistir. Onlara, suphesiz, geri cevrilemeyecek bir azap gelmektedir» dediler.
Celal Yıldırım
Ey İbrahim, bu (tartışman)dan vazgeç. Çünkü gerçekten Rabbin em ri gelmiştir ve onlara reddi mümkün olmayan azâb gelecektir.
Diyanet İşleri
Elçilerimiz, "Ey İbrahim bundan vazgeç! Çünkü Rabbinin emri kesin olarak gelmiştir. Şüphesiz onlara geri döndürülemeyecek bir azap gelecektir" dediler.
Diyanet İşleri (eski)
Elçilerimiz, 'Ey İbrahim! Bundan vazgeç, doğrusu Rabbinin emri gelmiştir. Onlara, şüphesiz, geri çevrilemeyecek bir azab gelmektedir' dediler.
Diyanet Vakfi
(Melekler dediler ki): Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabbinin (azap) emri gelmiştir. Ve onlara, geri çevrilmez bir azap mutlaka gelecektir!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Melekler: «Ey İbrahim! Bu konuda bizimle tartışmaktan vazgeç. Çünkü Rabbinin emri kesin olarak geldi ve onlara geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap gelecektir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Elçiler: "Ey İbrahim, vazgeç bundan, çünkü Rabbinin buyruğu geldi ve kesinlikle onlara geri döndürülemeyecek bir azap gelecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ya İbrahim, bundan vazgeç, çünkü rabbının emri geldi ve her halde onlara reddi gayri kabil bir azab gelecektir
Erhan Aktaş
"Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabb'inin takdiri kesindir. Onlara gelecek azap engellenemez."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabb'inin takdiri kesindir. Onlara gelecek azap engellenemez."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabb'inin takdiri kesindir. Onlara gelecek azap engellenemez.
Fizilal-il Kuran
Konuk melekler ona dediler ki; «Ey İbrahim, bu işten vazgeç; çünkü Rabbinin emri gelmiştir. Onların başlarına geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap gelecektir.»
Gültekin Onan
"Ey İbrahim, bundan vazgeç. Çünkü gerçek şu ki, rabbinin buyruğu gelmiştir ve gerçekten onlara geri çevrilmeyecek bir azab gelmiştir."
Hamdi Döndüren
(Melekler dediler ki): “Ey İbrahim! Bundan vazgeç; çünkü Rabbinin buyruğu gelmiştir. Bu yüzden onlara, geri çevrilmez bir azap mutlaka gelecektir!”
Hasan Basri Çantay
"Ey İbrahim, (dediler), bundan (bu mücadeleden) vaz geç. Zira hakıykat şudur: Rabbinin emri gelmişdir. Onlara muhakkak reddolunamıyacak bir azab gelib çatıcıdır",
Hasib Asutay
(Melekler) dediler ki: 'Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabbinin (azap) emri gelmiştir. Mutlaka onlara geri çevrilmez bir azap gelecektir'.
Hayrat Neşriyat
(Melekler dediler ki:) 'Ey İbrâhîm! Bundan vazgeç! Şu muhakkak ki, gerçekten Rabbinin emri gelmiştir. Çünki onlara aslâ geri çevrilmez bir azab gelecektir.'
İbni Kesir
Ey İbrahim; bundan vazgeç, zira Rabbının fermanı gelmiştir. Onlara muhakkak geri çevirilmeyecek bir azab gelmektedir.
Mehmet Okuyan
(Melekler) şöyle demişlerdi: “Ey İbrahim! Bundan vazgeç! Çünkü Rabbinin (azap) emri elbette gelmiştir. Şüphesiz ki onlara geri döndürülemez bir azap gelecektir!”
Muhammed Esed
(Elçiler:) "Ey İbrahim, vazgeç bu yakarıdan!" dediler, "Rabbinin hükmü bir kere gelmiş bulunuyor: artık onlara geri çevrilmez bir azap vaki olacak!"
Mustafa İslamoğlu
(Elçilerimiz): "Ey İbrahim, bundan vazgeç! Gerçek şu ki, Rabbinin kesin talimatı gelmiştir: artık onlar geri dönülmez bir cezaya çarptırıldılar!" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ey İbrahim! Bu mücadeleden vazgeç. Şüphe yok ki, artık Rabbin emri gelmiştir. Ve muhakkak ki, onlara reddedilmemiş olan bir azap gelivermektedir.»
Ömer Öngüt
“Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Zira Rabbinin emri gelmiştir. Onlara geri çevrilmez bir azap mutlaka gelecektir. ”
Suat Yıldırım
"İbrâhim! Vazgeç sen bu işten. İşte Rabbinin helâk emri gelip çattı ve hiç şüphe yok ki onlara, geri çeviremeyecekleri bir azap geliyor."
Süleyman Ateş
(Melekler): "Ey İbrahim, dediler, bundan vazgeç (boşuna uğraşma). Zira Rabbinin emri gelmiştir. Mutlaka onlara, geri çevrilmez azab gelecektir!"
Süleymaniye Vakfı
Dediler ki: "İbrahim! Bu çekişmeden vazgeç. Artık Rabbinin emri gelmiştir. Onlara geri çevrilmez bir azap gelecektir."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Dediler ki "İbrahim! Vazgeç bu işten. Rabbinin emri çıktı bir kere. Onlara engellenemez bir azap gelecektir."
Şaban Piriş
-Ey İbrahim, bundan vazgeç. Şüphesiz Rabbinin emri gelmiştir. Ve onlara kesinlikle geri çevrilemeyecek bir azap gelmektedir, dediler.
Tefhim-ul Kuran
«Ey İbrahim, bundan vazgeç. Çünkü gerçek şu ki, Rabbinin emri gelmiştir ve gerçekten onlara geri çevrilmeyecek bir azab gelmiştir.»
Ümit Şimşek
'Vazgeç bu işten, ey İbrahim,' dediler. 'Artık Rabbinin emri gelmiştir. Onlara, geri çevrilemeyecek bir azap ulaşmak üzere.'
Yaşar Nuri Öztürk
"Ey İbrahim! Bu halinden vazgeç. Rabbinin emri gelmiştir. Geri çevrilemez bir azap onların enselerine binecektir."
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Mələklər dedilər:) ″Ey İbrahim! Bundan (bu mübahisədən) əl çək, Rəbbinin əmri artıq gəlmişdir. Onlara mütləq qarşısıalınmaz bir əzab gələcəkdir.
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
ʺO Ibrahim, lasse davon ab! Der Befehl deines Herrn ist nun gekommen. Über sie kommt eine Strafe, die unwiderruflich ist.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
ʺ0 Abraham, laß von diesem (Streit) ab. Siehe, schon ist der Befehl deines Herrn ergangen, und über sie bricht ganz gewiß die unabwendbare Strafe herein.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Ibrahim! Laß ab davon! Gewiß, die Bestimmung deines HERRN traf bereits ein, und sie (Luts Leute) wird doch eine Peinigung überkommen, die unabwendbar ist.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But he was told: " Do not envelop yourself. Ibrahim within the folds of a matter already been decided by Allah; they are destined to suffer a condign punishment no expedient can avert."
Abdul Haleem
‘Abraham, cease your pleading: what your Lord has ordained has come about; punishment is coming to them, which cannot be turned back.’
Abdullah Yusuf Ali
O Abraham! Seek not this. The decree of thy Lord hath gone forth: for them there cometh a penalty that cannot be turned back!
Abul A'la Maududi
Thereupon (Our angels) said to him: 'O Abraham! Desist from this, for indeed your Lord's command has come; and a chastisement which cannot be averted is about to befall them.'
Aisha Bewley
‘Ibrahim, turn away from this! Your Lord’s command has come. A punishment is coming to them which cannot be repelled.’
Al-Hilali & Khan
"O Ibrâhîm (Abraham)! Forsake this. Indeed, the Commandment of your Lord has gone forth. Verily, there will come a torment for them which cannot be turned back."
Ali Quli Qarai
‘O Abraham, let this matter alone! Your Lord’s edict has certainly come, and an irrevocable punishment shall overtake them. ’
Amatul Rahman Omar
(Thereupon We said to him, ) `Abraham! turn away from this (pleading now), for your Lords command has decidedly come. They are certainly going to receive a punishment that cannot be averted.'
Arthur John Arberry
'O Abraham, turn away from this; thy Lord's command has surely come, and there is coming upon them a chastisement not to be turned back. '
Bijan Moeinian
"Abraham, forget about them. Your Lord’s unchangeable sentence is already issued and they must be tortured."
E. Henry Palmer
'O Abraham! avoid this; verily, the bidding of thy Lord has come; verily, there is coming to them torment that cannot be put off. '
Edip-Layth
O Abraham, turn away from this. Your Lord's command has come, and a retribution that will not be turned back is coming for them.
George Sale
The angels said unto him, O Abraham, abstain from this; for now is the command of thy Lord come, to put their sentence in execution, and an inevitable punishment is ready to fall upon them.
Hamid S. Aziz
Verily, Abraham was relenting (tolerant), compassionate, and Allah-relying,
Mahmoud Ghali
"O Ibrahîm, veer away from this. Surely your Lord's Command has already come; and surely there is coming up to them a torment not to be turned back." (i.e., without any possibility of being turned back)
Marmaduke Pickthall
(It was said) O Abraham! Forsake this! Lo! thy Lord's commandment hath gone forth, and lo! there cometh unto them a doom which cannot be repelled.
Mohamed Ahmed - Samira
"Desist from pleading, O Abraham," (they said). "Your Lord's command has verily been issued, and a punishment that cannot be averted is bound to fall on them."
Muhammad Asad
[But God's messengers replied:] "O Abraham! Desist from this [pleading]! Behold, thy Sustainer's judgment has already gone forth: and, verily, there shall fall upon them a chastisement which none can avert!"
Mustafa Khattab
˹The angels said,˺ "O Abraham! Plead no more! Your Lord’s decree has already come, and they will certainly be afflicted with a punishment that cannot be averted!"
Progressive Muslims
O Abraham, turn away from this. Your Lord's command has come, and a retribution that will not be turned back is coming for them.
Sahih International
[The angels said], "O Abraham, give up this [plea]. Indeed, the command of your Lord has come, and indeed, there will reach them a punishment that cannot be repelled."
Sam Gerrans
“O Abraham: forsake thou this; the command of thy Lord has come, and there will come to them a punishment which cannot be repelled.”
Shabbir Ahmed
(It was said) O Abraham! Forsake this! Your Lord's Command has gone forth, and verily, the retribution is now inevitable.
Syed Vickar Ahamed
"O Ibrahim (Abraham)! Do not ask for this. Indeed, the order of your Lord is out: For them (Luts' people), there will come a penalty that cannot be turned back!
Taqi Usmani
"O Ibrāhīm! Leave it. In fact, the command of your Lord has come to pass, and there has to come upon them a punishment that cannot be averted."
The Monotheist Group
"O Abraham, turn away from this. The command of your Lord has been passed, and a retribution that will not be turned back is coming for them."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
O Abraham, renonce à cela; car lʹordre de Ton Seigneur est déjà venu, et un châtiment irrévocable va leur arriverʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Ferîşteyan got:) Ey Îbrahîm! Dev ji vê (nîqaşê) berde. Bêguman fermana Rebbê te (bi ezabdayînê) hat û ezabekî bêveger teqez dê bi ser wan de bê.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
O Ibrahiem, houd hiermee op. De beschikking van jouw Heer is gekomen; over hen komt een onafwendbare bestraffing.
Hollandaca — Salomo Keyzer
De engelen zeiden tot hem: O Abraham! onthoud u hiervan; want thans is het bevel van uwen Heer gekomen, om hunne straf ten uitvoer te brengen, en eene onvermijdelijke straf is gereed, om op hen neder te komen.
Hollandaca — Siregar
O Ibráhîm, wend je hier van af! Voorwaar, de beschikking van jouw Heer is reeds gekomen. Voorwaar, een onafwendbare bestraffing zal tot hen komen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(Ангелы сказали): «О Ибрахим! Отвернись от этого [от спора], ведь уже пришло повеление твоего Господа (о наказании их), и, поистине, придет к ним неотвратимое наказание!»
Rusça — Osmanov
[Посланцы сказали]: ʺО Ибрахим! Оставь споры, ибо ведь твой Господь уже повелел, и, воистину, их поразит кара неотвратимаяʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Men budbärarna sade:) ʺAvstå, Abraham, från detta! Din Herres dom har fallit och det straff som skall drabba dem kan ingen avvärja.ʺ