Dediler ki: "Ey Hud! Sen bize açık bir mucize getirmedin. Biz de senin sözünle ilahlarımızı bırakacak değiliz. Biz sana iman edecek de değiliz."
قَالُوا يَاهُودُ مَا جِئْتَنَا بِبَيِّنَةٍ وَمَا نَحْنُ بِتَارِكِي اٰلِهَتِنَا عَنْ قَوْلِكَ وَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِنِينَ
ḳālū yā hūdu mā ci'tenā bi beyyinetin ve mā neHnu bi tārikī ālihetinā ǎn ḳavlike ve mā neHnu leke bi mu'minīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey Hûd dediler, sen bize apaçık bir delil gösteremiyorsun, biz de senin sözünle tanrılarımızı bırakmayız ve biz sana inanmıyoruz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ey Hûd dediler, sen bize apaçık bir delil gösteremiyorsun, biz de senin sözünle tanrılarımızı bırakmayız ve biz sana inanmıyoruz.
Adem Uğur
Dediler ki: Ey Hûd! Sen bize açık bir mucize getirmedin, biz de senin sözünle tanrılarımızı bırakacak değiliz ve biz sana iman edecek de değiliz.
Ahmed Hulusi
Dediler ki: "Ey Hud! Bize mucize olarak gelmedin! Biz (sırf) senin sözünle tanrılarımızı terketmeyiz. . . Sana iman da etmeyiz!"
Ahmet Tekin
Kavmi: 'Ey Hûd, sen bize açık hak bir delil bir mûcize getirmedin. Biz de senin sözünle ilâhlarımızı terkedecek değiliz. Biz sana itimat edecek de değiliz.' dedi.
Ahmet Varol
Dediler ki: 'Ey Hud! Sen bize bir belge getirmedin. Biz senin sözünle ilahlarımızı bırakacak değiliz. Biz sana inanacak da değiliz.
Ali Bulaç
"Ey Hud" dediler. "Sen bize apaçık bir belge (mucize) ile gelmiş değilsin ve biz de senin sözünle ilahlarımızı terketmeyiz. Sana iman edecek de değiliz."
Ali Fikri Yavuz
Onlar da dediler ki: “- Ey Hûd, sen bize açık bir mûcize getirmedin. Biz, senin sözünle tanrılarımızı terk etmeyiz ve biz sana inanmayız.
Ali Rıza Safa
"Ey Hud!" dediler; "Bize açık bir kanıt getirmedin. Üstelik senin sözünle tanrılarımızı bırakmayız. Zaten sana inanacak değiliz!"
Bayraktar Bayraklı
Dediler ki: "Ey Hud! Sen bize açık bir mucize getirmedin, biz de senin sözünle tanrılarımızı bırakacak değiliz ve biz sana iman edecek de değiliz."
Bekir Sadak
«Ey Hud! Sen bize bir belge getirmeden, senin sozunden oturu tanrilarimizi terketmeyiz ve sana inanmayiz.
Celal Yıldırım
Ey Hûd ! Dediler, sen bize açık bir belge (mu'cize) getirmedin, bu yüzden senin sözünden dolayı tanrılarımızı bırakacak ve sana da imân edecek değiliz.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Dediler ki: “Ey Hûd! Bize açık bir mûcize getirmedin; biz senin sözünle tanrılarımızı bırakacak değiliz; biz sana iman edecek de değiliz.
Diyanet İşleri
Dediler ki: "Ey Hud! Sen bize açık bir mucize getirmedin. Biz de senin sözünle ilahlarımızı bırakacak değiliz. Biz sana iman edecek de değiliz."
Diyanet İşleri (eski)
'Ey Hud! Sen bize bir belge getirmeden, senin sözünden ötürü tanrılarımızı terketmeyiz ve sana inanmayız.
Diyanet Vakfi
Dediler ki: Ey Hûd! Sen bize açık bir mucize getirmedin, biz de senin sözünle tanrılarımızı bırakacak değiliz ve biz sana iman edecek de değiliz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Dediler ki; «Ey Hud! Sen bize açık bir mucize getirmedin. Biz de senin sözünle tanrılarımızı terk etmeyiz. Ve biz sana inanmayız.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Dediler ki: "Ey Hud, sen bize mucize getirmedin, biz ise senin sözünle ilahlarımızı terketmeyiz ve biz sana inanmayız!"
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Hud, dediler: sen bize bir beyyine getirmedin, biz ise senin sözünle ilahlarımızı terk etmeyiz ve biz sana inanmayız
Erhan Aktaş
Dediler ki: "Ey Hud! Bize kanıt içeren bir bilgi getirmedin; biz, senin sözünle ilahlarımızı terk edecek değiliz. Ve biz sana inanacak da değiliz."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Dediler ki: "Ey Hud! Bize kanıt içeren bir bilgi getirmedin; biz, senin sözünle ilahlarımızı terk edecek değiliz. Ve biz sana inanacak da değiliz."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Dediler ki: "Ey Hud! Bize kanıt içeren bir bilgi getirmedin; biz, senin sözünle ilahlarımızı terk edecek değiliz. Ve biz sana inanacak da değiliz."
Fizilal-il Kuran
Soydaşları dediler ki; «Ey Hud, bize somut bir mucize getirmiş değilsin. Sırf öyle diyorsun diye ilahlarımızı bırakmayız, sana kesinlikle inanmıyoruz.»
Gültekin Onan
"Ey Hud" dediler. "Sen bize apaçık bir belge (mucize) ile gelmiş değilsin ve biz de senin sözünle tanrılarımızı terketmeyiz. Sana inançlı olacak da değiliz."
Hamdi Döndüren
Onlar dediler: “Ey Hud! Bize açık bir mucize getirmedin. Senin sözünle tanrılarımızı bırakacak değiliz ve sana inanacak da değiliz!”
Hasan Basri Çantay
Dediler ki: "Ey Hud, sen bize açık bir mu'cize getirmedin. Biz de senin sözünle Tanrılarımızı bırakıcı değiliz. Sana inanıcılar da değiliz".
Hasib Asutay
Dediler ki: 'Ey Hud! Sen bize açık bir mucize getirmedin, biz de senin sözünle ilâhlarımızı bırakacak değiliz ve biz sana iman da edecek değiliz.
Hayrat Neşriyat
Dediler ki: 'Ey Hûd! Bize apaçık bir delil (bir mu'cize) getirmedin; biz de senin sözünle ilâhlarımızı terk ediciler değiliz, biz sana îmân edecek kimseler de değiliz.'
İbni Kesir
Dediler ki: Ey Hud; sen bize apaçık bir burhanla gelmedin, senin sözünden dolayı ilahlarımızı terkedemeyiz ve sana inanmayız.
Mehmet Okuyan
(Kavmi) şöyle demişti: “Ey Hud! Sen bize apaçık bir delil getirmedin; biz de senin sözünle ilahlarımızı asla terk edecek değiliz ve biz sana asla iman edecek değiliz.
Muhammed Esed
(Soydaşları:) "Ey Hud!" dediler, "Bize (peygamber olduğunu kanıtlayan) açık bir delil, bir belge getirmedin; bu yüzden, senin bir tek sözünle tanrılarımızı bir kenara atıp sana inanacak değiliz.
Mustafa İslamoğlu
"Ey Hud!" dediler, "Sen bize bir delil ile gelmedin. Sırf senin sözlerine kanıp da ilahlarımızı terk edecek değiliz. Yani bizden sana inanmamızı asla bekleme!
Ömer Nasuhi Bilmen
Dediler ki: «Ey Hûd! Sen bize bir beyyine ile gelmedin ve biz de senin sözünden dolayı kendi tanrılarımızı terkedici değiliz ve sana inanan kimseler de değiliz.»
Ömer Öngüt
Dediler ki: “Ey Hud! Sen bize apaçık bir delil (mucize) getirmedin. Biz senin sözünle ilâhlarımızı terkedemeyiz ve sana iman edecek de değiliz. ”
Suat Yıldırım
"Ey Hûd! dediler, sen bize açık bir belge, bir mûcize getirmedin. Biz de senin sözüne bakarak tanrılarımızı bırakacak değiliz. Sana asla inanacak da değiliz."
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Ey Hud, bize bir mu'cize getirmedin. Biz senin sözünle tanrılarımızı terk edecek değiliz ve biz sana inanacak değiliz!"
Süleymaniye Vakfı
Dediler ki: "Ey Hud! Bize hiçbir belge getirmedin. Senin sözünle ilahlarımızı bırakacak değiliz. Sana inanacak da değiliz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Dediler ki "Bak Hud! Bize bir belge (delil) getirmedin. Senin sözünle ilahlarımızı bırakacak değiliz. Sana inanacak da değiliz.
Şaban Piriş
-Ey Hud, sen bize apaçık bir belge getirmedin, biz de senin sözünle ilahlarımızı bırakacak ve sana inanacak değiliz, dediler.
Tefhim-ul Kuran
«Ey Hûd» dediler. «Sen bize apaçık bir belge (mucize) ile gelmiş değilsin ve biz de senin sözünle ilahlarımızı terketmeyiz. Sana iman edecek de değiliz.»
Ümit Şimşek
'Ey Hud,' dediler. 'Sen bize açık bir delil getirmedin. Biz de senin sözünle tanrılarımızı terk edecek değiliz. Sana inanmıyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler ki: "Ey Hud! Bize hiçbir kanıt getirmedin. Senin sözünle ilahlarımızı terk edecek değiliz. Zaten biz sana inanmıyoruz."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar dedilər: “Ey Hud! Sən bizə açıq-aydın bir dəlil gətirmədin, biz də sənin sözünlə məbudlarımızı tərk edən deyilik. Biz sənə inanmırıq.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar da dedilər: ″Ey Hud! Sən bizə açıq-aşkar bir möʼcüzə gətirmədin. Sənin sözünlə tanrılarımızı tərk edən deyilik. Biz sənə inanmırıq!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie erwiderten: ʺO Hûd! Du hast uns keinen eindeutigen Beweis erbracht. Wir werden unsere Götter auf dein Reden hin nicht verlassen, und wir werden an dich gewiß nicht glauben.
Almanca — Der Edle Quran
Sie sagten: ʺO Hud, du hast uns keinen klaren Beweis gebracht. Wir wollen nicht unsere Götter auf dein Wort hin verlassen, und wir werden deinetwegen nicht gläubig werden.
Almanca — M. A. Rassoul
Sie sagten: ʺ0 Hud, du hast uns kein deutliches Zeichen gebracht, und wir wollen unsere Götter nicht auf dein Wort hin verlassen, noch wollen wir dir glauben.
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie sagten: ʺHud! Du hast uns kein eindeutiges Zeichen gebracht. Wir werden auch auf keinen Fall unsere Götter verlassen wegen deines Geredes und wir werden dir nicht glauben!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Nonetheless, they said to him: "You never, O Hud, presented to us a clear material evidence evincing your wisdom and the truth of your mission, nor shall we forsake our gods at your word and act accordingly, nor do we give credence to your message. "
Abdul Haleem
They replied, ‘Hud, you have not brought us any clear evidence. We will not forsake our gods on the strength of your word alone, nor will we believe in you.
Abdullah Yusuf Ali
They said: "O Hud! No Clear (Sign) that hast thou brought us, and we are not the ones to desert our gods on thy word! Nor shall we believe in thee!
Abul A'la Maududi
They said: 'O Hud! You have not brought to us any clear evidence, and we are not going to forsake our gods merely because you say so. We are not going to believe you.
Aisha Bewley
They said, ‘Hud, you have not brought us any clear sign. We will not forsake our gods for what you say. We do not believe you.
Al-Hilali & Khan
They said: "O Hûd! No evidence have you brought us, and we shall not leave our gods for your (mere) saying! And we are not believers in you.
Ali Quli Qarai
They said, ‘O Hūd, you have not brought us any manifest proof. We are not going to abandon our gods for what you say, and we are not going to believe you.
Amatul Rahman Omar
They said, `O Hûd, you have brought us no clear proof (about your truthfulness), and we will not forsake our gods (merely) for your saying, nor are we going to be believers in you at all.
Arthur John Arberry
They said, 'Hood, thou hast not brought us a clear sign, and we will not leave our gods for what thou sayest; we do not believe thee.
Bijan Moeinian
They replied: "O Hood, you have come with no clear miracle. We do not give up our gods because you say so. We simply do not believe in you."
E. Henry Palmer
They said, 'O Hud! thou hast not come to us with a manifest sign; nor will we leave our gods at thy word; nor will we believe in thee.
Edip-Layth
They said, "O Hud, you have not come to us with any proof, nor will we leave our gods based on what you say. We will not acknowledge you."
George Sale
They answered, O Hud, thou hast brought us no proof of what thou sayest; therefore we will not leave our gods for thy saying, neither do we believe thee.
Hamid S. Aziz
"O my people! Ask pardon of your Lord; then turn to Him in repentance; He will send the skies (rain, spiritual, social and material bounties) down on you in torrents; and He will add strength to your strength: turn not away, guilty. "
Mahmoud Ghali
They said, "O H?d, in no way have you come to us with a Supreme evidence, and in no way will we leave our gods for what you say; (Literally: for your saying) and in no way are we believers (with) you.
Marmaduke Pickthall
They said: O Hud! Thou hast brought us no clear proof and we are not going to forsake our gods on thy (mere) saying, and we are not believers in thee.
Mohamed Ahmed - Samira
They said: "O Hud, you have come to us with no proofs. We shall not abandon our gods because you say so, nor believe in you.
Muhammad Asad
Said they: "O Hud! Thou hast brought us no clear evidence [that thou art a prophet]; and we are not going to forsake our gods on thy mere word, the more so as we do not believe thee.
Mustafa Khattab
They argued, "O Hûd! You have not given us any clear proof, and we will never abandon our gods upon your word, nor will we believe in you.
Progressive Muslims
They said: "O Hud, you have not come to us with any proof, nor will we leave our gods based on what you say. We will not believe in you."
Sahih International
They said, "O Hud, you have not brought us clear evidence, and we are not ones to leave our gods on your say-so. Nor are we believers in you.
Sam Gerrans
They said: “O Hūd: thou hast not brought us clear evidence; and we will not leave our gods at thy word; and we do not believe thee.
Shabbir Ahmed
They said, "O Hud! You have not shown us any miracle. We will not forsake our idols just because you say so. We are not going to believe you."
Syed Vickar Ahamed
They (his people) said: "O Hud! No clear (proof) have you brought to us, and we are not the ones to give up our gods (based only) upon your word! And we shall not believe in you!
Taqi Usmani
They said, "O Hūd, you did not bring to us any proof, and we are not to leave our gods on your statement, and we are not to believe in you.
The Monotheist Group
They said: "O Hud, you have not come to us with any proof, nor will we leave our gods based on what you say. We will not believe in you."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils dirent: ʺO Hûd, tu nʹes pas venu à nous avec une preuve, et nous ne sommes pas disposés à abandonner nos divinités sur ta parole, et nous nʹavons pas foi en toi.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Jê re gotin: Ey Hûd! Te mucîzeyeke aşkera ji me re neaniye, em jî ne ew in ku ji bo gotina te dev ji îlahên xwe berdin û em ne ew in ku bi te bawerî jî bînin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij zeiden: ʺO Hoed, jij hebt ons geen duidelijk bewijs gebracht en wij verlaten onze goden niet omdat jij het zegt; wij geloven jou niet.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij antwoordden: O Hoed! gij hebt ons geen bewijs gebracht van hetgeen gij meldt: wij willen dus onze goden niet verlaten, om hetgeen gij zegt: wij gelooven u niet.
Hollandaca — Siregar
Zij zeiden: ʺO Hôed, jij heb ons geen duidelijk Teken gebracht en wij verlaten onze goden niet vanwege jouw woord, en wij geloven jou niet.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Они сказали: «О Худ! Ты не пришел к нам с ясным знамением (которое доказывало бы то, что ты послан к нам Аллахом), и мы не оставим наших богов по твоему слову и мы не станем верить тебе.
Rusça — Osmanov
Они ответили: ʺО Худ! Ты не явил нам ясного знамения, и мы не станем отрекаться от своих богов и не уверуем в твое [пророчество].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
De sade: ʺHud! Du har inte gett oss klara bevis (för att du är Guds utsände); ditt ord är inte nog för att vi skall överge våra gudar och vi tror inte på vad du säger.