Yunus Suresi 51. Ayet — Elfaz
(Onlara) "Azap gerçekleştikten sonra mı O'na iman ettiniz? Şimdi mi!? Oysa siz onu acele istiyordunuz" (denilecek).
1اَثُمَّe ṧumme(ondan) sonra mı?Soru Eki+Bağlaç
2اِذَاiƶāzaman kiZaman Zarfı
3مَاmāneİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4وَقَعَveḳaǎgerçekleştiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibو ق عDüşmek, başına gelmek, meydana gelmek, uygun olmak, olmak, gerçekleşmek, tespit etmek.
5اٰمَنْتُمْāmentuminanacaksınızMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
6بِهِbihionaHarf-i Cer+Zamir
7آٰلْـٰٔنَāl-āneşimdi mi?Soru Eki+Marife (Belirlilik Takısı)+Zaman Zarfı
8وَقَدْve ḳadelbetteBağlaç+Kesinlik Edatı
9كُنْتُمْkuntumsizMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatabك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
10بِهِbihionuHarf-i Cer+Zamir
11تَسْتَعْجِلُونَtesteǎ'cilūneacele istiyordunuzMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İstif'âl Bâbıع ج لAcele etmek, hızlanmak, ivmelenmek, aceleci olmak, telaşla hareket etmek, üzerinden çabucak geçmek, hızlıca yapmak. ajalun - acele, telaş. ajil - aceleyle uzaklaşan, geçici. ista'jala - acele etmeyi istemek veya arzu etmek, birini bir şeyi yapmakta acele etmeye teşvik etmek. ijlun - buzağı.