MEÂLİ:
87- Allah’tan başka hiçbir ilâh yok, ancak O vardır. (Meydana geleceğinde) hiç şüphe olmayan Kıyâmet günü mutlaka sizi toplayıp biraraya getirecektir. Allahʹtan daha doğru sözlü kim?
İKİ ESAS
Allahʹın varlığına ve birliğine, kıyâmetin mutlaka meydana geleceğine imân etmek, dinde önemli iki esastır. Bütün ibâdetlerin, itaatların, fazîlet ve iyi ahlâkın kaynağı ve en sağlam dayanağı bunlardır. Gönderilen her peygamber insanlara bu hakikati teblîğ edip onları bu doğrultuda eğitmek üzere görevlendirilmiştir. Zıtlar âleminde iki zıt sıfatı kendinde taşıyan âdemoğlu ancak Tevhîd (Allah’ı bir bilip tanıma) esasına inanarak bedenle ruhu, dünyası ile âhireti, zenginiyle fakiri, efendisiyle kölesi arasında denge sağlayabilir.
Zayıflardan yana olmak, kardeşliğin sıcak havasını estiren selâmlaşmayı yaygınlaştırmak sözü edilen dengenin belirtilerinden ancak bir ikisidir.
CEMAATTEN AYRILMAMAK
Son dinin sosyal hayatımıza sunduğu en büyük lûtuflardan biri de toplumdan yana, onun bir parçası bulunma şuurunu taşımamızı emretmesi ve bunun gerçekleşmesi için eğitim yollarını belirlemesidir. Ferdi topluma hazırlamak, toplumu imân ve fazîlet doğrultusunda sağlam esasa oturtmak ancak eğitimle olur.
Kur’ân ilgili âyetle, toplumdan kopan, selâmlaşmayı kesen, güven ve dayanışmadan yana adım atmayan fertlere sesleniyor: Toplumdan ne kadar koparsanız kopun, selâmlaşmak gibi yüce amaçlara yönelik iyi davranışlardan ne kadar uzak kalırsanız kalın, bunun doğuracağı kötü sonuca dünyada da, âhirette de katlanmak zorundasınız. Çünkü ilgili âyetten iktibasla Cenâb-ı Hak, «Şanıma and olsun ki vukuunda hiç şüphe olmayan kıyâmet günü elbette sizi biraraya getirip toplayacağım», buyurmuştur. Ondan daha doğru sözlü kim vardır?
ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI
Yukarıdaki âyetle, her fazîletin kaynağı, her iyi ahlâkın dayanağı, hayırhahlık ve dayanışmanın menbaı olan Allah’a ve âhirete imân esası belirtildi. Sağlam ve dengeli bir toplum oluşturmanın yararına işâret edilerek özellikle İslâmʹda cemaatin önemi hatırlatıldı.
Aşağıdaki âyetlerle, toplumu kargaşalıktan, fitne ve fesattan, çıkarcıların saldırısından, ikiyüzlülerin entrikalarından korumanın gereğine değiniliyor, küfrünü açığa vurup ülkeyi huzursuz edenlerin tenkili hatırlatılıyor. İmanlı, disiplinli ve fazîletli bir cemaat oluşturmanın tek yolunun ciddi bir eğitim olduğu dolaylı anlatılıyor. İç ve dış düşmanlar hakkında çok uyanık bulunmanın lüzumuna parmak basılıyor.