MEÂLİ:
65- Allah gökten su indirdi de, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda kulak verip dinleyen bir millet için âyet (belge, ibret ve öğüt) vardır.
66- Doğrusu sizin için davarlarda da ibret vardır: Size onların karnındaki ters ile kan arasında (oluşan) hâlis, içenlerin boğazından rahatlıkla geçen süt içiriyoruz.
67- Hurma ağaçlarının meyvalarından ve üzümlerden sarhoşluk veren içki ve güzel rızık edinirsiniz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir millet için ibret, öğüt ve belge vardır.
KURʹÂNʹIN YAĞMURA BENZETİLMESİ
«Allah gökten su indirdi de, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. »
Yeryüzü güneşin tesiriyle kurur, yeşermiş olan bitkiler ölür. Tohumları ve kökleri uyku dönemine girer. Bahar gelip toprak ısınmaya başlayınca yağmur yağıp toprağı kabartarak harekete geçirir, derken bitkiler yeniden filizlenip çıkar.
İnsanların kalpleri de böyledir. Uzun bir süre peygamber ve kitaptan uzak, ya da mahrum bırakılınca, katılaşıp rahmet ve fazîlet adına bir şey yetiştirmez olur. Nitekim İsa Peygamber (A. S. ) ile Resûlüllâh (A. S. ) Efendimiz arasında geçen altı asırlık fetret döneminde milletlerin kalpleri iyice katılaşmış, İlâhî feyizden uzak kalıp rahmet ve fazîlet yetiştirmeyen kupkuru bir toprak halini almışlardı. Kurʹân-ı Kerîm nisan yağmuru misali parça parça, âyet âyet inmeğe başlayınca, o kalpleri harekete geçirmeğe başladı; derken müsait olanları, feyiz ve rahmeti alma inâyetine eriştiler.
Böylece Kur’ân, önce en katı ve en sapık bir millet olan Arapları daldıkları gaflet uykusundan uyandırdı, ölgün kalplerini harekete geçirerek onlara yepyeni bir hayat verdi. Hz. Muhammedʹin (A. S. ) İlâhî beyân doğrultusunda verdiği ruh, enerji, aksiyon ile çeyrek asır geçmeden Araplar dünyanın en güçlü ve en hatırı sayılır devleti haline geldiler. En vahşi bir millet dünyanın en medenî insanları oldular ve bununla da kalmayarak medeniyetin temelini attılar, ilme ve irfana büyük hizmetlerde bulundular.
Bütün bunlar neyi öğütlemektedir?
Kardeşlik, güzel ahlâk, insan haklarını koruma, sınıf farkını kaldırma, birleşip cemaatleşme şuuruna erişme gibi hayatî önemi olan değerlerini kaybeden ve ülkelerini vurguncular, şehvetperestler yurdu haline sokan bir millet, yeniden dirilip kendine gelebilmesi ve varlığını koruyup ayakta tutabilmesi için Kur’ân’ın rahmet yağmuruna mutlak anlamda muhtaçtır.
Günümüzde Kur’ân kültür ve irfanına arkasını dönmüş maddecilerin ekonomik güçleri ve savaş üstünlükleri kimseleri aldatmasın. Temelinde Allahsızlık, ahlâksızlık ve zulüm bulunan bu güçlerin yakın gelecekte başaşağı gelip satvetlerini kaybedecekleri beklenebilir. Meğer ki, dönüş yapıp maddeyle mâna, dünya ile âhiret arasında denge kuracak yeni bir düzen kursunlar..
ÖLDÜKTEN SONRA DİRİLMEMİZİ ANLATAN AÇIK BİR MİSAL
«Allah gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda kulak verip dinleyen bir millet için âyet (belge, ibret ve öğüt) vardır. »
Yeşerdikten bir süre sonra sararıp dökülen, sonra da çer-çöp haline gelip toprağa karışarak belirsiz hale gelen bitkilerin, üzerlerinden belli bir dönem geçtikten sonra yağan yağmurla harekete geçip yeniden filizlenerek çıkmasıyla, kıyâmet gününde insanların yağan rahmet ve hilkat yağmuruyla yeniden vücut bulup hayata dönmeleri arasında büyük bir benzerlik söz konusudur. Bitkiler hakkında hazırladığı plân gereği periyodik olarak öldürme ve diriltme nasıl sürüp devam ediyorsa, insanları da öldürdükten sonra yine plân gereği diriltip kaldırmasında şüphe yoktur. Zira misaller gözler önünde durmakta, her yıl bunun en açık örneklerini görmekteyiz. Bir tohumu ölü devresinden sonra hayata çevirip yeşertmek ne ise, bir insanı da ölümünden sonra diriltmek odur. Biri daha zor, diğeri daha kolay diye bir farklılık yoktur. Ona kudreti yeten Allahʹın, buna da kudreti yeter. Önemli olan hayatın bütün özelliklerini, türün bütün hususiyetlerini gen denilen harikaya nakşeden ve bunu tedrici bir yöntemle geliştirip hüviyetine kavuşturan Allah’ın kudretinin ne kadar büyük ve sınırsız olduğunu bilip anlamaktır. İman gözüyle bu harikayı görüp anladığımız zaman, ölülerin diriltilme olayı çok basit ve önemsiz kalır.