Ahzab Suresi 49. Ayet — Tefsir

Ayet sayfasına git →

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نَكَحْتُمُ الْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ فَمَا لَكُمْ عَلَيْهِنَّ مِنْ عِدَّةٍ تَعْتَدُّونَهَا فَمَتِّعُوهُنَّ وَسَرِّحُوهُنَّ سَرَاحًا جَمِيلًا

49.

Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikahlayıp, sonra onlara dokunmadan (cinsel ilişkide bulunmadan) kendilerini boşadığınızda, onlar üzerinde sizin sayacağınız bir iddet hakkınız yoktur. Bu durumda onlara mut'a verin ve kendilerini güzel bir şekilde bırakın.

Diyanet İşleri

Celal Yıldırım (İlmin Işığında Asrın Kur'an Tefsiri)

%100

MEÂLİ:

49- Ey imân edenler! İmân eden kadınları nikâhladıktan sonra ken­dilerine henüz dokunmadan (cinsel yaklaşma ve ona itici bir davranışta bulunmadan) boşayacak olursanız, artık sizin için onlar hakkında sayaca­ğınız i d d e t (şerʹî bekleme süresi) yoktur. Onları geçimlikle yararlan­dırın ve güzel bir şekilde salıverin.

ÂİLE HUKUKUYLA İLGİLİ BEŞ MESELE

Âyet-i Kerîme, cinsel temas, boşama, mehir ve boşanan kadına fayda­lanacağı şekilde yardımda bulunma ve nikâh gibi beş önemli meseleye de­lâlet etmekte, yani kadın haklarıyla ilgili beş hüküm taşımaktadır.

«Nikâh» sözü herhangi bir kayıtla kayıtlanmadığında şu üç manaya delâlet eder: a) Evlenme akdi, b) sadece cinsel temas, c) hem evlenme akdi, hem de cinsel temas.. Yukarıdaki âyette ise, nikâh kavramından sadece evlenme akdi kasdedilmiştir.

KADINI, MAKUL BİR SEBEPLE BOŞAMAK

Ayrıca, evlenme akdi yapılıp cinsel temasta bulunmadan kadını makul bir nedenle boşamanın câiz olduğu da delâlet yoluyla anlaşılmaktadır.

Bu durumda boşanan kadına fayda sağlayacak bir şeyler verme hu­susunu İbn Abbas (R. A. ) şöyle yorumlamıştır: «Daha önce, yani nikâh akdi yapılırken mehir belirlenmediği takdirde, ona yardım olsun diye bir şeyler verilir. Mehir belirlenmişse, onun yarısı verilir ve bu durumda artık ayrıca yararlanması için bir şey vermeğe gerek yoktur. »

Hanefî Mezhebiʹne göre: Kendisiyle cinsel temasta bulunulmadan bo­şanan kadına, «halvet-i sahîha» yani erkeğin onunla tenha bir yerde, bir odada başbaşa kalması vukuʹ bulmuşsa, mehri tam olarak verilir; vuku’ bulmamışsa, mehrin yarısı verilir.

BOŞAMA, AKİDDEN SONRA OLUR

Âyetin açık delâletinden, boşamanın ancak nikâh akdi yapıldıktan sonra olabileceği anlaşılıyorsa da, müctehit imamların bu mesele hakkın­daki içtihat ve görüşleri farklıdır:

a) İmam Şâfiî ve İmam Ahmed b. Hanbelʹe göre, akid yapılmadan bo­şamak sahîh sayılmaz, yani şer’î bir hüküm ifade etmez. Bir adamın henüz hiçbir kadınla evlenme akdi yapmadan, «evleneceğim her kadın benden boş» demesi, dinen bir hüküm ifade etmez.

b) İmam Ebû Hanîfeʹye göre, nikâh akdinden önceki talâk (boşama) hüküm ifade eder. Şöyle ki: Bir adam henüz hiçbir kadınla nikâh akdi yap­madan, «evleneceğim her kadın benden boştur» veya «evleneceğim her ka­dının nikâhı hükümsüzdür, boştur» dedikten sonra bir kadınla nikâh akdi yaparsa, kadın derhal boş düşer, yani boşanmış kabul edilir.

c) İmâm Mâlik’e göre, akidden önceki talâk (boşama) şu şartla hü­küm ifade eder: «Evleneceğim şu kadın» diye belirlerse, evlendikten sonra o kadın boş düşer, yani talâk vaki sayılır.

İmam Şâfiî ile İmam Ahmed, âyeti yorumlarken şu iki hadîse dayan­mışlardır:

«Âdemoğluna henüz mâlik olamadığı kadın hakkında hiçbir talâk hak­kı yoktur. » (Ebû Dâvud/talâk: 7- İbn Mâce/talâk: 17- Dâremî/talâk: 3- Ahmed: 2/110, 189, 190, 207)

«Nikâhtan önce talâk (boşama) söz konusu değildir. » (Buharî/talâk: 9- İbn Mâce/talâk: 17- Dâremî/talâk: 3)

KONUNUN AHLÂKÎ YÖNÜ

İslâm Dini, kitabıyla, sünnetiyle kadın haklarını korumuş; onlara karşı âdil davranılmasını emretmiş; kaba ve kırıcı bir yol tutmayı yasaklamıştır. Konumuzu oluşturan âyet, İslâm’ın bu prensibini bütünüyle yansıtmakta­dır. Nitekim nikâh akdinden sonra adam kadınla cinsel temasta bulunma­dan boşarsa, o takdirde kadına yararlanabileceği ölçüde örfe uygun bir geçimlikte, aynî veya nakdî yardımda bulunur; şüphesiz bu, bir emr-i İlâhî­dir. Diğer bir husus da, onları güzellikle kırmadan, incitmeden salıvermek; kişiliğini zedelemeden evliliğe son vermek de tavsiye anlamında emredilmiş bulunuyor. Öyle ki: evliliğin devamında huzur, güven, uyum ve anlaşma ortamı kalmadığında, boşama cihetine belirtilen ölçüler içinde gidilmesine cevaz verilmiş, aksi halde helâlin Allah yanında en çok sevilmiyenin boşa­ma olduğu açıklanarak keyfî boşama takbîh edilmiştir.

Cinsel temas meydana gelmeden boşama olayı gerçekleşirse, kadına iddet (şerʹî bekleme süresi) gerekmez. Bu da kadının yeni bir evliliğe yö­nelmesine engel koymamaya, hemen evlenebilme imkânı tanınmasına yö­nelik bir hükümdür. Çünkü bu durumda kadının hâmile olduğu düşünüle­mez.

ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI

Yukarıdaki âyetle, kendisiyle cinsel temasta bulunulmadan boşanan kadın hakkında uygulanacak hükümler açıklandı ve böylece kadın hakla­rından bir kısmına değinilerek müʹminler aydınlatıldı.

Aşağıdaki âyetlerle, Resûlüllâh (A. S. ) Efendimiz’in evliliği konusu üze­rinde duruluyor; kimlerle evlenebileceği açıklanarak birtakım sınırlar konu­luyor ve arkasından âyetin indiği tarihten itibaren Peygamber (A. S. ) Efen­dimizʹin evlenmesine cevaz verilmiyeceği belirtilerek Oʹnun aile hayatıyla ilgili bazı durumlarına değinilerek bilgi veriliyor.