Casiye Suresi 36-37. Ayet — Tefsir

Ayet sayfasına git →

فَلِلّٰهِ الْحَمْدُ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَرَبِّ الْاَرْضِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَلَهُ الْكِبْرِيَاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

36.

Hamd, göklerin Rabbi ve yerin Rabbi, alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.

— Diyanet İşleri

37.

Göklerde ve yerde ululuk O'na aittir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Celal Yıldırım (İlmin Işığında Asrın Kur'an Tefsiri)

%115

MEÂLİ:

36- Hamd (en güzel övgü) göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve âlemlerin Rabbi Allahʹa mahsustur.

37- Göklerde ve yerde gerçek büyüklük ve ululuk Oʹnundur. O, çok güçlüdür, çok üstündür, hikmet sâhibidir.

İLGİLİ HADÎSLER

«Azizlik Oʹnun izarı, kibriya Oʹnun ridasıdır. Allah buyurdu: «Kim bu hususta benimle çekişmeye, tartışmaya kalkışırsa, ona azâp ederim. » (Müslim/birr: 136)

«Kibriya ridamdır, azamet izarımdır. Kim bunlardan biri hakkında be­nimle tartışma ve çekişmeye kalkışırsa, onu ateşe atarım. » (Ebû Dâvud/libas: 25- İbn Mâce/zühd: 16- Ahmed: 2/248, 376, 414, 427, 442)

Açıklama:

«Kaftan» anlamına gelen «rida» ve «peştemal» anlamına gelen «izâr» burada mecazî anlamda kullanılmıştır.

TEVHÎD İNANCININ ESASI

Bu husus delil ve belgelerle açıklandıktan sonra, varlık âlemini kap­sayan ve her zerreye nüfuz eden ve kâinat üzerinde mutlak tasarrufa sahip olan Cenâb-ı Hakk’ın her türlü güzel övgüye lâyık olduğu belirtilmekte ve bu doğrultuda dört sıfatına yer verilmektedir:

1- O, göklerin, yerin ve âlemlerin yegâne Rabbıdır.

Öyle ki: Gökleri ve yeri Rab sıfatının da tecellisiyle en güzel ve ku­sursuz bir plâna göre hazırlamış, her şeyi terbiye edip kemale eriştirmiştir. İnsan yeryüzüne getirilmeden önce, onun için gerekli olan bütün kaynak­ları ve hayat şartlarını hazırlayıp düzenlemiştir.

2- İlim ve kudreti sınırsız olan Allah çok büyüktür ve büyüklük an­cak Oʹna mahsustur.

3- Çok büyük olan Allah, aynı zamanda çok üstün ve çok kudret­lidir. Her şey O’nun kudret ve azameti karşısında küçülür ve kâinat her parçasıyla O’nun kudret ve azameti karşısında baş eğmiştir.

4- İlim ve kudreti, ululuk ve azameti, üstünlük ve mutlak tasarrufu bütünüyle hikmete dayalıdır. Çünkü O, mutlak anlamda «Hakîm»dir.

Böylece Câsiye Sûresiʹne, Allah’ın Azîz ve Hakîm sıfatlarıyla başlan­mış ve yine Oʹnun bu sıfatlarının tecellisi konu edilerek sûre noktalanmıştır.

Bu sûrenin de tefsîrini bize müyesser kılan Cenâb-ı Hakkʹa hamd-u senâlar; Kur’ân’ı indiği gibi ümmetine teblîğ eden Resûlüllâh (A. S. ) Efen­dimiz’e ve âline salât-ü selâmlar olsun.