MEÂLİ:
36- Hamd (en güzel övgü) göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve âlemlerin Rabbi Allahʹa mahsustur.
37- Göklerde ve yerde gerçek büyüklük ve ululuk Oʹnundur. O, çok güçlüdür, çok üstündür, hikmet sâhibidir.
İLGİLİ HADÎSLER
«Azizlik Oʹnun izarı, kibriya Oʹnun ridasıdır. Allah buyurdu: «Kim bu hususta benimle çekişmeye, tartışmaya kalkışırsa, ona azâp ederim. » (Müslim/birr: 136)
«Kibriya ridamdır, azamet izarımdır. Kim bunlardan biri hakkında benimle tartışma ve çekişmeye kalkışırsa, onu ateşe atarım. » (Ebû Dâvud/libas: 25- İbn Mâce/zühd: 16- Ahmed: 2/248, 376, 414, 427, 442)
Açıklama:
«Kaftan» anlamına gelen «rida» ve «peştemal» anlamına gelen «izâr» burada mecazî anlamda kullanılmıştır.
TEVHÎD İNANCININ ESASI
Bu husus delil ve belgelerle açıklandıktan sonra, varlık âlemini kapsayan ve her zerreye nüfuz eden ve kâinat üzerinde mutlak tasarrufa sahip olan Cenâb-ı Hakk’ın her türlü güzel övgüye lâyık olduğu belirtilmekte ve bu doğrultuda dört sıfatına yer verilmektedir:
1- O, göklerin, yerin ve âlemlerin yegâne Rabbıdır.
Öyle ki: Gökleri ve yeri Rab sıfatının da tecellisiyle en güzel ve kusursuz bir plâna göre hazırlamış, her şeyi terbiye edip kemale eriştirmiştir. İnsan yeryüzüne getirilmeden önce, onun için gerekli olan bütün kaynakları ve hayat şartlarını hazırlayıp düzenlemiştir.
2- İlim ve kudreti sınırsız olan Allah çok büyüktür ve büyüklük ancak Oʹna mahsustur.
3- Çok büyük olan Allah, aynı zamanda çok üstün ve çok kudretlidir. Her şey O’nun kudret ve azameti karşısında küçülür ve kâinat her parçasıyla O’nun kudret ve azameti karşısında baş eğmiştir.
4- İlim ve kudreti, ululuk ve azameti, üstünlük ve mutlak tasarrufu bütünüyle hikmete dayalıdır. Çünkü O, mutlak anlamda «Hakîm»dir.
Böylece Câsiye Sûresiʹne, Allah’ın Azîz ve Hakîm sıfatlarıyla başlanmış ve yine Oʹnun bu sıfatlarının tecellisi konu edilerek sûre noktalanmıştır.
Bu sûrenin de tefsîrini bize müyesser kılan Cenâb-ı Hakkʹa hamd-u senâlar; Kur’ân’ı indiği gibi ümmetine teblîğ eden Resûlüllâh (A. S. ) Efendimiz’e ve âline salât-ü selâmlar olsun.