MEÂLİ:
26- Kötü yaramaz kadınlar (veya sözler), kötü yaramaz erkeklere; kötü yaramaz erkekler, kötü yaramaz kadınlara (veya sözlere); iyi temiz kadınlar (veya sözler) iyi temiz erkeklere; iyi temiz erkekler de iyi temiz kadınlara (veya sözlere) yakışır. İşte bunlar, onların dediklerinden pâk ve uzaktırlar. Bunlar için bağışlanma ve çok şerefli rızık vardır.
İLGİLİ HADÎSLER
«Dinini ve ahlâkını (yani dindarlığını ve huyunu) beğendiğiniz kimse size geldiğinde (kızınızı veya kızkardeşinizi) ona nikâhlayınız. » (İbn Mâce/nikâh: 46)
«İnsanlar madenler (gibidir). Dinde anlayışlı ve bilgili olduktan sonra Cahiliye devrinde iyi ve seçkin olanlar, İslâmʹa girdikten sonra da iyi ve seçkindirler. » (Buharî/enbiya: 8, 14, 19, menakıb: 1, tefsîr: 12- Müslim/fezâil: 168)
«Dünyanın hepsi yararlanılacak şeydir, ama onun en hayırlı yararlanılacak şeyi, sâliha kadındır. » (Müslim/redâ’: 59- İbn Mâce/nikâh: 5- Ahmed: 2/166)
«Cenâb-ı Hak kime sâliha bir kadın nasip ederse, gerçekten dininin yarısını (koruması için) ona yardım etmiş olur. Artık geri kalan yarısı hakkında Allahʹtan korksun. » (Taberânî - el-Hâkim - Beyhakî: İsnad-i sahîh ile)
«Kadın (şu) özelliklerinin birinden dolayı nikâhlanır: Güzelliği, malı, ahlâkı ve dini (dindarlığı). Sen dindar ve ahlâklı olanına gerekli ol ki sağ elin feyiz ve bereketle dolsun. » (Müsned-i Ahmed: 3/80)
«Kadın şu dört hasletinden dolayı nikâhlanır: Malı, soyu, güzelliği ve dini (dindarlığı). Sen dindar olanına zafer bul ki ellerin feyiz ve bereketle dolsun. » (Buharî/nikâh: 15- Ebû Dâvud/nikâh: 2- Nesâî/nikâh: 13- İbn Mâce/ nikâh: 6- Dâremî/nikâh: 4- Taberânî/nikâh: 21)
«İlim ve hikmete kulak verip sadece işittiği kötülüğü anlatan kimsenin misali, koyun sahibine gelip «şu koyunlardan semiz olan birini bana ayır» diyen ve koyun sahibinin de ona: «Sen kendin git de arzu ettiğin koyunun kulağından tut» demesi üzerine gidip sürü köpeğinin kulağından tutan adamın misâline benzer. » (İbn Mâce/zühd: 15- Ahmed: 2/353, 405, 508)
HZ. ÂİŞE (R. A. ) VALİDEMİZ
Çirkin bir iftiraya uğrayan Hz. Âişe (R. A. ), soyundaki asalet, iffetindeki beraet, evliliğindeki nezahetiyle övülüyor. Kötü, yaramaz sözlerin ona hiçbir suretle yakışmadığı, ancak iyi, temiz ve nezih sözlerin yakışabileceği ve onun her zaman güzel, temiz ve nezih sözlere ve sıfatlara lâyık olduğu belirtiliyor. Övgü olarak bu İlâhî beyan ona yeter. Onun da, Safvan’ın da o çirkin iftiradan beri oldukları açık ve net şekilde açıklanıyor.
Ayrıca mü’minlerin aile yuvası kurarken dikkat edecekleri çok önemli bir hususa parmak basılıyor. O da: İyi temiz erkeklerin iyi temiz kadınlarla, iyi temiz kadınların da iyi temiz erkeklerle evlenmesinin lüzumudur. Zira evlenen çiftlerin inanç, ahlâk, nezaket, kültür, edep ve terbiye hususlarında uyum sağlaması, kalıcı bir yuvanın kurulmasını, fazîletli bir neslin yetişmesini sağlar.
EVLİLİKTE KEFAET (DENKLİK)
Kur’ân-ı Kerîm huzurlu, güvenli, aynı zamanda ahlâk ve fazîlet ölçüleri düzeyinde aile yuvasının sağlıklı biçimde kurulmasının genel çerçevesini çiziyor. İslâm hukukçuları bu âyetin ve ilgili hadîslerin ışığı altında evlenecek olan çiftlerden kefaet (denklik) prensibini koymuşlardır. Bu denkliğin daha çok erkek tarafında aranması ise, aile reisine vakar ve onur kazandırmak içindir.
Hanefî Mezhebiʹne göre: Kefaet şu altı şeyde aranır: Soy, İslâmiyet, sanat-kültür, hürriyet, dindarlık ve servet..
Şâfiî Mezhebi’ne göre : Kefaet şu dört şeyde aranır: Soy, din, hürriyet, sanat.. (Fazla bilgi için bak: Kaynaklarıyla İslâm Fıkhı/Celâl YILDIRIM: 2/481, 482)
Böylece bu iki mezhebe göre «kefaet» nikâhın lüzumundan sayılsa bile şartından sayılmaz. Yani arada kefaet gözetilmeksizin yapılan nikâh akdi câizdir. Hanbelî Mezhebi’ne göre ise, İmam Ahmed b. Hanbelʹden bu mesele hakkında iki farklı rivâyet yapılmıştır: Biri kefaet’in nikâhın şartlarından olduğu, diğerinin olmadığı anlam ve hükmündedir. Birinci rivâyeti Süfyân es-Sevrî de benimsemiş, yani o da bu anlamda bir içtihatta bulunmuştur. İkinci rivâyeti ise benimseyenler ekseriyettedir. Aynı zamanda Hz. Ömer (R. A. ), İbn Mesʹud (R. A. ), Ömer b. Abdülaziz, Ubeyd b. Umeyr, Hammad b. Ebî Süleyman, İbn Sirin, İbn Avn, İmam Mâlik ve rey tarafdarlarının da içtihatları bu anlamdadır. (el-Muğnî/İbn Kudame: 6/480)
ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI
Evlenecek olan çiftler arasında kefaet (denklik) konusuna temas edildi ve kötü yaramaz kadınların ancak kötü yaramaz erkeklere ve böyle olan erkeklerin de ancak öyle olan kadınlara yakıştığı belirtildi.
Aşağıdaki âyetlerle, başkalarına ait evlere izin almadan girmenin câiz olmadığı konu ediliyor ve böylece «adâb-ı muaşeret»le ilgili bir husus hakkında müʹminler aydınlatılıyor.