MEÂLİ:
133- Şüphesiz Lût da gönderilen peygamberlerdendir.
134- Hani biz onu da, âilesini de tamamen kurtardık.
135- Ancak geride kalanlardan bir yaşlı kadın müstesnâ..
136- Sonra da geride kalan (ahlâksız inkârcıları) kökünden yıkıp yerlebir ettik.
137- 138- Ve siz (ey yaşayanlar! ) şüphesiz sabah akşam onların kalıntılarına uğrar geçersiniz. Artık aklınızı kullanmaz mısınız?
LÛT PEYGAMBER
«Şüphesiz ki Lût da gönderilen peygamberlerdendir. Hani biz onu da, ailesini de tamamen kurtardık.. »
Lût Peygamber de Allah’ın selâm sıfatının tecellisine mazhar kılınmakla anılmakta ve inkârcı azgın milletler, Lût olayıyla uyarılmaktadır.
Cinsel sapıklığı hakkı inkârla birleştirip peygambere karşı gelen Sodomluʹlar, kendi kaderlerini kendi elleriyle ve fiilleriyle tayin ettiler. Böylece sapıklık ve küfrün belli çizgisine gelince, İlâhî hüküm takdîr doğrultusunda indi, şehrin üstü altına geçirildi, püskürükler kısa bir sürede şehri belirsiz hale soktu. Geriye sadece lânetle anılan kötü haberler; ibret ve öğüt alınacak kalıntılar kaldı. Ticarî kervanlar o kalıntıların önünden sabah-akşam geçmekte; ağlayan bir şehrin hazin nağmesini dinlemektedirler.
Ne var ki, başta Mekkeli putperestler olmak üzere, Arap Yarımadası’nda yaşayan müşriklerin çoğu bu nağmeleri duyacak kalbe, öğütleri alacak kafaya, ibretleri görecek göze sahip değillerdi.
Cenâb-ı Hak bu hususa dikkatleri çekerek şöyle buyuruyor: «Ve siz (ey yaşayanlar! ) şüphesiz sabah-akşam onların kalıntılarına uğrar geçersiniz. Artık aklınızı kullanmaz mısınız? »
Böylece başta Mekkeli inkârcılar olmak üzere şaşkın maddeciler uyarılıyor. Mü’minlere ise, zaferin yakın olduğu sinyali veriliyor. Nitekim çok geçmeden öyle oldu..
Lût Peygamber (A. S. )ın eşi de inkârcı sapıklardan yana idi. O bakımdan inen hükmün dışında tutulmadı.
Olayın bu noktasının her defasında anılması, şu gerçeği hatırlatıyor: Kişiyi kurtarıp mutlu edecek olan şey, soyu, malı, makamı ve eşi değildir; kurtulmasına vesîle sayılan, onun köklü imân ve irfanıdır.
Sonra da Cenâb-ı Hak, Lût Kıssası’nın özetini verip önemli safhasını belirtirken, yakın gelecekte Resûlüllah’ın (A. S. ) da Mekke’yi terkedeceğini, imân edenlerin de hicret olayına gönül verip Onu izleyeceğini; inanmayan hısımlarının Mekke’de küfür havası içinde kalacaklarını kafa ve kalplere dolaylı şekilde işleyerek ilhâmda bulunuyor.
Ayetler arasinda bağlantı
Yukarıdaki âyetlerle, yakın gelecekte Resûlüllah’ın (A. S. ) imân edenlerle birlikte Mekke’den ayrılacağına işâret edilerek Lût kıssası misal verildi ve olayın ibretli safhalarından ikisine değinildi.
Aşağıdaki âyetlerle, Yûnus Peygamber kıssasının özeti verilmekte ve İlâhî izin inmeden şehri terketmesinden dolayı çetin bir sınav geçirdiği hatırlatılmakta ve böylece bir an önce Mekke’yi terkedip başka bir yere hicret etmek isteyen mü’minlere, İlâhî izin çıkmadan bu hususta acele etmemelerine işâretle yönlendirici misal verilmektedir.