Nahl Suresi 124. Ayet — Tefsir

Ayet sayfasına git →

اِنَّمَا جُعِلَ السَّبْتُ عَلَى الَّذِينَ اخْتَلَفُوا فِيهِ وَاِنَّ رَبَّكَ لَيَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فِيمَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

124.

Cumartesi gününe saygı, ancak onda görüş ayrılığına düşenlere farz kılındı. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Diyanet İşleri

Celal Yıldırım (İlmin Işığında Asrın Kur'an Tefsiri)

%100

MEÂLİ:

124- Cumartesi (tatil ve ibâdeti) ancak onda görüş ayrılığına düşüp çekişenlere farz kılınmıştır. Şüphesiz ki Rabbin, onların ayrılığa düşüp çe­kiştikleri şey hakkında Kıyâmet günü aralarında hükmedecektir.

İLGİLİ HADÎSLER

«Bizler (ümmet olarak yeryüzüne çıkarılan) son ümmetiz. Kıyâmet gü­nünde ise, (diğer ümmetlerin) önünde bulunacağız. Ne var ki, onlara biz­den önce kitap verilmiş ve onda ayrılığa düşmüşlerdir. Bize ise, kitap on­lardan sonra verilmiştir. İşte bu (cuma günü) onlara farz kılınan bir gündü. Onda ayrılığa düştüler. Allah bizi bu güne eriştirdi. O bakımdan onlar bu günde bizi izlediler: Yarın (cumartesi) Yahudilere, yarından sonrası (pazar) da Hıristiyanlaradır. » (Buharî/vüdû’: 68, cumua: 1, 12, diyât: 15, enbiya: 54, eyman: 1, rüya: 40, tevhîd: 35 - İbn Mâce/ikamet: 78 - Müslim/cumua: 19, 22 - Nesâî/cumua: 1 - Dâremî/mukaddeme: 8)

«Allah bizden önceki (ümmet)leri cumadan saptırdı. Böylece Yahudi­lere cumartesi, Nasârâʹya pazar günü belirlenmiş oldu.

Allah bize (yardımıyla) geldi, bizi cuma gününe (lâyık görüp) eriştirdi. O nedenle cuma, cumartesi, pazar (ibâdet günleri olarak oluşup) belirlendi.

Böylece kıyâmet gününde onlar bize tabi olacaklar. Bizler de dünya ehlinin sonuncu (ümmetiyiz). Kıyâmet gününde ise, önde gelenleriyiz.

Diğer halklar (ümmetler, milletler, kavim ve topluluklar)dan önce bun­lar (Yahudî ve Hıristiyanlar) arasında (sözü edilen günler hakkında ihtilâfa düşmeleri ele alınıp) hükme bağlanmış olacak.. » (Müslim/cumua: 22, 23 - Nesâî/cumua: 1 - İbn Mâce/ikamet: 78)

İbrahim Peygamber’e çok bağlı bulunduklarını ve birçok âdetleri on­dan tevârüs ettiklerini iddia eden Yahudîlerin bu ve benzeri sözlerinin ger­çeğe uymadığı konu ediliyor. Nitekim İbrahim Peygamber’in (A. S. ), Hanîf dininde cumartesi gününe bir özellik verilmediği bilinmektedir. İlgili âyetle bu konu üzerinde durularak şu bilgiler veriliyor:

Musa Peygamber (A. S. ), İsrâiloğulları’na, «Bundan böyle cuma gü­nüne özellik tanıyıp o gün iş işlemeyin, sadece ibâdetle değerlendirin» di­ye emretmişti. İsrâîloğulları ise, Allah’ın göklerin ve yerin yaratmasını bi­tirdiği cumartesi gününün ibâdete ayrılmasında ısrar etmişlerdi. Bunun üzerine Allah (c. c. ), Musa Peygamberʹe (A. S. ): «Mademki cumartesi üze­rinde ısrar ediyorlar, o günü onların dinlenme ve ibâdetine ayır» diye em­retmiştir.

Sonra İsa Peygamber (A. S. ), cuma gününü kendilerine ayırmak iste­mişti. Havariler ona: «Yahudîlerin bayramının bizim bayramımızdan son­ra gelmesi hoşumuza gitmiyor. Bizimkinin onlarınkinden sonra gelmesini daha uygun görüyoruz» demişlerdi. İsa Peygamber (A. S. ) onları kırmayıp pazar gününü seçmiştir.

Sonra Allah, cumayı Muhammed (A. S. ) ümmetine vermiştir. Ama Ya­hudîler cumartesini, Hıristiyanlar da pazarı daha fazîletli görüp bir takım yersiz iddialar ortaya atmışlardır. (Bilgi için bak: Müslim/cumua: 19, 21, 22, 23 - Buharî/cumua: 1- Nesai / cumua: 1 - İbn Mace/ikamet 78 - Ahmet: 2/236. 243, 249)

İşte bütün bu ayrılıkları, farklı tesbit ve görüşleri, düşünce ve duygu­lar arasındaki uyuşmazlığı Allah kıyâmet gününde çözüp haklıyı haksızdan, doğruyu eğriden ayıracak ve cuma gününün nasıl taʹzime lâyık kılındığını ortaya çıkaracaktır.

CUMARTESİ GÜNÜNE MAHSUS KISITLAMALAR

Yahudilerin birçok İlâhî emirlere aykırı hareket etmeleri ve helâl, haram konusunda ölçüyü kaçırmaları; ayrıca insan haklarına tecavüz et­meleri, yasaklandığı halde faiz yemeleri sebebiyle Cenâb-ı Hak onları bir başka sınavdan geçirmek, daldıkları gafletten uyanmalarını sağlamak için cumartesi gününe mahsus birtakım kısıtlamalar koymuştur. Kurʹân-ı Ke­rîmʹin tam beş yerinde bu konu az değişik anlatım ve hükümlerle anlatıl­maktadır. Yahudîler konulan kısıtlamalara da riâyet etmemişler ve cumar­tesi gününde iş işlemek, balık avlamak yasaklandığı halde, kendilerine gö­re bir takım yorumlarda bulunup kıyıya doğru akın eden balıkları avlamak­tan kendilerini alamamışlardı.

İlgili 124. âyetle hem Müslümanlara bilgi veriliyor, hem de Yahudîler uyarılıyor. (Bak: Bakara; 65- Nisa: 47, 154- Araf: 163. âyetlerin tefsirine)

Tevratʹta da cumartesiyle ilgili hem ta’zime, hem kısıtlamalara beş altı yerde temas edilmiştir. Bunlardan bir kısmını, bilgi edinilsin diye nak­lediyoruz:

«Altı gün iş işlenilecek; fakat yedinci günde tam rahat Sebti, mukad­des toplantıdır; hiçbir türlü iş işlemiyeceksiniz. Bütün meskenlerinizde Rabbe Sebttir. » (Tevrat/Levililer: 23/3)

«Ve İsrâiloğulları çölde iken Sebt gününde odun toplayan bir adam buldular. Ve onu odun toplamakta bulanlar, kendisini Musa ile Harun’un ve bütün cemaatin yanına getirdiler. Ve onu hapsettiler, çünkü ona ne ya­pılacağı bildirilmemişti. Ve Rab, Musa’ya dedi: O adam mutlaka öldürü­lecektir.,.. » (Tevrat /Sayılar: 15/32-36)

«Rab, Musa’ya söyleyip dedi: Sen İsrailoğullarına söyleyerek de: Be­nim Sebt günlerimi gerçekten tutacaksınız; çünkü o, sizinle benim aram­da nesillerinizce bir alâmettir; tâki sizi takdîs eden Rab ben olduğumu bi­lesiniz.

Bunun için Sebti tutacaksınız; çünkü size mukaddestir, onu bozan mutlaka öldürülecektir, o günde her kim iş işlerse, o can kavminin içine atılacaktır. Altı gün iş işlenir, fakat yedinci günde Rabbe mukaddes rahat Sebtidir. » (Tevrat /Çıkış: 31/12-15)

Cuma gününe taʹzîme gelince:

İslâm, yepyeni bir dünya görüşüyle ortaya çıkan en son dindir. Haya­tımızın her safha ve bölümüyle ilgilidir. Allah, Cuma gününü dinlenmemi­ze ayırmamış, o günde tatil yapmamızı, iş işlemememizi emretmemiştir. Sadece bu kutsal sayılan günü, camilerde biraraya gelmek sûretiyle de­ğerlendirmemiz; ibâdet, duâ, hayır, iyilik etmemiz ve hısımlarla, dostlarla yakın ilgi kurmamız istenilmiştir.

O halde cumartesi gününde Yahudîler için konulan yasaklar, getirilen kısıtlamalar, İslâmiyetin kutsal tanıttığı cuma gününde söz konusu değil­dir. Bu nedenle Cumua sûresinde cuma namazı kılındıktan sonra yeryü­züne yayılıp Allah’ın insanlara hazırladığı rızıklardan -çalışmak suretiyle- nasîbimizi aramamız emredilmiştir.

Böylece İslâm’ın, hayatı her günüyle hareket halinde değerlendirme­mizi, ibâdet ve taatle, iyilik ve fazîletle süslememizi tavsiye ettiği kesinlik kazanıyor.

ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI

Yukarıdaki âyetle, cumartesi gününün kutsallığı ve ondaki yasaklarla kısıtlamaların sadece Yahudilere has olduğu konu edildi. İslâmiyetin son din olarak insanlığa gönderilmesiyle artık o tür taʹzîmlerin kaldırıldığına işâretle, Müslümanların cuma gününü cumartesine benzetmemeleri hu­susuna kapalı atıf yapıldı.

Aşağıdaki âyetle, Allah’ın insanlara son mesajı olan Kurʹânʹı ve İslâ­miyeti yayıp teblîğ etmede uygulanacak metot açıklanıyor. Dinî konularda ihtilâfa düşülmemesine işâretle mü’minlerin çok dikkatli olmaları istenili­yor.