MEÂLİ:
12- Gece ve gündüzü (varlığımıza, kudretimize) birer delil ve belge kıldık; gece belgesini silip gündüz belgesini aydınlık yaptık; tâ ki Rabbinizin geniş lütuf ve keremini isteyesiniz ve yılların sayısını ve hesabı bilesiniz; (böylece) her şeyi yeterince açıklayıp bildirdik.
ALLAH’IN VARLIĞINA VE BİRLİĞİNE DELİL
«Gece ile gündüzü (varlığımıza, kudretimize) birer delil ve belge kıldık.. »
İnsanların, hayvanların ve bitkilerin yaşayıp gelişmesi, dinlenmesi, toparlanması ve yaşayışlarını düzenli sürdürmesi için gündüze olduğu kadar, geceye de ihtiyaç vardır. Bu rastgele bir düzen veya düzenleme değildir. Yüksek bir kudretin ezelî plânının tabii neticesidir.
Yerkürenin kendi ekseni etrafında ve bir elips çizerek güneşin çevresinde iki ayrı hareket halinde bulunup devam etmesi, gece ile gündüzü, ayları ve yılları, matematiksel düzenlemeleri oluşturuyor.
O halde mutlak bir düzen ve düzenleme varsa, mutlaka bir düzenleyici, proğramlayıcı da vardır. Ölçülü, hesaplı bir hareket varsa, harekete geçiren yüksek bir irâde söz konusudur.
Böylece Kur’ân, insanın aceleci olduğunu bildirirken, arkasından İlâhî varlığı, birliği kanıtlayan belgeleri anmakla, ademoğlunun da aceleci yaratılmasının belli bir amaca yönelik bulunduğunu hatırlatmak ve o yüce kudretin şaşmaz plânını bildirmek istemiştir.
Demek oluyor ki kâinat her parçasıyla düzenli, ölçülü ve hesaplı bir hareket içindedir. Ondan bir parça olan insanın da devamlı hareket halinde olması gerekir. Ruhuna acelecilik mayasının katılmasının sebebi budur. Ancak yerküre nasıl yaratıldığı amaca yönelik hizmetini düzenli sürdürüyorsa, insanın da enerjisini acelecilik duygusuyla birleştirip bir plâna bağlaması ve proğramlayıp yararlı düzeye getirmesi öylece gerekmektedir.
Sonuç olarak, gece ile gündüzün yararları şöyle özetleniyor:
1- Gece ve gündüzün birbirini aksatmadan izlemesi, Allahʹın varlığına ve birliğine, kudretinin şaşmazlığına delâlet eden iki âyettir.
2- Gündüzün aydınlık içinde geçmesi, Allahʹın bol ve cömertçe nîmetlerini arzulayıp elde etmemize imkân vermek içindir.
3- Dünyanın bu hareketi, yılların sayısını, işlerin ona göre düzenlenmesini sağlar. Güneş yılı, ay yılı bize birçok kolaylıkları getirir.
4- Yine aynı düzenli hareket, bize hesabı, matematiksel yolları öğretir.
AYIN ÖNCELERİ ATEŞ HALİNDE OLMASI
Ayrıca çok önemli, bilimsel çalışmaya ışık tutan, temel bilgi veren bir husus belirtiliyor: «Gece âyetini silip gündüz âyetini aydınlık yaptık.. » Bu, Ay’ın önceleri Güneş gibi bir ateş parçası olduğunu, belki de Güneşten kopma bir parça bulunduğunu, sonraları soğuyup bugünkü durumuna geldiğini hatırlatmaktadır. Çünkü «âyet» kelimesi, belge, delil, kanıt gibi mânalara gelmektedir. Ayın ışık yayan bir ateş küre olması, belge ve delillerden biridir ki, Güneşʹten koptuğunu gösterir.
ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI
Yukarıdaki âyetle, insan aklına ışık tutup harekete geçiren yerkürenin iki ayrı hareketine ve gece ile gündüzün bu hareketlerle gerçekleştiğine değinildi. Allah’ın varlığına delâlet eden açık bir belge olarak gözler önüne konuldu.
Aşağıdaki âyetlerle, insana cüz’î irâde verildiği ve bu nedenle herkesin kendi amelinden sorumlu tutulacağı belirtiliyor. O bakımdan kıyâmet gününde her kişinin kendi amelini boynunda taşıyıp hesap vereceği hatırlatılarak, amel defterini iyilikler, hayırlar, sevaplar ve ibâdetlerle doldurmamız isteniliyor.
Sonuç olarak, İlâhî emirlere uyup iyi, yararlı iş ve amellerde bulunanların kendi lehlerine; kötü ve zararlı amellerde bulunanların da kendi aleyhlerine bir yol seçtikleri bildirilerek, hayatımızı nasıl değerlendirmemizin gereğine işâret ediliyor.