وَلِلرَّسُولِ kelimesinin geçtiği ayetler

Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden وللرسول formunun kendisi aranıyor.

İlgili Ayetler (3)

Enfal 8:24وَلِلرَّسُولِve li r-rasūlive Elçisinin

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ اِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا اَنَّ اللّٰهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَاَنَّهُٓ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū stecībū li (a)llahi ve li r-rasūli iƶā deǎākum li mā yuHyīkum ve ǎ'lemū enne (a)llahe yeHūlu beyne l-mer'i ve ḳalbihi ve ennehu ileyhi tuHşerūne

Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'ın ve Resulü'nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Enfal 8:41وَلِلرَّسُولِve li r-rasūlive Elçisine

وَاعْلَمُوا اَنَّمَا غَنِمْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَاَنَّ لِلّٰهِ خُمُسَهُ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاكِينِ وَابْنِ السَّبِيلِ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ وَمَا اَنْزَلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا يَوْمَ الْفُرْقَانِ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

ve ǎ'lemū ennemā ğanimtum min şey'in fe enne li (a)llahi ḣumusehu ve li r-rasūli ve li ƶī l-ḳurbā ve l-yetāmā ve l-mesākīni ve bni s-sebīli in kuntum āmentum bi(a)llahi ve mā enzelnā ǎlā ǎbdinā yevme l-furḳāni yevme lteḳā l-cem'ǎāni ve(a)llahu ǎlā kulli şey'in ḳadīrun

Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah'a, Peygamber'e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah'a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir'de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Haşr 59:7وَلِلرَّسُولِve li r-rasūlive Elçiye

مَا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِهِ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰى فَلِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاكِينِ وَابْنِ السَّبِيلِ كَيْ لَا يَكُونَ دُولَةً بَيْنَ الْاَغْنِيَٓاءِ مِنْكُمْ وَمَا اٰتٰيكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهٰيكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُوا وَاتَّقُوا اللّٰهَ اِنَّ اللّٰهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ

mā efā'e (a)llahu ǎlā rasūlihi min ehli l-ḳurā fe li (a)llahi ve li r-rasūli ve li ƶī l-ḳurbā ve l-yetāmā ve l-mesākīni ve bni s-sebīli key lā yekūne dūleten beyne l-eğniyā'i minkum ve mā ātākumu r-rasūlu fe ḣuƶūhu ve mā nehākum ǎnhu fe ntehū ve tteḳū (a)llahe inne (a)llahe şedīdu l-ǐḳābi

Allah'ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah'a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) haline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah'ın azabı çetindir.