فَاِذْ kelimesinin geçtiği ayetler

Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden فاذ formunun kendisi aranıyor.

İlgili Ayetler (2)

Nur 24:13فَاِذْfe iƶmadem ki

لَوْلَا جَٓاؤُ۫ عَلَيْهِ بِاَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَاِذْ لَمْ يَأْتُوا بِالشُّهَدَاءِ فَاُو۬لٰٓئِكَ عِنْدَ اللّٰهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ

levlā cā'ū ǎleyhi bi erbeǎti şuhedā'e fe iƶ lem ye'tū bi ş-şuhedā'i fe ulāike ǐnde (a)llahi humu l-kāƶibūne

Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Mademki şahit getirmediler; işte onlar Allah yanında yalancıların ta kendileridir.

Mücadele 58:13فَاِذْfe iƶçünkü

ءَاَشْفَقْتُمْ اَنْ تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيْ نَجْوٰيكُمْ صَدَقَاتٍ فَاِذْ لَمْ تَفْعَلُوا وَتَابَ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَاَقِيمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَطِيعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَاللّٰهُ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

e eşfeḳtum en tuḳaddimū beyne yedey necvākum Sadeḳātin fe iƶ lem tef'ǎlū ve tābe (a)llahu ǎleykum fe eḳīmū S-Salāte ve ātū z-zekāte ve eTīǔ (a)llahe ve rasūlehu ve(a)llahu ḣabīrun bimā teǎ'melūne

Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.