Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden ءالد formunun kendisi aranıyor.
قَالَتْ يَاوَيْلَتَىٰ ءَاَلِدُ وَاَنَا۬ عَجُوزٌ وَهٰذَا بَعْلِي شَيْخًا اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ عَجِيبٌ
ḳālet yā veyletā e elidu ve enā ǎcūzun ve hāƶā beǎ'lī şeyḣen inne hāƶā le şey'un ǎcībun
Karısı, "Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şey!" dedi.