Tin Suresi 3. Ayet — Elfaz
Bu güvenli şehre (Mekke'ye) andolsun ki,
1وَهٰذَاve hāƶāve buBağlaç+İşaret Zamiri
2الْبَلَدِl-belediŞehre (andolsun)Marife (Belirlilik Takısı)+İsimب ل دŞehir, kent, ülke, memleket, yurt, toprak, bölge, diyar, yöre, kasaba, vilayet
3الْاَمِينِl-emīnigüvenliMarife (Belirlilik Takısı)+Sıfatا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman