Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,
وَالنَّهَارِ اِذَا جَلّٰيهَاۖ
ve n-nehāri iƶā cellāhā
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | وَالنَّهَارِ | ve n-nehāri | ن ه رakıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar) | ve gündüze andolsun |
| 2 | اِذَا | iƶā | — | |
| 3 | جَلّٰيهَاۖ | cellāhā | ج ل وÖnünde bulunmak, önüne çıkmak, açığa çıkmak, belirgin olmak, net olmak, berrak olmak, aşikar olmak, parlamak, parlak olmak | onu (güneşi) ortaya çıkaran |
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve ışıdığı zaman güne.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve ışıdığı zaman güne.
Adem Uğur
Onu açığa çıkarttığında gündüze,
Ahmed Hulusi
Onu açığa çıkartan gündüze,
Ahmet Tekin
Andolsun, güneşi açtığı zaman gündüze,
Ahmet Varol
Onu açığa çıkardığı zaman gündüze,
Ali Bulaç
Onu (güneş) parıldattığı zaman gündüze,
Ali Fikri Yavuz
Güneş gündüzü açıb aydınlattığı zaman gündüze,
Ali Rıza Safa
Onu ortaya çıkardığında gündüze!
Bayraktar Bayraklı
- Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,
Bekir Sadak
Onu ortaya koyan gunduze,
Celal Yıldırım
Güneşi açtığı zaman gündüze,
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onu (dünyayı) aydınlattığında gündüze;
Diyanet İşleri
Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,
Diyanet İşleri (eski)
Onu ortaya koyan gündüze,
Diyanet Vakfi
(1-10) Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Güneş'i açıp ortaya çıkaran gündüze,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
onu açıp ortaya çıkardığında gündüze,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve gündüze: Açtığı zaman onu
Erhan Aktaş
Ve onu ortaya çıkaran gündüze,
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve onu ortaya çıkaran gündüze,
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve onu ortaya çıkaran gündüze,
Fizilal-il Kuran
Onu ortaya koyan gündüze,
Gültekin Onan
Onu (güneş) parıldattığı zaman gündüze,
Hamdi Döndüren
Güneşi ortaya çıkaran gündüze,
Hasan Basri Çantay
ona parlaklık verdiği zaman gündüze,
Hasib Asutay
Onu (güneşi) ortaya çıkardığında gündüze,
Hayrat Neşriyat
Ve onu (o güneşi) açığa çıkardığı zaman, gündüze!
İbni Kesir
Onu açığa çıkardığında gündüze,
Mehmet Okuyan
Onu (güneşi) açığa çıkarttığı zaman gündüze,
Muhammed Esed
Dünyayı gün ışığına çıkaran gündüzü düşün,
Mustafa İslamoğlu
Onun ışığını ortaya çıkarıp gösteren gündüz şahit olsun;
Ömer Nasuhi Bilmen
(1-3) Andolsun güneşe ve aydınlığa. Ve güneşe tâbi olduğu vakit kamere. Ve güneşi açıkladığı vakit gündüze.
Ömer Öngüt
Güneşi ortaya çıkaran gündüze andolsun!
Suat Yıldırım
Dünyayı açığa çıkaran gündüz,
Süleyman Ateş
Güneşi ortaya çıkaran gündüze andolsun.
Süleymaniye Vakfı
yine onu açığa çıkardığında gündüze,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onu gösterdiğinde gündüz önemlidir.
Şaban Piriş
Onu ortaya koyan gündüze.
Tefhim-ul Kuran
Onu (güneş) parıldattığı zaman gündüze,
Ümit Şimşek
Ve dünyayı aydınlatan güne,
Yaşar Nuri Öztürk
Onu iyice açtığı vakit gündüze,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
And olsun günəşi açıqlığa çıxardan gündüzə!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
And olsun onu (günəşi) parlaq edən gündüzə;
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Bei dem Tag, wenn er die Sonne in vollem Glanz zeigt!
Almanca — Der Edle Quran
und dem Tag, wenn er sie erscheinen läßt,
Almanca — M. A. Rassoul
und bei dem Tage, wenn er sie erstrahlen läßt
Almanca — Muhammad Zaidan
und dem Tag, wenn er sie sichtbar machte,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
By the day which exposes the sun’s glory and exposes the earth to sight,
Abdul Haleem
by the day as it displays the sun’s glory
Abdullah Yusuf Ali
By the Day as it shows up (the Sun's) glory;
Abul A'la Maududi
and by the day as it displays the sun's glory,
Aisha Bewley
and the day when it displays it,
Al-Hilali & Khan
By the day as it shows up (the sun’s) brightness.
Ali Quli Qarai
by the day when it reveals her,
Amatul Rahman Omar
And the day when it reveals its (- the sun's) glory,
Arthur John Arberry
and by the day when it displays him
Bijan Moeinian
And by the day that takes over the darkness after sun appears.
E. Henry Palmer
And the day when it displays him!
Edip-Layth
The day which reveals.
George Sale
by the day, when it sheweth his splendor;
Hamid S. Aziz
And the day when it displays him!
Mahmoud Ghali
And (by) the daytime when it manifests it,
Marmaduke Pickthall
And the day when it revealeth him,
Mohamed Ahmed - Samira
The day when it reveals his radiance,
Muhammad Asad
Consider the day as it reveals the world,
Mustafa Khattab
and the day as it unveils it,
Progressive Muslims
And the day which reveals.
Sahih International
And [by] the day when it displays it
Sam Gerrans
And by the day when it reveals it!
Shabbir Ahmed
Witness is the day as it brightens the world.
Syed Vickar Ahamed
And by the Day as it reveals (the sun’s) glory;
Taqi Usmani
and by the day when it shows his brightness,
The Monotheist Group
And the day when it reveals.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et par le jour quand il lʹéclaire!
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bi royê dema bi rojê ronî dibe…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Bij de dag, wanneer zij hem beschijnt!
Hollandaca — Salomo Keyzer
Bij den dag, als hij zijn glans vertoont,
Hollandaca — Siregar
Bij de dag wanneer hij het (duister) verdrijft.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и (клянусь) днем, когда он [день] являет его [солнце],
Rusça — Osmanov
клянусь днем, когда он освещает мир,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vid dagen, när den gör (jorden) synlig,