Tevbe Suresi 124. Ayet — Elfaz
Herhangi bir sure indirildiğinde, içlerinden, (alaylı bir şekilde) "Bu hanginizin imanını artırdı?" diyenler olur. İman etmiş olanlara gelince, inen sure onların imanını artırmıştır. Onlar bunu birbirlerine müjdelerler.
1وَاِذَاve iƶāve ne zamanBağlaç+Zaman Zarfı
2مَاmāİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3اُنْزِلَتْunziletindirilseMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibe · İf'âl Bâbıن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.
5فَمِنْهُمْfe minhumonlardanİsti'nafiye Edatı+Harf-i Cer+Zamir
6مَنْmenkimiİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
7يَقُولُyeḳūluderMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
8اَيُّكُمْeyyukumhanginizinSoru Eki+Zamir
9زَادَتْهُzādethuartırdıMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeز ي دarttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazla
10هٰذِهِٓhāƶihibuİşaret Zamiri
11اِيمَانًاīmānenimanınıİsimا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
12فَاَمَّاfe emmāfakatİsti'nafiye Edatı+Tafsîl Edatı
13الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerinŞart Edatı
14اٰمَنُواāmenūinanan(lar)Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
15فَزَادَتْهُمْfe zādethumartırırİsti'nafiye Edatı+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeز ي دarttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazla
16اِيمَانًاīmānenimanınıİsimا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
17وَهُمْve humve onlarBağlaç+Zamir
18يَسْتَبْشِرُونَyestebşirūnesevinirlerMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İstif'âl Bâbıب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüş