Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

فَاِذَا هُمْ بِالسَّاهِرَةِ

fe iƶā hum bi s-sāhirati

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken onlar dümdüz bir yerde toplanırlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken onlar dümdüz bir yerde toplanırlar.

Adem Uğur

Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

Ahmed Hulusi

Bir de bakarsın ki onlar geniş alandadırlar!

Ahmet Tekin

Derhal, hepsi diri olarak meydanda-mahşerde sıradadır.

Ahmet Varol

Birden onlar (dirilmiş halde) bir düzlük üzeredirler.

Ali Bulaç

Bir de bakarsın ki, onlar, yerin üstündedirler.

Ali Fikri Yavuz

Bir de bakarsın onlar hep kabirlerinden uyanmışlar, (bir araya toplanmışlar)...

Ali Rıza Safa

Artık, uyanmışlardır.

Bayraktar Bayraklı

- Bu dönüş sadece bir seslenmeye bakar. Birden bire kendilerini mahşerde buluverirler.

Bekir Sadak

Hepsi hemen bir duzluge dokulecektir.

Celal Yıldırım

Bir de bakarsın (hepsi) uyanık olarak toprağın üstündeler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bir de bakarsın kendilerini mahşerde bulmuşlar!

Diyanet İşleri

Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

Diyanet İşleri (eski)

Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.

Diyanet Vakfi

Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bir de bakarsın hepsi meydandadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

bir de bakarsın uyanmışlar, hepsi meydanda.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bakarsın uyanmışlar hepsi meydandadır

Erhan Aktaş

Bir de bakmışsın meydandalar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bir de bakmışsın meydandalar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir de bakmışsın meydandalar.

Fizilal-il Kuran

Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.

Gültekin Onan

Bir de bakarsın ki, onlar, yerin üstündedirler.

Hamdi Döndüren

Bir de bakarsın ki onlar, mahşer yerindedirler!

Hasan Basri Çantay

Ki o zaman onlar (görürsün ki) hemen (diri olarak) toprağın yüzündedirler.

Hasib Asutay

O zaman onlar (bakarsın) hemen yerin üstündedirler.

Hayrat Neşriyat

Bir de bakarsın ki onlar (dirilmiş olarak) meydanda (mahşer yerinde) olan kimselerdir!

İbni Kesir

Ki o zaman, hepsi toprağın yüzüne dökülecektir.

Mehmet Okuyan

Bir de bakarsın ki onlar, mahşerdedir.

Muhammed Esed

işte o zaman (hakikati) anlayacaklar!

Mustafa İslamoğlu

İşte o zaman onlar, faltaşı gibi açılmış gözlerle mahşer meydanında beliriverecek.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık onlar, o zaman bir düz yer üzerindedirler.

Ömer Öngüt

Bir de görürsün ki onlar (diri olarak) düz bir yerin yüzündedirler.

Suat Yıldırım

(13-14) Fakat olay (zor değil,) bir tek emirden ibarettir. Bir anda mahşerde toplanıverirler!

Süleyman Ateş

Hemen onlar uyanıklık alanındadırlar.

Süleymaniye Vakfı

Onlar birdenbire kendilerini düz bir alanda bulurlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra hepsi birden yeryüzüne çıkar.

Şaban Piriş

İşte o zaman onlar, hemen uyanacaktır.

Tefhim-ul Kuran

Bir de bakarsın ki, onlar, yerin üstündedirler.

Ümit Şimşek

Kendilerini bir meydanda bulurlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir anda hepsi uyanıp ortaya geliverir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O vaxt onlar ləngimədən qəbirlərindən yerin səthinə çıxacaqlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar dərhal (qəbirlərindən çıxıb) dümdüz bir yerdə olacaqlar!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

da werden sie schon am Versammlungsort sein.

Almanca — Der Edle Quran

und sogleich sind sie auf der Oberfläche.

Almanca — M. A. Rassoul

und siehe, sie sind dann auf der Erdoberfläche.

Almanca — Muhammad Zaidan

sogleich sind sie auf der flachen Ebene.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

and there they declare themselves on the surface of the earth.

Abdul Haleem

and they will be back above ground.

Abdullah Yusuf Ali

When, behold, they will be in the (full) awakening (to Judgment).

Abul A'la Maududi

and lo, they will all be in the open plain.

Aisha Bewley

and at once they will be on the surface, wide awake!

Al-Hilali & Khan

When behold, they find themselves on the surface of the earth alive after their death,

Ali Quli Qarai

and behold, they will be awake.

Amatul Rahman Omar

And behold! (after that) they will all be (awakened and come out) in the open.

Arthur John Arberry

and behold, they are awakened.

Bijan Moeinian

And then they are recreated as they were created at first place.

E. Henry Palmer

and lo! they will be on the surface!

Edip-Layth

Whereupon they will rise up.

George Sale

and behold, they shall appear alive on the face of the earth.

Hamid S. Aziz

When lo! They will be fully awake.

Mahmoud Ghali

Then, only then, are they wakeful (for Judgment) (i. e. for Hell or watchful place).

Marmaduke Pickthall

And lo! they will be awakened.

Mohamed Ahmed - Samira

And they will wake up suddenly.

Muhammad Asad

and then, lo, they will be fully awakened [to the truth]!

Mustafa Khattab

and at once they will be above ground.

Progressive Muslims

Whereupon they will rise-up.

Sahih International

And suddenly they will be [alert] upon the earth's surface.

Sam Gerrans

And then will they be awakened.

Shabbir Ahmed

And, behold, they will be awakened!

Syed Vickar Ahamed

And then watch! They will be (completely) awake (to receive Judgment).

Taqi Usmani

and in no time they will be (brought) into the plain (of Hashr).

The Monotheist Group

Whereupon they will rise-up.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et voilà quʹils seront sur la terre (ressuscités).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ha piştî wê qîrê di cih de însan dê xwe li ser erdê dibînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en dan staan zij al op het aardoppervlak.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En ziet, zij zullen levend op de oppervlakte der aarde verschijnen.

Hollandaca — Siregar

En dan staan zij op het aardoppervlak.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и вот они окажутся на поверхности земли (воскресшими).

Rusça — Osmanov

и все они - на поверхности земли.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och de (döda och begravda) skall stå där, fullt vakna!