Naziat Suresi 10. Ayet — Elfaz
Şöyle derler: "Biz gerçekten gerisin geriye eski halimize mi döndürüleceğiz?"
1يَقُولُونَyeḳūlūnediyorlar kiMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2ءَاِنَّاe innābiz yineSoru Eki+Harf-i Nasb+Zamir
3لَمَرْدُودُونَle merdūdūnedöndürülecek (miyiz?)Lam-ı Te'kid+İsimر د دGeri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek, karşılık vermek, cevaplamak. Maraddun - dönülen yer. Mardud - eski haline getirilmiş, önlenmiş. İrtadda (8. fiil) - geri dönmek, tekrar dönmek, iade edilmek. Taradda (5. fiil) - tedirgin olmak, ileri geri hareket etmek.
4فِيfīHarf-i Cer
5الْحَافِرَةِl-Hāfiratieski halimizeMarife (Belirlilik Takısı)+İsimح ف رBir şeyi kazmak/kazımak/oyuklaştırmak/temizlemek, yuva yapmak veya oluk açmak, bir şeyin en uç noktasını bilmek, dikkatle incelemek, zayıflatmak veya cılızlaştırmak, kötü veya bozuk veya sağlıksız bir durumda olmak veya bu hale gelmek, bir şeyi dökmek.