"Alemlerin Rabbine iman ettik" dediler.

قَالُوا اٰمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ

ḳālū āmennā bi rabbi l-ǎālemīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
2اٰمَنَّاāmennāا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninandık
3بِرَبِّbi rabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbine
4الْعَالَمِينَl-ǎālemīneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamealemlerin

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İnandık dediler, âlemlerin Rabbine.

Abdulkadir Gölpınarlı

İnandık dediler, âlemlerin Rabbine.

Adem Uğur

Âlemlerin Rabbine iman ettik dediler.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "İman ettik Rabb-ül alemin'e. . . "

Ahmet Tekin

Sihirbazlar: 'Âlemlerin, bütün varlıkların Rabbine iman ettik' dediler.

Ahmet Varol

'Alemlerin Rabbine iman ettik.

Ali Bulaç

"Alemlerin Rabbine iman ettik" dediler.

Ali Fikri Yavuz

“Biz Âlemlerin Rabbine,

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Evrenlerin Efendisine inandık!"

Bayraktar Bayraklı

Büyücüler şöyle dediler: "Biz alemlerin Rabb'ine inandık."

Bekir Sadak

(120-12) 2 Sihirbazlar secdeye kapanip, «Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandik» dediler.

Celal Yıldırım

(120-121-122) Ve sihirbazlar secdeye kapandılar da «Âlemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine imân ettik» dediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(121-122)“Âlemlerin rabbine, Mûsâ ve Hârûn’un rabbine iman ettik” dediler.

Diyanet İşleri

"Alemlerin Rabbine iman ettik" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

(120-122) Sihirbazlar secdeye kapanıp, 'Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık' dediler.

Diyanet Vakfi

(121-122) «Musa ve Harun'un Rabbi olan âlemlerin Rabbine inandık» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Âlemlerin Rabbine iman ettik.» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"Alemlerin Rabbine,

Elmalılı Hamdi Yazır

İyman ettik, dediler: o rabbül'alemine

Erhan Aktaş

"Alemlerin Rabb'ine iman ettik." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Âlemlerin Rabb'ine iman ettik." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Âlemlerin Rabb'ine iman ettik." dediler.

Fizilal-il Kuran

Tüm varlıkların Rabbine inandık dediler.

Gültekin Onan

"Alemlerin rabbine inandık" dediler.

Hamdi Döndüren

“Âlemlerin Rabbine, Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik.” dediler.

Hasan Basri Çantay

(121-122) "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harunun Rabbine iman etdik" dediler.

Hasib Asutay

'Âlemlerin Rabbine iman ettik' dediler.

Hayrat Neşriyat

(121-122) 'Âlemlerin Rabbine, Mûsâ ve Hârûn’un Rabbine îmân ettik!' dediler.

İbni Kesir

Dediler ki: Alemlerin Rabbına iman ettik.

Mehmet Okuyan

(Büyücüler) “Âlemlerin Rabbine, yani Musa'nın ve Harun’un Rabbine inanıp güvendik.” demişlerdi.

Muhammed Esed

"Biz (artık) inandık alemlerin Rabbine,

Mustafa İslamoğlu

şöyle dediler: "İman ettik alemlerin Rabbine!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve dediler ki: «Âlemlerin Rabbine imân ettik.»

Ömer Öngüt

“Âlemlerin Rabbine iman ettik. ” dediler.

Suat Yıldırım

(121-122) "İman ettik!" dediler, "O Rabbül-âlemine, Mûsâ ve Harun’un Rabbine!"

Süleyman Ateş

"Alemlerin Rabbine inandık!" dediler.

Süleymaniye Vakfı

"Biz varlıkların Rabbine /Sahibine inanıp güvendik." dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Varlıkların Rabbine inanıp güvendik" dediler.

Şaban Piriş

(120-122) Sihirbazlar: -Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine iman ettik, diyerek secdeye kapandılar.

Tefhim-ul Kuran

«Alemlerin Rabbine iman ettik» dediler.

Ümit Şimşek

'Âlemlerin Rabbine iman ettik,' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

"Alemlerin Rabbine iman ettik, dediler;

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Aləmlərin Rəbbinə iman gətirdik!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Dedilər: ″Biz iman gətirdik aləmlərin Rəbbinə -

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sprachen: ʺWir glauben an Gott, den Herrn der Welten.

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺWir glauben an den Herrn der Weltenbewohner,

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺWir glauben an den Herrn der Welten

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺWir haben den Iman an Den HERRN aller Schöpfung verinnerlicht,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They declared, thus: "We do yield to the claims of Mussa and we surrender ourselves to Allah, the Creator of the universe".

Abdul Haleem

and said, ‘We believe in the Lord of the Worlds,

Abdullah Yusuf Ali

Saying: "We believe in the Lord of the Worlds,-

Abul A'la Maududi

saying: 'We believe in the Lord of the universe,

Aisha Bewley

They said, ‘We have iman in the Lord of all the worlds,

Al-Hilali & Khan

They said: "We believe in the Lord of the ‘Âlamîn (mankind, jinn and all that exists).

Ali Quli Qarai

They said, ‘We have believed in the Lord of all the worlds,

Amatul Rahman Omar

They (-the sorcerers) said, `We believe in the Lord of the Worlds;

Arthur John Arberry

They said, 'We believe in the Lord of all Being,

Bijan Moeinian

They said: "Now we believe in the Creator of the worlds….

E. Henry Palmer

Said they, 'We believe in the Lord of the worlds,

Edip-Layth

They said, "We acknowledge the Lord of the worlds."

George Sale

And they said, 'We believe in the Lord of the worlds,

Hamid S. Aziz

Said they, "We believe in the Lord of the Worlds,

Mahmoud Ghali

They said, "We believe in The Lord of the worlds,

Marmaduke Pickthall

Crying: We believe in the Lord of the Worlds,

Mohamed Ahmed - Samira

And said: "We have come to believe in the Lord of all the worlds,

Muhammad Asad

[and] exclaiming: "We have come to believe in the Sustainer of all the worlds,

Mustafa Khattab

They declared, "We ˹now˺ believe in the Lord of all worlds—

Progressive Muslims

They said: "We believe in the Lord of the worlds. "

Sahih International

They said, "We have believed in the Lord of the worlds,

Sam Gerrans

They said: “We believe in the Lord of All Creation,

Shabbir Ahmed

They were convinced and said, "We believe in the Lord of the Worlds.

Syed Vickar Ahamed

Saying: "We believe in the Lord of the Worlds (Rab-Al-'Ala'meen),

Taqi Usmani

They said, "We believe in the Lord of the worlds,

The Monotheist Group

They said: "We believe in the Lord of the worlds."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺNous croyons au Seigneur de lʹUnivers,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gotin: Me bawerî bi perwerdegarê alemê anî…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺWij geloven in de Heer van de wereldbewoners,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij zeiden: Wij gelooven in den Heer aller schepselen.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺWij geloven in de Heer der Werelden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказали (колдуны): «Мы уверовали в Господа миров,

Rusça — Osmanov

Они сказали: ʺМы уверовали в Господа [обитателей] миров!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och sade: ʺVi tror på världarnas Herre,