Hakka Suresi 49. Ayet — Elfaz
Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
1وَاِنَّاve innāve elbette bizBağlaç+Harf-i Nasb+Zamir
2لَنَعْلَمُle neǎ'lemuelbette biliyoruzLam-ı Te'kid+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
3اَنَّennemuhakkakHarf-i Nasb
4مِنْكُمْminkumiçinizdekiHarf-i Cer+Zamir