Semud ve Ad kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (Kıyameti) yalanladılar.
كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌ بِالْقَارِعَةِ
keƶƶebet ṧemūdu ve ǎādun bi l-ḳāriǎti
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Yalanladı Semûd ve Âd, insanların başına kopan, akıllarını dağıtan kıyâmeti.
Abdulkadir Gölpınarlı
Yalanladı Semûd ve Âd, insanların başına kopan, akıllarını dağıtan kıyâmeti.
Adem Uğur
Semûd ve Ad kavimleri, kapılarını çalacak felâketi (kıyameti) yalan saymışlardı.
Ahmed Hulusi
Semud ve Ad, o Karia'yı (ölüm sonrası yaşanacak sonsuz yaşamı) yalanladılar.
Ahmet Tekin
Semûd ve Âd, gülle gibi başlarına düşüp beyinlerini parçalayacak felâketi, âlemdeki düzenin bozularak yıldızların ve gezegenlerin çarpışacağı gündeki felâketi, Kıyamet’i yalanladılar.
Ahmet Varol
Semud ve Ad (kavimleri) o başa çarpacak (kıyamet)i yalanladılar.
Ali Bulaç
Semud ve Ad (toplumları), karia'yı yalan saydılar.
Ali Fikri Yavuz
(Salih’in kavmi) Semûd ve (Hûd’un kavmi) Âd, o kıyamete inanmadı.
Ali Rıza Safa
Semud ve Âd, apansız gelen yıkımı yalanlamıştı.
Bayraktar Bayraklı
Semud ve'Ad kavimleri kıyameti yalanladı.
Bekir Sadak
Semud ve Ad milletleri tepelerine inecek bu gercegi yalanladilar.
Celal Yıldırım
Semûd ve Âd (kavimleri), inecek o müthiş felâketi yalan saydılar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Semûd ve Âd, kapılarını çalacak felâketi asılsız saymışlardı.
Diyanet İşleri
Semud ve Ad kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (Kıyameti) yalanladılar.
Diyanet İşleri (eski)
Semud ve Ad milletleri tepelerine inecek bu gerçeği yalanladılar.
Diyanet Vakfi
Semûd ve Âd kavimleri, kapılarını çalacak felâketi (kıyameti) yalan saymışlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Semûd ve Âd, kapılarını çalacak olan o felaketi yalan saymışlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Semud ve Ad inanmadı o (beyinlerinde patlayacak) kıyamete!
Elmalılı Hamdi Yazır
İnanmadı Semud-ü Ad o kariaya.
Erhan Aktaş
Semud ve Ad halkı Karia'yı yalanladılar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Semud ve Âd halkı Karia'yı yalanladılar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Semud ve Âd toplumları Karia'yı yalanladılar.
Fizilal-il Kuran
Semûd ve Âd, mutlaka patlak verecek olan kıyameti yalan saydılar.
Gültekin Onan
Semud ve Ad (toplumları), karia'yı yalan saydılar.
Hamdi Döndüren
Semud ve Ad kavimleri, kapılarını çalacak olan o felâketi (kıyameti) yalan saymışlardı.
Hasan Basri Çantay
Semuud ile Aad (kavmleri ta yüreklerinde) patlayacak olan o kıyameti tekzib etdi (ler).
Hasib Asutay
Semud ve Ad (kavimleri) başa çarpan olayı (2) yalanladılar. (2. Kıyameti.)
Hayrat Neşriyat
Semûd ve Âd (kavimleri), çarpacak olan o felâketi (kıyâmeti) yalanlamıştı.
İbni Kesir
Semud ve Ad, tepelerine inecek olanı yalanladılar.
Mehmet Okuyan
Semûd ve Âd (kavimleri) de o çarpan felaketi yalanlamıştı.
Muhammed Esed
Semud ve 'Ad (kabileleri), o ani felaket (haberlerin)i yalanladılar!
Mustafa İslamoğlu
Semud ve Ad (İnsanın aklını başına devşiren) o Son Vuruş'u inkar ettiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Semûd ve Âd kavimleri. O korkunç vak'ayı (yani Kıyameti) yalan saymıştı.
Ömer Öngüt
Semud ve Âd kavimleri Kâria'yı (başlarına çarpacak olan felâketi) yalanlamışlardı.
Suat Yıldırım
İşte Semûd ve Âd milletleri de o kafalara çarpan kıyamet dehşetini yalan saymışlardı.
Süleyman Ateş
Semud ve 'Ad (kavimleri), başa çarpan olayı yalanladılar.
Süleymaniye Vakfı
(Salih'in kavmi) Semud ve (Hud'un kavmi) Ad, (ansızın) kapıyı çalacak olan (o gün) konusunda yalana sarılmışlardı.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Semud ile Ad (kavimleri), gümbür gümbür gelen o felaket için "Yalan!" demişlerdi.
Şaban Piriş
Semud ve Ad halkı (tepelerine) ansızın inecek olanı yalanlamışlardı.
Tefhim-ul Kuran
Semûd ve Ad (toplumları), 'mutlaka patlak verecek kıyamet'i yalan saydılar.
Ümit Şimşek
Semud ve Âd kavimleri de o çarpacak felâketi yalanlamıştı.
Yaşar Nuri Öztürk
Semud ve Ad kariayı/başa çarpan olayı yalanlamıştı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Səmud və Ad tayfaları qəlbləri qorxuya salan Qiyaməti yalan saydılar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Səmud da, Ad da (ürəkləri dəhşətə salan) o qiyaməti yalan saymışdılar!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Die Thamûd und die ʹÂd hielten die Katastrophe für eine Lüge.
Almanca — Der Edle Quran
Die Tamud und die ʹAd erklärten das Verhängnis für Lüge.
Almanca — M. A. Rassoul
Die Tamud und die `Ad leugneten Al- Qaria.
Almanca — Muhammad Zaidan
Thamud und ʹAad leugneten die Anschlagende ab.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
The people of Thamud -the Thamudites- and those of 'Ad - the 'Adites denied that Day of the stunning roar concurrent with the collision of the celestial bodies.
Abdul Haleem
The people of Thamud and 'Ad denied that the crashing blowwould come:
Abdullah Yusuf Ali
The Thamud and the 'Ad People (branded) as false the Stunning Calamity!
Abul A'la Maududi
The Thamud and the Ad denied the (possibility of a) sudden calamity, calling it false.
Aisha Bewley
Thamud and ‘Ad denied the Crushing Blow.
Al-Hilali & Khan
Thamûd and ‘Âd people denied the Qâri‘ah (the striking Hour of Judgement)!
Ali Quli Qarai
Thamūd and ‘Ād denied the Catastrophe.
Amatul Rahman Omar
(The tribe of) Thamûd and `âd treated (the news of) the calamity which strikes (peoples' hearts with terror to make them realize) as a lie.
Arthur John Arberry
Thamood and Ad cried lies to the Clatterer.
Bijan Moeinian
The people of Thamood and A’ad before you thought the Day of Judgment is a lie.
E. Henry Palmer
Thamud and 'Ad called the Striking Day a lie;
Edip-Layth
Thamud and Aad rejected the Shocker.
George Sale
The tribes of Thamud and Ad denied as a falsehood the day which shall strike men's hearts with terror.
Hamid S. Aziz
Thamud and A'ad called the Stunning Calamity (the Day of Judgment) a lie.
Mahmoud Ghali
Thamûd and c?d cried lies to the Smiter.
Marmaduke Pickthall
(The tribes of) Thamud and A'ad disbelieved in the judgment to come.
Mohamed Ahmed - Samira
The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
Muhammad Asad
THE LIE gave [the tribes of] Thamud and ‘Ad to [all tidings of] that sudden calamity!
Mustafa Khattab
˹Both˺ Thamûd and ’Ȃd denied the Striking Disaster.[1]
Progressive Muslims
Thamud and 'Aad disbelieved in the Shocker.
Sahih International
Thamud and 'Aad denied the Striking Calamity.
Sam Gerrans
Thamūd and ʿĀd denied the Calamity.
Shabbir Ahmed
Thamud and Aad denied the oncoming Uproar.
Syed Vickar Ahamed
The Samood (Thamud) and the ‘Ad people (treated) the stunning calamity as false!
Taqi Usmani
Thamūd and ‘Ād had denied (the happening of) the Shocking Event (the Day of Judgment).
The Monotheist Group
Thamud and 'Aad disbelieved in the Shocker.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Les Thamûd et les ʹAad avaient traité de mensonge le cataclysme.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Semûd û Ad bi roja qiyametê bawerî neanîn.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
De stammen ven Thamoed en Ad loochenen, als eene valschheid, den dag, die de harten der menschen met schrik zal treffen.
Hollandaca — Siregar
De Tsamôed en de ʹÂd loochenden de ramp (de Dag der Opstanding).
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И самудяне [народ пророка Салиха], и ‘адиты [народ пророка Худа] считали ложью [не верили в] «Устрашающий (День)» [День Суда].
Rusça — Osmanov
Самудиты и ʹадиты отрицали Судный день.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(STAMMARNA) Thamud och Aad ville inte tro på det dundrande slaget.