Kalem Suresi 7. Ayet — Elfaz
Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir.
1اِنَّinneşüphesizHarf-i Nasb
2رَبَّكَrabbekeRabbinİsim+Zamirر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyük
3هُوَhuveO'durZamir
4اَعْلَمُeǎ'lemuen iyi bilenİsimع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
5بِمَنْbi menkim(ler)Harf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
6ضَلَّDellesapmıştırMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.
7عَنْǎn-ndanHarf-i Cer
8سَبِيلِهِsebīlihikendi yolu-İsim+Zamirس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep
9وَهُوَve huveve O'durİsti'nafiye Edatı+Zamir
10اَعْلَمُeǎ'lemuen iyi bilenİsimع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
11بِالْمُهْتَدِينَbi l-muhtedīnedoğru yoldadırHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.