(92-93) Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.

وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُكَذِّبِينَ الضَّالِّينَ فَنُزُلٌ مِنْ حَمِيمٍ

ve emmā in kāne mine l-mukeƶƶibīne D-Dāllīne / fe nuzulun min Hamīmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَمَّٓاve emmāama
2اِنْineğer
3كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinise
4مِنَmine-dan
5الْمُكَذِّبِينَl-mukeƶƶibīneك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlayıcılar-
6الضَّالِّينَD-Dāllīneض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.sapık
1فَنُزُلٌfe nuzulunن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.bir ziyafet
2مِنْmin-dan
3حَمِيمٍHamīminح م مIsınmak, sıcak veya çok sıcak olmak, erimek, ateşlenmek, kaynamak (örn. su). Bir arkadaşa/dostuna/sevgi ya da tutku nesnesine sadık kalmak ve sevgi göstermek, birine endişeyle sevgi beslemek veya şefkat göstermek, sadık/yakın arkadaş/akraba. Yahmowm - siyah dağ, yoğun siyah duman, Cehennemin üzerini gölgeleyen örtünün adı.kaynar su-

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ama yalanlayan sapıklardansa.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve ama yalanlayan sapıklardansa.

Adem Uğur

Ama yalanlayıcı sapıklardan ise,

Ahmed Hulusi

Eğer (o can) sapık inançlı (hakikati) yalanlayıcılardansa;

Ahmet Tekin

Eğer ölen, peygamberleri yalanlayanlardan, hak yoldan uzaklaşıp, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederek başlarına buyruk yaşayanlardan ise, ona ziyâfet vardır.

Ahmet Varol

Ama eğer yalanlayan sapıklardan ise;

Ali Bulaç

Ve eğer o, yalanlayan sapıklardan ise,

Ali Fikri Yavuz

Amma ölü o inkâr eden sapıklardan ise,

Ali Rıza Safa

Ama yalanlayan sapkınlar arasındaysa.

Bayraktar Bayraklı

- Eğer o kişi, yalanlayan sapıklardansa, o da kaynar su ile ağırlanır ve onun için cehenneme yaslanış vardır.

Bekir Sadak

Eger, sapik yalancilardan ise,

Celal Yıldırım

(92-93-94) Eğer o (hakkı) yalanlayan sapık şaşkınlardan ise, ona da kaynar sudan bir konukluk ve Cehennem'e yaslanmak vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ama yoldan sapmış inkârcılardan ise;

Diyanet İşleri

(92-93) Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Eğer, sapık yalancılardan ise,

Diyanet Vakfi

Ama yalanlayıcı sapıklardan ise,

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ama yalanlayıcı sapıklardan ise;

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ama o yalanlayan sapıklardan ise,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve amma o tekzib eden sapgınlardan ise

Erhan Aktaş

Ama sapkınlıkta olan yalanlayıcılardan ise,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ama sapkınlıkta olan yalanlayıcılardan ise,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ama sapkınlıkta olan yalanlayıcılardan ise,

Fizilal-il Kuran

Eğer adam sapık bir inkarcı ise,

Gültekin Onan

Ve eğer o, yalanlayan sapıklardan ise,

Hamdi Döndüren

Ancak o, gerçeği yalanlamış olan sapıklardan ise,

Hasan Basri Çantay

Amma eğer tekzibcilerden, sapıklardansa,

Hasib Asutay

Ama yalanlayıcı sapıklardan ise,

Hayrat Neşriyat

(92-94) Ama o (kimse) sapık yalanlayıcılardan ise, artık (ona da) kaynar sudan bir ağırlama ve alevli bir ateşe (Cehenneme) atılmak vardır.

İbni Kesir

Eğer sapık yalanlayıcılardan ise;

Mehmet Okuyan

Sapkınlık yapan, yalanlayanlardan ise ona da kaynar sudan bir ziyafet(!) ve cehenneme yaslanma vardır.

Muhammed Esed

Ama eğer biriniz hakikati yalanlayanlardan ve (böylece) yoldan sapmışlardan olursa,

Mustafa İslamoğlu

Fakat eğer o, yalanlayıp da yoldan sapmışlardan biriyse:

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve fakat eğer tekzîp edenlerden, sapıklardan oldu ise,

Ömer Öngüt

Amma yalanlayıcı sapıklardan ise,

Suat Yıldırım

(92-94) Ama eğer dini yalan sayan sapıklardan ise onun ziyafeti kaynar su, peşinden de cehenneme atılış olacak.

Süleyman Ateş

Ama yalanlayıcı sapıklardan ise;

Süleymaniye Vakfı

Ama eğer yalan söyleyip duran sapkınlardan ise,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama eğer yalancı sapkınlardansa,

Şaban Piriş

Eğer o, yalanlayanlardan ve sapıklardan ise...

Tefhim-ul Kuran

Ve eğer o, yalanlayan sapıklardan ise,

Ümit Şimşek

Ama Allah'ın âyetlerini yalanlayan sapıklardan ise,

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer yalanlayan sapıklardansa;

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yox əgər o, haqqı yalan sayanlardan və doğru yoldan azanlardandırsa,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər (ölən kimsə Allahın ayələrini, möʼcüzələrini) yalan sayanlardan və yoldan azanlardandırsa,

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ist er aber einer der Leugner, der Verirrten,

Almanca — Der Edle Quran

Wenn er aber zu den Leugnern, den Irregehenden gehört,

Almanca — M. A. Rassoul

Wenn er aber zu den Leugnern, Irregegangenen gehört

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn er zu den abirrenden Ableugnenden gehörte,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But if he or she be among those who denied the truth and strayed from the path of righteousness,

Abdul Haleem

but if he is one of those who denied the truth and went astray,

Abdullah Yusuf Ali

And if he be of those who treat (Truth) as Falsehood, who go wrong,

Abul A'la Maududi

And if he is one of those who give the lie (to this Message) and go astray,

Aisha Bewley

And if he is one of the misguided deniers,

Al-Hilali & Khan

But if he (the dying person) be of the denying (of the Resurrection), the erring (away from the Right Path of Islâmic Monotheism),

Ali Quli Qarai

But if he be of the impugners, the astray ones,

Amatul Rahman Omar

But if he belongs to those who deny the truth and are steeped in error,

Arthur John Arberry

But if he be of them that cried lies, and went astray,

Bijan Moeinian

…. and lost ones, then his entertainment will be….

E. Henry Palmer

Or, if he be of those who say it is a lie,- who err!

Edip-Layth

But if he is one of the deniers, the strayers.

George Sale

Or whether he be of those who have rejected the true faith, and gone astray,

Hamid S. Aziz

And if he is one of the rejecters, the erring ones,

Mahmoud Ghali

And as for him who in case he is of the beliers (and) the erring,

Marmaduke Pickthall

But if he is of the rejecters, the erring,

Mohamed Ahmed - Samira

But if he is of the deniers and the errants,

Muhammad Asad

But if one happens to be of those who are wont to call the truth a lie, and [thus] go astray,

Mustafa Khattab

But if such person is one of the misguided deniers,

Progressive Muslims

But if he is one of the deniers, the strayers.

Sahih International

But if he was of the deniers [who were] astray,

Sam Gerrans

And if he be of the denying and the straying:

Shabbir Ahmed

But if he is of the rejecters, the straying,

Syed Vickar Ahamed

And if he be of those who treat (truth) as falsehood, who go wrong,

Taqi Usmani

But if he is one of the deniers, the astray,

The Monotheist Group

But if he is one of the deniers, the strayers.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger ku ew (mirî) ji derewdêrên rêşaşbûyî be…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En als hij behoort tot de dwalende loochenaars,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Of, indien hij tot hen behoort, die het ware geloof (den profeet) verworpen hebben. En afgedwaald zijn.

Hollandaca — Siregar

En als hij tot de dwalende loochenaars behoort.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если он [умерший] (был в жизни) из (числа) считавших ложью (воскрешение в День Суда), (и) заблудших (с верного пути),

Rusça — Osmanov

Если же он будет заблудшим опровергателем [истины],