(86-87) Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!

فَلَوْلَا اِنْ كُنْتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ تَرْجِعُونَهَا اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

fe levlā in kuntum ğayra medīnīne / terciǔnehā in kuntum Sādiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَوْلَاfe levlā
2اِنْineğer
3كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekviniseniz
4غَيْرَğayraغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.
5مَدِينِينَmedīnīneد ي نİtaat/teslimiyet, kulluk/kölelik, din, yüce/yüksek/asil/şanlı rütbe/durum/hal, borç almak/kredi kullanmak, borçlanmak, borç altında olmak, borç yükümlülüğü altında olmak, borç almak/yapmak, borcu geri ödemek/tazmin etmek, onu yönetmek/idare etmek, ona sahip olmak, bir şeye alışmak/adet edinmek, tasdik/onaylama, ölüm (herkesin ödemek zorunda olduğu bir borç olduğu için), belirli bir yasa/kanun, sistem, adet/alışkanlık/iş, bir davranış/hareket tarzı/yolu, geri ödeme/tazminat.cezalandırılmayacak
1تَرْجِعُونَهَاterciǔnehāر ج عgeri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek.onu geri döndürsenize
2اِنْineğer
3كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekviniseniz
4صَادِقِينَSādiḳīneص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğrulardan

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O gırtlağa gelen canı geri çevirin bakalım doğru söylüyorsanız.

Abdulkadir Gölpınarlı

O gırtlağa gelen canı geri çevirin bakalım doğru söylüyorsanız.

Adem Uğur

Onu (canı) geri çevirsenize, şayet iddianızda doğru iseniz!

Ahmed Hulusi

Eğer sözünüzde sadıksanız, onu (ölümü) geri çevirsenize (Sünnetullah yoksa yapın bunu)!

Ahmet Tekin

Eğer diriltilme ve hesaba çekilmenin olmayacağı iddianızda doğru iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirin.

Ahmet Varol

Eğer doğru sözlülerseniz, onu (çıkan canı) geri çevirsenize!

Ali Bulaç

Eğer doğru söylüyorsanız, onu, (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize.

Ali Fikri Yavuz

(Boğaza kadar dayanan) o ruhu, geri çevirin (çıkmasın; ısrar ettiğiniz, öldükten sonra dirilme yok, hesaba çekilme yok) iddianızda doğru iseniz...

Ali Rıza Safa

Onu geri döndürsenize; eğer doğruyu söylüyorsanız?

Bayraktar Bayraklı

- Şayet siz yaptıklarınızın karşılığını görmeyecekseniz, eğer doğru iseniz o çıkmakta olan canı geri çevirsenize.

Bekir Sadak

(86-87) Siz dirilip yaptiklariniza karsilik gormeyeceksiniz ve eger bu sozunuzde samimi iseniz, o cikmak uzere olan cani geri cevirsenize!

Celal Yıldırım

(86-87) Eğer siz hesap ve ceza görmeyecekseniz, haydi iddianızda doğrular iseniz o (çıkmak üzere olan) canı geri çevirin!.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Haydi onu (hayatı) geri döndürün, sözünüzde doğruysanız!

Diyanet İşleri

(86-87) Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!

Diyanet İşleri (eski)

(86-87) Siz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize!

Diyanet Vakfi

Onu (canı) geri çevirsenize, şayet iddianızda doğru iseniz!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onu geri çevirsenize; şayet iddianızda doğru iseniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(86-87) Haydi, eğer dine boyun eğmeyecek, ceza çekmeyecek iseniz, çevirsenize o canı geri, iddianızda doğru iseniz!

Elmalılı Hamdi Yazır

onu giri çevirseniz a! da'vanızda doğru iseniz

Erhan Aktaş

Eğer doğrulardansanız, onu geri çevirmeniz gerekmez mi?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer doğrulardansanız, onu geri çevirmeniz gerekmez mi?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer doğrulardansanız, onu geri çevirmeniz gerekmez mi?

Fizilal-il Kuran

Eğer söylediğiniz doğru ise o çıkmak üzere olan canı geriye döndürsenize!

Gültekin Onan

Eğer doğru söylüyorsanız, onu, (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize.

Hamdi Döndüren

O çıkmakta olan ruhu geri döndürmeniz gerekmez mi? Doğru söylüyorsanız bunu yapın!

Hasan Basri Çantay

Onu (ta boğazınıza gelince cesedinize) geri çevirseniz a! Eğer (iddianızda) saadıklarsanız...

Hasib Asutay

Onu (canı) geri çevirsenize, şâyet iddianızda doğru iseniz.

Hayrat Neşriyat

(86-87) O hâlde, (mâdem ki siz) cezâlandırılmayacak kimseler idi iseniz, (hem iddiânızda) doğru kimseler iseniz, onu (o canı) geri çevirsenize!

İbni Kesir

Onu geri çevirsenize. Şayet sadıklar iseniz.

Mehmet Okuyan

Mademki hesaba çekilmeyeceksiniz, doğruysanız (ölmekte olanı geri) döndürsenize!

Muhammed Esed

o (bitip tükenen hayatı) geri döndürebilir misiniz, eğer iddianızda haklı iseniz?

Mustafa İslamoğlu

(haydi) hayatı ona geri döndürün; tabi ki eğer (inancınızda) sadıksanız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onu (o çıkmak üzere olan canı) geri çevirseniz ya. Eğer siz sâdıklar oldunuz iseniz!

Ömer Öngüt

Onu (çıkmak üzere olan canı) geri çevirsenize! İddiânızda doğru sözlü iseniz.

Suat Yıldırım

İddianızda tutarlı iseniz, çıkmakta olan o rûhu geri döndürsenize!

Süleyman Ateş

(Bu sözünüzde doğru iseniz) o (çıkmakta olan ca)nı geri döndürsenize!

Süleymaniye Vakfı

iddianızda da haklıysanız, çıkmakta olan canı geri çevirin de görelim!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ve iddianızda samimi iseniz o canı geri çevirirsiniz.

Şaban Piriş

Onu geri çeviriniz... Doğru söyleyenlerden iseniz...

Tefhim-ul Kuran

Eğer doğru sözlüler iseniz, onu, (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize.

Ümit Şimşek

Geri çevirin çıkan canı, eğer doğru söylüyorsanız.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer doğru sözlülerseniz, onu geri çevirsenize.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

və doğru danışanlarsınız, onda, o canı geri qaytarın?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və əgər (″öləndən sonra heç bir dirilmə, haqq-hesab yoxdur″ sözünü) doğru deyirsinizsə, bəlkə, (o çıxan canı) geri (bədənə) qaytarasınız?!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

könnt ihr dem Sterbenden etwa die Seele wiedergeben, wenn ihr die Wahrheit sagt?

Almanca — Der Edle Quran

sie zurückbringen, wenn ihr wahrhaftig seid?

Almanca — M. A. Rassoul

Zwingt ihr sie nicht zurück (in den Leib), wenn ihr wahrhaftig seid?

Almanca — Muhammad Zaidan

würdet ihr sie zurückholen, wenn ihr wahrhaftig wäret.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Why then are you unable to restore the soul to the dying if what you claim is true?

Abdul Haleem

do you not restore his soul to him, if what you say is true?

Abdullah Yusuf Ali

Call back the soul, if ye are true (in the claim of independence)?

Abul A'la Maududi

why are you then not able to bring them back to life if you are truthful?

Aisha Bewley

do you not send it back if you are telling the truth?

Al-Hilali & Khan

Bring back the soul (to its body), if you are truthful?

Ali Quli Qarai

[to the Divine dispensation], restore it, should you be truthful?

Amatul Rahman Omar

You do not bring it (- the soul) back (to the body of the dying person), if you are truthful (in your claim of being independent of the supreme authority)?

Arthur John Arberry

do you not bring back his soul, if you speak truly?

Bijan Moeinian

… your claim, then go ahead and restore the soul.

E. Henry Palmer

do ye not send it back, if ye do tell the truth?

Edip-Layth

Then return it, if you are truthful?

George Sale

cause the same to return into the body, if ye speak truth?

Hamid S. Aziz

Force back (the soul), if you are truthful (about your independence)?

Mahmoud Ghali

Make it return, if (ever) you are sincere?

Marmaduke Pickthall

Do ye not force it back, if ye are truthful?

Mohamed Ahmed - Samira

Can you not bring him back? (Answer) if you are truthful

Muhammad Asad

can you not cause that [ebbing life] to return - if what you claim is true?

Mustafa Khattab

bring that soul back, if what you say is true.

Progressive Muslims

Then return it, if you are truthful

Sahih International

Bring it back, if you should be truthful?

Sam Gerrans

You but sent it back, if you be truthful!

Shabbir Ahmed

Make the departing return, if you are men of truth? (Denying the Fact that Allah alone is the Giver of life and death, and man owes his abilities, limited or abundant, to Him).

Syed Vickar Ahamed

Return the soul, if you are truthful, (in your claim of independence)?

Taqi Usmani

bring the soul back, if you are truthful?

The Monotheist Group

Then return it, if you are truthful?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ne la faites-vous pas revenir (cette âme), si vous êtes véridiques?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

De wî ruhî vegerînin wî cesedî; heke (bi rastî) hûn di doza xwe de rastgo ne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

brengen jullie hem dan niet terug, als jullie gelijk hebben?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Die in het lichaam doen terugkeeren, indien gij de waarheid spreekt?

Hollandaca — Siregar

Dan zouden jullie haar (de ziel) terugbrengen, als jullie waarachtig geweest waren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

не вернуть ее [душу] обратно (в тело), если вы говорите правду!

Rusça — Osmanov

не вернете [умирающему] жизнь, если вы правдивы [в своих утверждениях]?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

kallar ni inte tillbaka (hans själ), om det som ni har sagt är sant