(36-37) Yoksa, Musa'nın ve Allah'ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim'in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi?
اَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِي صُحُفِ مُوسٰى وَاِبْرٰهِيمَ الَّذِي وَفّٰى
em lem yunebbe' bimā fī SuHufi mūsā / ve ibrāhīme elleƶī veffā
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | اَمْ | em | yoksa | |
| 2 | لَمْ | lem | — | |
| 3 | يُنَبَّأْ | yunebbe' | ن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamber | haber verilmedi mi? |
| 4 | بِمَا | bimā | bulunan | |
| 5 | فِي | fī | — | |
| 6 | صُحُفِ | SuHufi | ص ح فYazmak veya okumak, kazmak. Sahfatun (çoğulu sihaaf) - çukur, büyük tabak. Sahiifa - yeryüzü yüzeyi. Sahiifatun (çoğulu suhuf) - kitap yığını. | sahifelerinde |
| 7 | مُوسٰى | mūsā | موسى | Musa'nın |
| 1 | وَاِبْرٰهِيمَ | ve ibrāhīme | وابرهيم | ve İbrahim'in |
| 2 | الَّذِي | elleƶī | ki | |
| 3 | وَفّٰى | veffā | و ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm. | çok vefalıdır |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve İbrâhîm'in sahîfelerindeki, o İbrahîm ki ahdine iyiden iyiye vefâ etmişti.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve İbrâhîmʼin sahîfelerindeki, o İbrahîm ki ahdine iyiden iyiye vefâ etmişti.
Adem Uğur
Ve ahdine vefa gösteren İbrahim'in (sahifelerinde bulunan şu gerçekler):
Ahmed Hulusi
O çok vefalı İbrahim (-in sayfalarında olanlar)?
Ahmet Tekin
Ahdine vefa gösteren İbrâhim’in sahifelerinde yazılı olanlar da mı kendisine haber verilerek uyarılmadı?
Ahmet Varol
Ve çok vefakâr İbrahim'in (sahifelerinde olan):
Ali Bulaç
Ve vefa eden İbrahim'in (sahifelerinde) olan...
Ali Fikri Yavuz
Ve çok vefakâr İbrahim’inki ile:
Ali Rıza Safa
Ya sözünde duran İbrahim'in?
Bayraktar Bayraklı
Sözünü tam olarak yerine getiren İbrahim'in sayfalarındaki şu bilgiler de mi?
Bekir Sadak
(36-37) Yoksa Musa'nin ve sozunu yerine getiren Ibrahim'in kitablarinda olanlar kendisine bildirilmedi mi ki?
Celal Yıldırım
(36-37) Yoksa Musa'nın ve ahde vefa eden İbrahim'in sahifelerindeki hususlar ona bildirilmedi mi ?
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(36-37) Yoksa Mûsâ’nın ve ahde vefa örneği İbrâhim’in sahifelerinde bulunan şu hususlardan haberi yok mu?
Diyanet İşleri
(36-37) Yoksa, Musa'nın ve Allah'ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim'in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi?
Diyanet İşleri (eski)
(36-37) Yoksa Musa'nın ve sözünü yerine getiren İbrahim'in kitablarında olanlar kendisine bildirilmedi mi ki?
Diyanet Vakfi
(36-37) Yoksa, Musa'nın ve ahdine vefa gösteren İbrahim'in sahifelerinde yazılı olanlar kendisine haber verilmedi mi?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ve çok vefakâr olan İbrahim'in sahifelerindekiler?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve çok vefakar olan İbrahim'inkindeki?
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve çok vefakar olan İbrahim'inkindeki
Erhan Aktaş
Ve de çok vefalı İbrahim'in.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve de çok vefalı İbrahim'ın.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve de çok vefalı İbrahim'in.
Fizilal-il Kuran
Ve görevini titizlikle yerine getiren İbrahim'e inmiş olan kutsal sayfaların içeriğinden haberdar olmadı mı?
Gültekin Onan
Ve vefa eden İbrahim'in (sahifelerinde) olan...
Hamdi Döndüren
Ve ahde vefa gösteren İbrahim’in sahifelerinde yazılan (şu gerçekler):
Hasan Basri Çantay
(36-37) Yoksa Musanın ve (Allahdan aldığı emri) vazifesini tastamam ifa eden Ibrahimin sahifelerinde olan (şun) lardan haberdar mı edilmedi?
Hasib Asutay
Ve çok vefalı İbrahim'in (sahifelerinde) olan.
Hayrat Neşriyat
(36-37) Yoksa Mûsâ’nın ve (ahdine) vefâ gösteren İbrâhîm’in suhûf’unda (onlara indirdiğimiz sahîfelerde, yazılı) olanlar (ona) bildirilmedi mi?
İbni Kesir
Ve sözünü yerine getiren İbrahim'inkinde de.
Mehmet Okuyan
Yoksa Musa’nın ve çok vefalı İbrahim’in sahifelerinde bulunan(lar, ona) bildirilmedi mi?
Muhammed Esed
ve her türlü güvene layık olan İbrahim'e;
Mustafa İslamoğlu
Dahası (aynı şeylerin) vefa sahibi İbrahim'e de (geldiği):
Ömer Nasuhi Bilmen
(36-38) Yoksa Mûsa'nın sahifelerinde olan şeyden haber verilmedi mi? Ve memur olduğu şeyi bihakkın itmam etmiş olan İbrahim'in sahifelerindeki de kendisine haber verilmedi mi? Hakikaten hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez.
Ömer Öngüt
Ve vazifesini tamamen ifa eden İbrahim'inkinde olanlar?
Suat Yıldırım
(36-44) Yoksa o Mûsâ’nın ve o çok vefalı İbrâhim’in sahifelerinde bulunan şu kesin gerçekler hakkında bilgi edinmedi mi ki: Hiçbir kimse başkasının günah yükünü çekemez. İnsan, emek ve gayretinin neticesinden başka şey elde edemez. Bu gayretinin semeresi de ileride ortaya çıkacaktır. Emeğinin karşılığı kendisine tam tamına ödenecektir. Elbette son durak, Rabbinin huzuru olacaktır. O’dur güldüren ve ağlatan; O’dur öldüren ve yaşatan.
Süleyman Ateş
Ve çok vefalı İbrahim'in (sahifelerinde bulunan şu gerçekler):
Süleymaniye Vakfı
görevini tam yapan İbrahim'in sayfalarında da olanlar!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sözünün eri İbrahim'i de mi anlatmamışlar?
Şaban Piriş
Ya vefakar İbrahim'in?..
Tefhim-ul Kuran
Ve vefa eden İbrahim'in (sahifelerinde) olan da.
Ümit Şimşek
Ya çok vefalı İbrahim'in sayfalarında olanlar?
Yaşar Nuri Öztürk
Ve o çok vefalı İbrahim'in sayfalarındakiler...
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Məgər vəfalı olan İbrahimin səhifələrində olanlar barədə ona bildirilmədi?
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Və (əhdə) çox vəfalı olan (Allahın qarşısındakı borcunu layiqincə ödəyən) İbrahimin (sühüfündəkilər bildirilmədi?!)
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
und von Abraham steht, der allem genau nachging, wozu er verpflichtet war?
Almanca — Der Edle Quran
und Ibrahims, der (seine Pflichten) erfüllte?
Almanca — M. A. Rassoul
und Abrahams, der (die Gebote) erfüllte?
Almanca — Muhammad Zaidan
sowie von Ibrahim, der (das ihm Gebotene) einhielt?!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And of Ibrahim (Abraham) whose vows pledged to Allah, he faithfully fulfilled?
Abdul Haleem
and of Abraham, who fulfilled his duty:
Abdullah Yusuf Ali
And of Abraham who fulfilled his engagements?-
Abul A'la Maududi
and of Abraham, who lived up to the trust?
Aisha Bewley
and of Ibrahim, who paid his dues in full:
Al-Hilali & Khan
And of Ibrâhîm (Abraham) who fulfilled (or conveyed) all that (Allâh ordered him to do or convey):
Ali Quli Qarai
and of Abraham, who fulfilled [his summons]:
Amatul Rahman Omar
And (those of) Abraham who thoroughly and faithfully fulfilled (the commandments of his Lord).
Arthur John Arberry
and Abraham, he who paid his debt in full?
Bijan Moeinian
Has such a person not heard about what is mentioned in the book sent down to Abraham?
E. Henry Palmer
and Abraham who fulfilled his word?-
Edip-Layth
Of Abraham who fulfilled?
George Sale
and of Abraham who faithfully performed his engagements?
Hamid S. Aziz
And of Abraham who fulfilled (the commandments or duties):
Mahmoud Ghali
And Ibrahîm, (Abraham) who constantly fulfilled the Message:
Marmaduke Pickthall
And Abraham who paid his debt:
Mohamed Ahmed - Samira
And of Abraham who fulfilled his trust? --
Muhammad Asad
and of Abraham, who to his trust was true:
Mustafa Khattab
and ˹that of˺ Abraham, who ˹perfectly˺ fulfilled ˹his covenant˺?
Progressive Muslims
And of Abraham who fulfilled
Sahih International
And [of] Abraham, who fulfilled [his obligations] -
Sam Gerrans
And of Abraham who discharged in full[...]:
Shabbir Ahmed
And of Abraham who fulfilled his obligations.
Syed Vickar Ahamed
And of Ibrahim (Abraham) who filled his promises?
Taqi Usmani
and of Ibrāhīm who fulfilled (his duties)?
The Monotheist Group
And of Abraham who fulfilled?
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et celles dʹAbraham qui a tenu parfaitement (sa promesse de transmettre)
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Hem (ji ya ku di suhûfên) Îbrahîmê wefadar de (hatiye nivîsîn) jî?
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en Ibrahiem die (zijn plicht) vervulde?
Hollandaca — Salomo Keyzer
En van Abraham, die zijn verbintenissen godvruchtig volbracht?
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и (пророка) Ибрахима, который полностью выполнил (то, что повелел ему Аллах):
Rusça — Osmanov
и Ибрахима, который был верен заповеди,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
eller hört om Abraham, som troget fullgjorde (allt vad Gud befallde honom)?