Onlara ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri ancak, "Doğru söyleyenler iseniz babalarımızı getirin" demek oldu.

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ مَا كَانَ حُجَّتَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتُوا بِاٰبَٓائِنَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

ve iƶā tutlā ǎleyhim āyātunā beyyinātin mā kāne Huccetehum illā en ḳālū 'tū bi ābāinā in kuntum Sādiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāve zaman
2تُتْلٰىtutlāت ل وTakip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek.okunduğu
3عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
4اٰيَاتُنَاāyātunāا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimiz
5بَيِّنَاتٍbeyyinātinب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçık açık
6مَا
7كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmamıştır
8حُجَّتَهُمْHuccetehumح ج جDelil getirmek, kanıt göstermek, tartışmak, münazara etmek, yönelmek, ziyaret etmek, hac yapmak, kastetmek, amaçlamak, niyetlenmekbir delilleri
9اِلَّٓاillābaşka
10اَنْen
11قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemelerinden
12ائْتُوا'tūا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgetirin
13بِاٰبَٓائِنَٓاbi ābāināا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekbabalarımızı
14اِنْineğer
15كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekviniseniz
16صَادِقِينَSādiḳīneص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğrular(dan)

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlara apaçık âyetlerimiz okununca kesin delilleri, ancak doğru söylüyorsanız getirin atalarımızı bize demelerinden ibârettir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onlara apaçık âyetlerimiz okununca kesin delilleri, ancak doğru söylüyorsanız getirin atalarımızı bize demelerinden ibârettir.

Adem Uğur

Onlara açıkça âyetlerimiz okunduğu zaman: Doğru sözlü iseniz atalarımızı getirin, demelerinden başka delilleri yoktur.

Ahmed Hulusi

Karşılarında işaretlerimiz apaçık bildirildiğinde: "Eğer sözünüzde sadıksanız hadi getirin atalarımızı" demekten başka söyleyecek sözleri yoktur.

Ahmet Tekin

Kendilerine âyetlerimiz açıkça okunduğu zaman: 'Eğer sözünüzde doğru iseniz, atalarımızı diriltip getirin' demelerinden başka delil diye ileri sürebilecekleri bir şeyleri yok.

Ahmet Varol

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda (ortaya sürdükleri) delilleri: 'Eğer doğru sözlüler iseniz atalarımızı getirin' demelerinden başka bir şey değildir.

Ali Bulaç

Onlara açık belgeler olarak ayetlerimiz okunduğu zaman, onların (sözde) delilleri: "Eğer doğru sözlüler iseniz, atalarımızı (diriltip) getirin" demekten başkası değildir.

Ali Fikri Yavuz

Kendilerine açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman, delilleri ancak şunu demekten ibaret olmuştur: “- Haydi, babalarımızı getirin, (eğer öldükten sonra dirilme var sözünde) doğru iseniz.”

Ali Rıza Safa

Zaten ayetlerimiz onlara açık kanıtlarla okunduğunda; "Atalarımızı getirin; eğer doğruyu söylüyorsanız?" demekten başka, uydurma bir gerekçeleri de yoktur.

Bayraktar Bayraklı

Ayetlerimiz kendilerine açık açık okunduğu zaman, onların, "Eğer doğru söylüyorsanız, babalarımızı geri getiriniz" demekten başka delilleri yoktur.

Bekir Sadak

Ayetlerimiz onlara acikca okundugu zaman, delilleri yalnizca: «Dogru sozlu iseniz babalarimizi getirin bakalim» demek olur.

Celal Yıldırım

Âyetlerimiz onlara karşı açık-seçik okununca, ileri sürdükleri tek delilleri şöyle demeleri olur . «Eğer doğrulardan iseniz haydi babalarımızı (geri) getirin.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğunda, “Doğru söylüyorsanız atalarımızı geri getirin” demekten başka bir delil ileri süremiyorlar.

Diyanet İşleri

Onlara ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri ancak, "Doğru söyleyenler iseniz babalarımızı getirin" demek oldu.

Diyanet İşleri (eski)

Ayetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman, delilleri yalnızca: 'Doğru sözlü iseniz babalarımızı getirin bakalım' demek olur.

Diyanet Vakfi

Onlara açıkça âyetlerimiz okunduğu zaman: Doğru sözlü iseniz atalarımızı getirin, demelerinden başka delilleri yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kendilerine âyetlerimiz açıkça okunduğu zaman; «Eğer sözünüzde doğru iseniz atalarımızı diriltip getirin.» demekten başka söylenecek hiçbir delil yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Karşılarında ayetlerimiz açık açık deliller halinde okunurken: "(sözünüzde) doğru iseniz, haydi babalarımızı getirin!" demekten başka tutunacakları (bir delil) yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Karşılarında açık açık beyyineler halinde ayetlerimiz okunurken şöyle demekten başka bir tutunacakları yoktur: haydi babalarımızı getirin doğru iseniz!

Erhan Aktaş

Onlara, ayetlerimiz açık ve kanıtlayıcı olarak okunduğu zaman da hüccetleri, "Eğer doğru söylüyorsanız, atalarımızı geri getirin." demekten başka bir şey olmadı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, ayetlerimiz açık ve kanıtlayıcı olarak okunduğu zaman da hüccetleri, "Eğer doğru söylüyorsanız, atalarımızı geri getirin." demekten başka bir şey olmadı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, ayetlerimiz açık ve kanıtlayıcı olarak okunduğu zaman da, hüccetleri, "Eğer doğru söylüyorsanız, atalarımızı geri getirin." demekten başka bir şey olmadı.

Fizilal-il Kuran

Ayetlerimiz onlara açık açık okunduğu zaman delilleri yalnızca: «Doğru sözlü iseniz babalarımızı getirin bakalım!» demek olur.

Gültekin Onan

Onlara açık belgeler olarak ayetlerimiz okunduğu zaman, onların (sözde) delilleri: "Eğer doğru sözlüler iseniz, atalarımızı (diriltip) getirin" demekten başkası değildir.

Hamdi Döndüren

Onlara açıkça âyetlerimiz okunduğu zaman, “Eğer söyledikleriniz doğru ise, bize atalarımızı getirin!” demelerinden başka kanıtları yoktur.

Hasan Basri Çantay

Karşılarında açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman onların "Eğer (iddianızda) doğrucular iseniz (ölmüş) atalarımızı (diriltib) getirin" demelerinden başka tutanakları yokdur.

Hasib Asutay

Onlara açıkça âyetlerimiz okunduğu zaman, 'Doğru sözlü iseniz atalarımızı getirin ' demelerinden başka delilleri yoktur.

Hayrat Neşriyat

Ve kendilerine âyetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman: 'Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, atalarımızı (geri) getirin!' demekten başka bir delilleri olmamıştır.

İbni Kesir

Ayetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman; doğru sözlüler iseniz, babalarımızı getirin bakalım, demekten başka bir huccetleri yoktur.

Mehmet Okuyan

Onlara ayetlerimiz açıkça tilavet edildiğinde (okunup aktarıldığında) “Doğruysanız atalarımızı getirin (de görelim)!” demelerinden başka delilleri yoktur.

Muhammed Esed

Ve (böylece,) ne zaman mesajlarımız bütün açıklığıyla onlara tebliğ edildiyse tek cevapları şu olmuştur: "Atalarımızı (şahit olarak) getirin, eğer iddianızda haklı iseniz!"

Mustafa İslamoğlu

Ve ne zaman ayetlerimiz bütün açıklığıyla önlerine konulsa, tek cevapları şöyle olur: "Eğer doğru söylüyorsanız atalarımızı getirin!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kendilerine karşı âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman onların delilleri, «Eğer doğru sözlüler oldu iseniz atalarımızı getirin» demekten başka değildir.

Ömer Öngüt

Âyetlerimiz onlara açık açık okunduğu zaman: "Doğru sözlü iseniz atalarımızı geri getirin. " demelerinden başka delilleri yoktur.

Suat Yıldırım

Kendilerine iman esaslarına ve bu arada âhirete dair âyetlerimiz açık açık okunduğunda, onların ileri sürdükleri tek iddia: "Eğer siz bu inancınızda tutarlı iseniz, gelip geçmiş atalarımızı diriltin de önümüze getirin" demekten başka bir şey olmaz.

Süleyman Ateş

Onlara açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman: "Doğru iseniz, babalarımızı getirin" demelerinden başka bir delilleri olmamıştır.

Süleymaniye Vakfı

Onlara apaçık ayetlerimiz, bağlantılarıyla birlikte okununca "Doğru söylüyorsanız atalarımızı bize getirin!" demekten başka karşı delilleri olmadı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara birbirini açıklayan ayetlerimiz okununca tek dayanakları şu sözleridir: "Haklıysanız babalarımızı alın da getirin."

Şaban Piriş

Apaçık ayetlerimiz kendilerine okunduğu zaman: -Doğru söylüyorsanız babalarınızı getirin, demekten başka onların bir delilleri yoktur.

Tefhim-ul Kuran

Onlara açık belgeler olarak ayetlerimiz okunduğu zaman, onların (sözde savunma) delilleri: «Eğer doğru sözlüler iseniz, atalarımızı (diriltip) getirin» demekten başkası değildir.

Ümit Şimşek

Kendilerine apaçık âyetlerimiz okunduğunda ise bütün iddiaları, 'Doğru söylüyorsanız atalarımızı getirin' demekten ibarettir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ayetlerimiz, karşılarında açık seçik mesajlar halinde okunduğunda, delilleri sadece şöyle demek olmuştur: "Doğru sözlüler iseniz atalarımızı getirin."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bizim aydın ayələrimiz onlara oxunduğu zaman onların dəlili: “Əgər doğru deyirsinizsə, atalarımızı dirildib gətirin!”– deməkdən başqa bir şey deyildir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Qiyamətə dair) ayələrimiz onlara açıq-aşkar oxunduğu (söyləndiyi) zaman onların dəlili: ″Əgər doğru deyirsinizsə, (vəfat etmiş) atalarımızı (dirildib) gətirin görək!″ – deməkdən başqa bir şey deyildir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn ihnen unsere eindeutigen Verse vorgetragen werden, bringen sie als Gegenargument nur vor, daß sie sagen: ʺBringt unsere verstorbenen Väter her, wenn ihr die Wahrheit sagt!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn ihnen Unsere Zeichen als klare Beweise verlesen werden, ist ihre Beweisgrundlage nur, daß sie sagen: ʺBringt unsere Väter herbei, wenn ihr wahrhaftig seid.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn ihnen Unsere deutlichen Verse verlesen werden, so wenden sie lediglich ein: ʺBringt unsere Väter (zurück), wenn ihr wahrhaftig seid.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn ihnen Unsere Ayat als Deutliche vorgetragen werden, es war ihre Argumentation nichts außer, daß sie sagten: ʺBringt unsere Ahnen herbei, solltet ihr wahrhaftig sein!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when Our clear and evident revelations are recited to them indicating Our Omnipotence to effect Resurrection, the only reason they bring in support of their notion existing only in thought is the same argument they always advance, thus: "Bring Our fathers back to life, if indeed what you claim be true. "

Abdul Haleem

when Our clear revelations are recited to them, is to say, ‘Bring back our forefathers if what you say is true.’

Abdullah Yusuf Ali

And when Our Clear Signs are rehearsed to them their argument is nothing but this: They say, "Bring (back) our forefathers, if what ye say is true!"

Abul A'la Maududi

And when Our Clear Signs are rehearsed to them, their only contention is: "Bring back to us our fathers if you are truthful."

Aisha Bewley

When Our Clear Signs are recited to them their only argument is to say, ‘Bring us our fathers if you are telling the truth. ’

Al-Hilali & Khan

And when Our Clear Verses are recited to them, their argument is no other than that they say: "Bring back our (dead) fathers, if you are truthful!"

Ali Quli Qarai

And when Our manifest signs are recited to them, their only argument is to say, ‘Bring our fathers back [to life], should you be truthful. ’

Amatul Rahman Omar

And when Our clear messages are recited to them their only contention is that they say, `Bring back our forefathers (alive) if you are true (in your belief in the life after death). '

Arthur John Arberry

And when Our signs are recited to them, clear signs, their only argument is that they say, 'Bring us our fathers, if you speak truly. '

Bijan Moeinian

When MY clear Revelations are recited to them, their only response is: "Bring our forefathers back to life, if you are truthful. "

E. Henry Palmer

And when our signs are rehearsed to them with evidences their only argument is to say, 'Bring our fathers, if ye speak the truth. '

Edip-Layth

When Our clear signs are recited to them, their only argument is to say, "Then bring back our forefathers, if you are truthful."

George Sale

And when our evident signs are rehearsed unto them, their argument which they offer against the same, is no other than that they say, bring to life our fathers who have been dead; if ye speak truth.

Hamid S. Aziz

And when Our clear revelations are recited to them, their argument is no other than that they say, "Bring our fathers back if you are truthful. "

Mahmoud Ghali

And when Our ayat (Verses, signs) are recited to them, supremely evident (signs), in no way do they have any argument excepting that they say, "Come up with (i. e., bring) our fathers, in case you are sincere."

Marmaduke Pickthall

And when Our clear revelations are recited unto them their only argument is that they say: Bring (back) our fathers. then, if ye are truthful.

Mohamed Ahmed - Samira

When Our clear revelations are recited to them, their only argument is to say: "Bring our ancestors back, if what you say is true. "

Muhammad Asad

And [so, ] whenever Our messages are conveyed to them in all their clarity, their only argument is this: "Bring forth our fore­fathers [as witnesses], if what you claim is true!"

Mustafa Khattab

And whenever Our clear revelations are recited to them, their only argument is to say: "Bring our forefathers back, if what you say is true!"

Progressive Muslims

And when Our clear revelations are recited to them, their only argument is to Say: "Then bring back our forefathers, if you are truthful. "

Sahih International

And when Our verses are recited to them as clear evidences, their argument is only that they say, "Bring [back] our forefathers, if you should be truthful. "

Sam Gerrans

And when Our proofs are recited to them as clear signs, their argument is only that they say: “Bring us our fathers, if you be truthful.”

Shabbir Ahmed

And when Our Revelations are conveyed to them in all clarity, their only argument is this, "Bring back our forefathers if you are truthful. "

Syed Vickar Ahamed

And when Our Clear Signs are recited to them, their reasoning is nothing but this: They say: "Bring (back) our dead forefathers, if what you say is true!"

Taqi Usmani

When Our verses are recited to them in all their clarity, their argument is none but that they say, "Bring our fathers, if you are truthful."

The Monotheist Group

And when Our clear revelations are recited to them, their only argument is to say: "Then bring back our forefathers, if you are truthful."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand on leur récite Nos versets bien clairs, leur seul argument est de dire: ʺFaites revenir nos ancêtres si vous êtes véridiquesʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema ayetên me yên ronkar ji wan re tên xwendin, ji bilî ku bibêjin “Eger hûn rastbêj in de ka bav û bapîrên me sax bikin” pê ve tu mehneya wan tune ye.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer Onze duidelijke tekenen aan hen worden voorgelezen, dan is hun argument slechts dat zij zeggen: ʺBrengt onze vaderen, als jullie gelijk hebben.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En als hun onze duidelijke teekenen worden herinnerd, kunnen zij geen ander bewijsmiddel daartegen aanvoeren, dan dat zij zeggen: Breng onze vaders, die dood zijn, tot het leven terug, indien gij de waarheid spreekt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда читаются им [многобожникам] Наши знамения [аяты Корана] (будучи) ясными (в изложении) [имеющие очевидный смысл], то не бывает у них иного довода, кроме того, что они говорят (пророку Мухаммаду и верующим): «Приведите [оживите] наших (умерших) отцов [предков], если вы правдивы (в том, что говорите)!»

Rusça — Osmanov

Когда им возвещают Наши ясные аяты, они приводят лишь один-единственный довод: ʺПоднимите [из могил] наших отцов, если правда то, что вы утверждаетеʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och när någon läser Våra klara budskap högt för dem, kan de inte finna på något annat att säga än: ʺLåt då våra förfäder stiga fram, om det ni säger är sant.ʺ