Zuhruf Suresi 40. Ayet — Elfaz
Sağırlara sen mi duyuracaksın; yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?
1اَفَاَنْتَe fe entesen mi?Soru Eki+Zaid Harf+Zamir
2تُسْمِعُtusmiǔişittireceksinMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak
3الصُّمَّS-SummesağıraMarife (Belirlilik Takısı)+İsimص م مsağır olmak, bir şişeyi tıkamak, bir kapağı kapatmak, (kulak deliğinin) tıkanmış olması
4اَوْevyahutBağlaç
5تَهْدِيtehdīyola ileteceksinMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatabه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.
7وَمَنْve menve kimseyiBağlaç+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
8كَانَkāneolanMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
9فِيfīHarf-i Cer
11مُبِينٍmubīninapaçıkİsimب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübin