Saffat Suresi 56. Ayet — Elfaz
Ona şöyle der: "Allah'a andolsun, neredeyse beni de helak edecektin."
1قَالَḳāledediMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2تَاللّٰهِtāllahitallahiHarf-i Cer+Özel İsim
3اِنْinŞart Edatı
4كِدْتَkidtesen az dahaMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Muhatabك و دneredeyse, az daha (?)
5لَتُرْدِينِle turdīnibeni de alçaltacaktınLam-ı Te'kid+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibe · İf'âl Bâbıر د يYok olmak, düşmek, derin bir çukura veya boşluğa yuvarlanmak, kırmak, vurmak, bir şeyi aşmak, kırmak için dövmek, kandırmak, yok etmek, uzaklaşmak. Arda (fiil 4) - yok etmek/harap etmek. Tradda - düşmek. Mutarddiyatun - düşen, düşerek öldürülen.