Saffat Suresi 32. Ayet — Elfaz
"Evet, biz sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimselerdik."
1فَاَغْوَيْنَاكُمْfe eğveynākumsizi azdırdıkİsti'nafiye Edatı+Mazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · İf'âl Bâbıغ و يHata yapmak, sapmak veya yolunu kaybetmek, dikkatsiz, ihmalkar, dalgın, kasıtsız, düşüncesiz, umursamaz, unutkan; yanıltılmak/baştan çıkarılmak, hayal kırıklığına uğramak, karanlıkta yolculuk etmek, orada uzağa gitmek; karanlık, yoğun siyah, en koyu siyah; gençliğin ilk dönemi veya hali; karın
2اِنَّاinnāçünkü bizHarf-i Nasb+Zamir
3كُنَّاkunnākendimizMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
4غَاوِينَğāvīneazmıştıkİsimغ و يHata yapmak, sapmak veya yolunu kaybetmek, dikkatsiz, ihmalkar, dalgın, kasıtsız, düşüncesiz, umursamaz, unutkan; yanıltılmak/baştan çıkarılmak, hayal kırıklığına uğramak, karanlıkta yolculuk etmek, orada uzağa gitmek; karanlık, yoğun siyah, en koyu siyah; gençliğin ilk dönemi veya hali; karın