Sonradan gelenler arasında onlara güzel birer ad bıraktık.

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِي الْاٰخِرِينَ

ve teraknā ǎleyhimā fī l-āḣirīne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ikisine de, sonradan gelenler arasında iyi bir ad, san verdik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve ikisine de, sonradan gelenler arasında iyi bir ad, san verdik.

Adem Uğur

Sonra gelenler içinde, namlarına şunu bıraktık.

Ahmed Hulusi

Sonrakiler içinde, Onların anılmasını sağladık.

Ahmet Tekin

Onun hayatından sonraki nesillerde, devam eden güzel gelenekler, övgülerle dolu hâtıralar bıraktık.

Ahmet Varol

Sonra gelenler arasında onlar için (iyi bir ün) bıraktık.

Ali Bulaç

Sonra gelenler arasında da ikisine (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.

Ali Fikri Yavuz

Sonradan gelenler içinde onlara güzel bir yâd bıraktık.

Ali Rıza Safa

Ve sonrakiler arasında, Ona bıraktık.

Bayraktar Bayraklı

Sonra gelenler içinde onlara iyi bir ün bıraktık.

Bekir Sadak

(119-12) 0 Sonra gelenler icinde «Musa ve Harun'a selam olsun» diye iyi birer un biraktik.

Celal Yıldırım

Sonrakiler arasında ikisini (ikisinin şerefli ismini) bıraktık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(119-120) Ve onların hakkında, “Mûsâ ve Hârûn’a selâm olsun!” ifadesini sonradan gelen nesiller arasında devam ettirdik.

Diyanet İşleri

Sonradan gelenler arasında onlara güzel birer ad bıraktık.

Diyanet İşleri (eski)

(119-120) Sonra gelenler içinde 'Musa ve Harun'a selam olsun' diye iyi birer ün bıraktık.

Diyanet Vakfi

(119-120) Sonra gelenler içinde, Musa ve Harun'a selam olsun, diye (iyi bir nam) bıraktık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sonrakiler içinde onlara iyi bir nam bıraktık:

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonrakiler içinde namlarına şunu bıraktık:

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonrakiler içinde de namlarına şunu bıraktık

Erhan Aktaş

Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.

Fizilal-il Kuran

Sonra gelenler arasında onlara iyi bir ün bıraktık.

Gültekin Onan

Sonra gelenler arasında da ikisine (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.

Hamdi Döndüren

Sonra gelenler arasında da, onlara iyi bir ün bıraktık.

Hasan Basri Çantay

Sonra gelen (peygamberler ve ümmet) ler arasında da onlara (iyi bir nam) bırakdık.

Hasib Asutay

Sonra gelenler arasında onlara (iyi bir ün) bıraktık.

Hayrat Neşriyat

Sonraki (ümmet)ler içinde o ikisine de (iyi bir nâm) bıraktık.

İbni Kesir

Sonrakiler arasında; ikisini de bıraktık.

Mehmet Okuyan

Sonrakiler arasında o ikisine (iyi bir ün) bırakmıştık.

Muhammed Esed

ve sonraki kuşaklar arasında yaşayıp anılmalarını sağladık:

Mustafa İslamoğlu

Nihayet geriden gelen herkesin zihninde o ikisine ilişkin (örnek) bir hatıra bıraktık:

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve sonrakiler arasında da onlar için güzel bir sena bıraktık.

Ömer Öngüt

Ve sonra gelenler arasında onlara iyi bir nam bıraktık.

Suat Yıldırım

Sonraki nesiller içinde onlara da iyi bir nam bıraktık.

Süleyman Ateş

Ve sonra gelenler arasında onlara (iyi bir ün) bıraktık.

Süleymaniye Vakfı

İkisinin de namını sonradan gelenler içinde sürdürdük.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Arkadan gelenlerce o ikisi, bu halleriyle anıldılar.

Şaban Piriş

(119-120) Daha sonrakiler arasında onlar için: -Musa ve Harun'a selam! mirası bıraktık.

Tefhim-ul Kuran

Sonra gelenler arasında da ikisine (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.

Ümit Şimşek

Ve arkadan gelenlerde onlara iyi bir nam bıraktık.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonradan gelenler içinde, her ikisini hatırlatan bir şey bıraktık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sonradan gələnlər arasında hər ikisinə gözəl xatirə qoyduq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sonradan gələnlər içərisində onların hər ikisi üçün (yaxşı ad, gözəl xatirə) qoyduq.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wir lassen die späteren Generationen (bis zum Jüngsten Tag) ihrer ehrend gedenken.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir bewahrten ihren Namen unter den künftigen Geschlechtern.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR ließen über beide (Lob) bei den Letzten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We praised their names to fame that they be honoured by those to come of future and later generations.

Abdul Haleem

We let them be praised by succeeding generations:

Abdullah Yusuf Ali

And We left (this blessing) for them among generations (to come) in later times:

Abul A'la Maududi

and preserved for them a good name among posterity.

Aisha Bewley

and left the later people saying of them,

Al-Hilali & Khan

And We left for them (a goodly remembrance) among the later generations.

Ali Quli Qarai

and left for them a good name in posterity.

Amatul Rahman Omar

And We left behind both of them (a blessed salutation) among the generations to come.

Arthur John Arberry

and left for them among the later folk

Bijan Moeinian

Praise is for them both for generations to come.

E. Henry Palmer

and we left for them amongst posterity,

Edip-Layth

We kept their history for those who came later.

George Sale

And We left the following salutation to be bestowed on them by the latest posterity,

Hamid S. Aziz

And We perpetuated to them among the later generations,

Mahmoud Ghali

And We have left for them both among the later (generations),

Marmaduke Pickthall

And We left for them among the later folk (the salutation):

Mohamed Ahmed - Samira

And left (their remembrance) for posterity.

Muhammad Asad

and left them thus to be remem­bered among later generations:

Mustafa Khattab

And We blessed them ˹with honourable mention˺ among later generations:

Progressive Muslims

And We kept their history for those who came later.

Sahih International

And We left for them [favorable mention] among later generations:

Sam Gerrans

And We left for them among those who came later:

Shabbir Ahmed

And We left for them remembrance among the later generations.

Syed Vickar Ahamed

And We left for them (this blessing) in the generations to follow in later times:

Taqi Usmani

And We left for them (a word of praise) among the later people,

The Monotheist Group

And We kept their history for those who came later.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Nous perpétuâmes leur renom dans la postérité:

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me di nav yên ku di pişt wan tên de, navê wan bi qencî hêla.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij lieten voor hen een goede naam bij het nageslacht na.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij lieten de volgende groete door de verste nakomelingschap voor hen bewaren;

Hollandaca — Siregar

En Wij maakten voor hen (hun goede naam) blijvend onder de lateren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И оставили Мы (добрую молву) над ними обоими [над пророками Мусой и Харуном] среди последних [среди тех общин, которые будут после них]:

Rusça — Osmanov

И Мы велели последующим поколениям [возглашать] о них:

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och Vi lät deras minne bevaras av senare släkten