Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri o şeye ancak "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.

اِنَّمَٓا اَمْرُهُٓ اِذَٓا اَرَادَ شَيْـًٔا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ

innemā emruhu iƶā erāde şey'en en yeḳūle lehu kun fe yekūnu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّمَٓاinnemāşüphesiz
2اَمْرُهُٓemruhuا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakO'nun işi
3اِذَٓاiƶāzaman
4اَرَادَerādeر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).istediği
5شَيْـًٔاşey'enش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişbir şeyi
6اَنْen
7يَقُولَyeḳūleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemesidir
8لَهُlehuona sadece
9كُنْkunك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinol!
10فَيَكُونُfe yekūnuك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinhemen oluverir

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Emri, bir şeyin yaratılmasına taalluk eder, birşeyi yaratmayı dilerse ona ol der, hemen oluverir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Emri, bir şeyin yaratılmasına taalluk eder, birşeyi yaratmayı dilerse ona ol der, hemen oluverir.

Adem Uğur

Bir şey yaratmak istediği zaman Onun yaptığı "Ol" demekten ibarettir. Hemen oluverir.

Ahmed Hulusi

Bir şeyi irade ettiğinde, O'nun hükmü, ona "Kün = Ol!"dan (olmasını istemesinden) ibarettir!. . (O şey kolaylıkla) olur.

Ahmet Tekin

Bir şey isteyince, bir planı icraya karar verince, kurduğu aslî düzenin gereği emri, 'Ol' demekten ibarettir. Hemen istediği şey oluverir.

Ahmet Varol

Bir şeyi istediğinde O'nun emri sadece ona: 'Ol' demesidir. O da hemen oluverir.

Ali Bulaç

Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir.

Ali Fikri Yavuz

Allah’ın şanı, bir şeyin olmasını dilediği zaman, ona sadece “ol” demektir; o oluverir.

Ali Rıza Safa

Bir şeyi dilediğinde, ona, yalnızca "Ol!" der; hemen olur.

Bayraktar Bayraklı

"O, bir şeyi yaratmak istediği zaman, O'nun işi, sadece o şeye 'ol' demektir;o da hemen oluşmaya başlar."

Bekir Sadak

Bir seyi diledigi zaman, O'nun buyrugu sadece, o seye «Ol» demektir hemen olur.

Celal Yıldırım

O, bir şeyi (var kılmayı) dileyince, O'nun emri sadece «ol!» demesidir, o şey hemen oluverir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bir şeyi istediğinde, O’nun buyruğu “ol!” demekten ibarettir; hemen oluverir.

Diyanet İşleri

Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri o şeye ancak "Ol!" demektir. O da hemen oluverir.

Diyanet İşleri (eski)

Bir şeyi dilediği zaman, O'nun buyruğu sadece, o şeye 'Ol' demektir, hemen olur.

Diyanet Vakfi

Bir şey yaratmak istediği zaman Onun yaptığı «Ol» demekten ibarettir. Hemen oluverir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O'nun emri, bir şeyi dileyince ona sadece «Ol!» demektir. O da hemen oluverir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O'nun emri, birşeyi dileyince ona sadece "Ol!" demektir. O da oluverir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun emri bir şeyi murad edince ona sade ol demektir, o oluverir

Erhan Aktaş

O, bir şey yaratmak istediğinde, ona: "Ol." der. O da hemen oluverir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, bir şey yaratmak istediğinde, ona: "Ol." der. O da hemen oluverir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, bir şey yaratmak istediğinde, ona: "Ol." der. O da hemen oluverir.

Fizilal-il Kuran

Bir şey dilediği zaman. O'nun buyruğu sadece, o şeye «Ol» demektir, hemen olur.

Gültekin Onan

Bir şeyi dilediği zaman O'nun buyruğu yalnızca "ol" demesidir; o da hemen oluverir.

Hamdi Döndüren

Onun işi, bir şeyin olmasını dilediğinde ona, sadece “Ol!” demektir, hemen oluverir.

Hasan Basri Çantay

Onun emri, bir şey'i dilediği zaman, ona ancak "Ol" demesinden ibaretdir. O da oluverir.

Hasib Asutay

Bir şeyi dilediği zaman O'nun emri yalnızca ona 'Ol' demesidir. O da hemen oluverir.

Hayrat Neşriyat

Bir şeyi(n olmasını) dilediği zaman, O’nun emri, ona sâdece 'Ol!' demektir, (o da)hemen oluverir.

İbni Kesir

Bir şeyi murad ettiği zaman, O'nun emri sadece ona; ol, demektir. O da oluverir.

Mehmet Okuyan

Bir şey(in olmasını) istediği zaman O’nun durumu o şeye sadece “Ol!” demektir; o da hemen olmaya başlar.

Muhammed Esed

O, Tek'tir, Biricik'tir, öyle ki bir şeyin olmasını istediğinde ona sadece "Ol!" der; ve o (şey hemen) oluverir.

Mustafa İslamoğlu

O, eşsiz yaratışıyla bir şeyin olmasını dilediği zaman, sadece ona "Ol!" demesi yeter: o da hemen oluş sürecine girer.

Ömer Nasuhi Bilmen

O'nun emri, bir şeyi murad ettiği zaman ancak ona «Ol!» demesidir ki, o da hemen oluverir.

Ömer Öngüt

Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri sadece "Ol!" demekten ibarettir. O da hemen oluverir.

Suat Yıldırım

Bir şeyi dilediğinde O’nun buyruğu, sadece "Ol!" demektir, hemen oluverir...

Süleyman Ateş

O'nun işi, bir şeyi(n olmasını) istedi mi ona, sadece "ol!" demektir, hemen oluverir.

Süleymaniye Vakfı

Bir şeyin olmasını irade ettiğinde yaptığı tek iş onun için 'Ol!' demesidir; sonra o şey oluşur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir şeyi irade ettiğinde O'nun yaptığı, o şey için sadece ‘Ol' demektir; artık o şey oluşur.

Şaban Piriş

Bir şey istediği zaman, O'nun tek yaptığı sadece: -Ol! demekten ibarettir. O da hemen oluverir.

Tefhim-ul Kuran

Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri, ona yalnızca: «Ol» demesidir; o da hemen oluverir.

Ümit Şimşek

Birşeyin olmasını dilediğinde, Onun işi 'Ol' demekten ibarettir; o da oluverir.

Yaşar Nuri Öztürk

O birşeyi istediğinde, buyruğu sadece şunu söylemektir: "Ol!" Artık o, oluverir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bir şeyi yaratmaq istədikdə ona təkcə: “Ol!” deyər, o da olar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bir şeyi (yaratmaq) istədiyi zaman (Allahın) buyurduğu ona ancaq: ″Ol!″ deməkdir. O da dərhal olar.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Bei Ihm ist es so: Wenn Er etwas will, sagt Er nur: ʺEs sei!ʺ und es wird sein.

Almanca — M. A. Rassoul

Wenn Er ein Ding will, lautet Sein Befehl nur: ʺSei!ʺ und es ist.

Almanca — Muhammad Zaidan

Seine Anweisung ist nur, wenn ER irgend etwas will, daß ER diesem sagt: ʺSei!ʺ Und es ist.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Whenever it is His will to bring, anything (animate or inanimate) into being, all it takes is to say "Be" and "it is".

Abdul Haleem

when He wills something to be, His way is to say, "Be"- and it is!

Abdullah Yusuf Ali

Verily, when He intends a thing, His Command is, "be", and it is!

Abul A'la Maududi

Whenever He wills a thing, He just commands it "Be" and it is.

Aisha Bewley

His command when He desires a thing is just to say to it, ‘Be!’ and it is.

Al-Hilali & Khan

Verily, His Command, when He intends a thing, is only that He says to it, "Be!" - and it is!

Ali Quli Qarai

All His command, when He wills something, is to say to it ‘Be,’ and it is.

Amatul Rahman Omar

Verily, His command, when He intends (to evolve) a thing, is (only) that He says to it, `Be' and it comes into being (at proper time).

Arthur John Arberry

His command, when He desires a thing, is to say to it 'Be,' and it is.

Bijan Moeinian

Any time that He wants to create something He simply says "Be" and here it is.

E. Henry Palmer

His bidding is only, when He desires anything to say to it, 'BE,' and it is.

Edip-Layth

His command, when He wants anything, is to say to it: "Be" and it is!

George Sale

His command, when He willeth a thing, is only that He saith unto it, be; and it is.

Hamid S. Aziz

His command, when He intends anything, is only to say to it, " Be", and it is.

Mahmoud Ghali

Surely His Command, if He wills a thing, is only to say to it, "Be!" and it is.

Marmaduke Pickthall

But His command, when He intendeth a thing, is only that He saith unto it: Be! and it is.

Mohamed Ahmed - Samira

When He wills a thing He has only to say: "Be, " and it is.

Muhammad Asad

His Being alone is such that when He wills a thing to be, He but says unto it, "Be" — and it is.

Mustafa Khattab

All it takes, when He wills something ˹to be˺, is simply to say to it: "Be!" And it is!

Progressive Muslims

His command, when He wants anything, is to say to it: "Be" and it is!

Sahih International

His command is only when He intends a thing that He says to it, "Be," and it is.

Sam Gerrans

His command, when He intends a thing, is that He says to it: “Be thou,” and it is.

Shabbir Ahmed

When He intends a thing, His only Command to it is "Be" and it is.

Syed Vickar Ahamed

"Surely, when He wants anything, His Command to it is, 'Be', and it is!"

Taqi Usmani

His practice, when He intends to do something, is no more than He says, "Be", and it comes to be.

The Monotheist Group

His command, when He wants anything, is to say to it: 'Be,' and it is.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Fermana Xwedê -dema ku ew tiştekî bixwaze- tenê ev e ku jê re bibêje „bibe.“ Vêca ew jî çêdibe.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wanneer Hij iets wenst, is zijn bevel dat Hij ertegen zegt: ʺWeesʺ en het is.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, wanneer Hij iets wil (scheppen), dan zegt hij er slechts tegen: ʺWees,ʺ en het is.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И) повеление Его, когда Он желает (создать) что-нибудь – только сказать ему: «Будь!» – и оно бывает. (И так же всего лишь одним Его словом будет происходить воскрешение всех умерших и сбор к Суду Аллаха.)

Rusça — Osmanov

Когда Он хочет чего-либо, то стоит только Ему произнести: ʺВозникни!ʺ - и творение возникает.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om Han vill att något skall vara säger Han endast till det: ʺVar!ʺ - och det är.