(60-61) "Ey Ademoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?"

اَلَمْ اَعْهَدْ اِلَيْكُمْ يَابَنِي اٰدَمَ اَنْ لَا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُبِينٌ وَاَنِ اعْبُدُونِي هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَقِيمٌ

e lem eǎ'hed ileykum yā benī ādeme en lā teǎ'budū ş-şeyTāne innehu lekum ǎduvvun mubīnun / ve eni ǎ'budūnī hāƶā SirāTun musteḳīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَمْe lem
2اَعْهَدْeǎ'hedع ه دYükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik.ben and vermedim mi?
3اِلَيْكُمْileykumsize
4يَابَنِيyā benīب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileEY/HEY/AH Çocukları
5اٰدَمَādemeادمAdem
6اَنْendiye
7لَا
8تَعْبُدُواteǎ'budūع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmektapmayın
9الشَّيْطَانَş-şeyTāneش ط نUzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin kıvrımlı kuyu, yandı, yanık oldu, yılan, insanın kınanan bir yeteneği veya gücüşeytana
10اِنَّهُinnehuşüphesiz o
11لَكُمْlekumsizin
12عَدُوٌّǎduvvunع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmekdüşmanınızdır
13مُبِينٌmubīnunب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinapaçık
1وَاَنِve enive
2اعْبُدُونِيǎ'budūnīع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekbana tapın
3هٰذَاhāƶābudur
4صِرَاطٌSirāTunص ر طDüz, yeteri kadar geniş ve zorluk çekilmeden yürünebilen bir patika/yol. Bir yol/güzergah/patika, uzun kılıç.yol
5مُسْتَقِيمٌmusteḳīmunق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdoğru

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve bana kulluk edin ancak, budur doğru yol.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve bana kulluk edin ancak, budur doğru yol.

Adem Uğur

Ve bana kulluk ediniz, doğru yol budur demedim mi?

Ahmed Hulusi

"Bana kulluk edin (hakikatin gereğini hissedip yaşayın)! Sırat-ı müstakim budur" (diye?).

Ahmet Tekin

'Beni ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak bana teslim olan, saygıyla bana kulluk ve ibadet edin, benim şeriatıma bağlanın, bana boyun eğin. İşte doğru, muhkem ve güvenli yol, İslâmî hayat budur.' diye emretmedim mi?

Ahmet Varol

Bana kulluk edin, doğru yol budur.

Ali Bulaç

"Bana kulluk edin, doğru yol budur."

Ali Fikri Yavuz

Bir de bana ibadet edin, doğru yol budur (diye emretmedim mi)?”

Ali Rıza Safa

"Bana hizmet edin. Dosdoğru yol, işte budur!"

Bayraktar Bayraklı

"Bana kulluk ediniz, doğru yol budur, demedim mi?"

Bekir Sadak

(59-61) Allah soyle buyurur: «Ey suclular! Bugun muminlerden ayrilin. Ey insanogullari! Ben size, seytana tapmayin, o sizin icin apacik bir dusmandir, Bana kulluk edin, bu dogru yoldur, diye bildirmedim mi?»

Celal Yıldırım

Bana tapın. İşte en doğru yol budur, diye size buyurmadım mı ?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(60-61) Ey Âdemoğulları! Size “Şeytana kulluk etmeyin, o sizin için apaçık bir düşmandır; bana kulluk edin, doğru yol budur” dememiş miydim?

Diyanet İşleri

(60-61) "Ey Ademoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?"

Diyanet İşleri (eski)

(59-61) Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?

Diyanet Vakfi

«Ve bana kulluk ediniz, doğru yol budur» demedim mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(60-61) «Ey Âdemoğulları! Şeytana tapmayın, o size apaçık bir düşmandır ve bana kulluk edin, doğru yol budur, diye size and vermedim mi?» (buyurulacak)

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bana kulluk edin, doğru yol budur, diye.

Elmalılı Hamdi Yazır

"Ve bana kulluk edin doğru yol budur" diye

Erhan Aktaş

Bana kulluk edin. Dosdoğru yol budur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bana kulluk edin. Dosdoğru yol budur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bana kulluk edin. Dosdoğru yol budur.

Fizilal-il Kuran

Bana tapın doğru yol budur.

Gültekin Onan

"Bana kulluk edin, doğru yol budur."

Hamdi Döndüren

“Ve Bana kulluk edin, dosdoğru yol budur.” demedim mi?

Hasan Basri Çantay

(60-61) Ey Adem oğulları, "Şeytana tapmayın. Çünkü o, sizin için (Rabbinizden) ayıran bir düşmandır, Bana ibadet edin. işte dosdoğru yo! budur" diye size emr etmedim mi? (buyuracak).

Hasib Asutay

'Bana kulluk edin, işte doğru yol budur' demedim mi?

Hayrat Neşriyat

(60-61) 'Ey Âdemoğulları! (Ben) size: 'Şeytana kulluk etmeyin! Çünki o size apaçık bir düşmandır ve bana kulluk edin! Bu dosdoğru bir yoldur’ diye (tavsiye ederek) ahdetmedim mi?'

İbni Kesir

Ve; Bana kulluk edersiniz, işte bu, dosdoğru yoldur, diye.

Mehmet Okuyan

'Bana kulluk edin; doğru yol budur’.

Muhammed Esed

Ve (yalnız Bana ibadet edin!) Dosdoğru yol budur!

Mustafa İslamoğlu

Ve yalnız Bana kulluk edin, dosdoğru yol budur!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve bana ibadet ediniz. İşte doğru yol budur.

Ömer Öngüt

"Ve bana kulluk edin, bu dosdoğru bir yoldur!" diye.

Suat Yıldırım

Lâkin Bana tapın: işte sırat-ı müstakim!"

Süleyman Ateş

Bana tapın doğru yol budur diye?"

Süleymaniye Vakfı

Bana kulluk edin; dosdoğru yol budur."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bana kul olun, doğru yol budur" demedim mi?

Şaban Piriş

(60-61) -Ey Adem oğulları! Size, şeytana kulluk etmeyin, çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır. Bana kulluk edin. Dosdoğru yol budur, diye buyurmamış mıydım?

Tefhim-ul Kuran

«Bana kulluk edin, doğru olan yol budur.»

Ümit Şimşek

'Yalnız Bana kulluk edin; dosdoğru yol işte budur' diye?

Yaşar Nuri Öztürk

"Bana ibadet edin, dosdoğru yol budur!" demedim mi?

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Mənə ibadət edin? Doğru yol budur!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və (sizə buyurmadımmı ki) Mənə ibadət edin, doğru yol budur?!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr sollt Mir allein dienen, das ist der gerade Weg.

Almanca — Der Edle Quran

und daß ihr Mir dienen sollt?, - das ist ein gerader Weg!

Almanca — M. A. Rassoul

sondern Mir allein zu dienen? Das ist der gerade Weg.

Almanca — Muhammad Zaidan

und daß ihr Mir dient, dies ist ein geradliniger Weg?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And I prescribed for you authoritatively and with emphasis that you worship Me, for this was indeed the path of righteousness, the path that leads directly to Me. "

Abdul Haleem

but to serve Me? This is the straight path.

Abdullah Yusuf Ali

"And that ye should worship Me, (for that) this was the Straight Way?

Abul A'la Maududi

and serve Me alone: this is the Straight Way?

Aisha Bewley

but to worship Me? That is a straight path.

Al-Hilali & Khan

And that you should worship Me [Alone - Islâmic Monotheism, and set up not rivals, associate-gods with Me]. That is the Straight Path.[1]

Ali Quli Qarai

Worship Me. That is a straight path"?

Amatul Rahman Omar

`And (did I not charge you) to worship Me, (for) this is the straight and right path?

Arthur John Arberry

and that you should serve Me? This is a straight path.

Bijan Moeinian

Did you not promises to obey Me, i. e., staying in the right path?

E. Henry Palmer

but serve ye me, this is the right way.

Edip-Layth

"That you should serve Me? That is a straight path."

George Sale

And did I not say, worship Me; this is the right way?

Hamid S. Aziz

"And that you should serve only Me; this is the Straight Way. "

Mahmoud Ghali

And that you should worship Me? This is a straight Path.

Marmaduke Pickthall

But that ye worship Me? That was the right path.

Mohamed Ahmed - Samira

But to serve Me; (that) this is the straight path?

Muhammad Asad

and that you should worship Me [alone]? This would have been a straight way!

Mustafa Khattab

but to worship Me ˹alone˺? This is the Straight Path.

Progressive Muslims

"And that you should serve Me That is a straight path. "

Sahih International

And that you worship [only] Me? This is a straight path.

Sam Gerrans

“But that you serve Me? This is a straight path.

Shabbir Ahmed

And that you serve Me alone? This is the Straight Path.

Syed Vickar Ahamed

"And that you should worship Me (Allah); For, that is the Straight Path.

Taqi Usmani

and that you must worship Me, (because) this is the straight path?

The Monotheist Group

"And that you should serve Me? That is a straight path."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et (ne vous ai-Je pas engagés) à Mʹadorer? Voilà un chemin bien droit.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ma me qewîtî nekiribû ku) hûn bes min bihebînin. Ha ev riya rast û durist e!?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en dat jullie Mij moeten dienen? Dat is een juiste weg.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zeide ik niet: Vereert mij; dit is de ware weg.

Hollandaca — Siregar

En aanbidt Mij: dat is het rechte Pad.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (повелел Я вам,) чтобы вы поклонялись (только) Мне [Аллаху]. Это [поклонение и подчинение Аллаху и неповиновение сатане] (и есть) прямой путь (к Моему благоволению и Раю).

Rusça — Osmanov

[Не велел ли] поклоняться Мне? Это и есть прямой путь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och befallde Jag er inte att tillbe Mig? Detta är en rak väg.