Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut'a vereyim ve sizi güzelce bırakayım."

يَاأَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ اِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا وَزِينَتَهَا فَتَعَالَيْنَ اُمَتِّعْكُنَّ وَاُسَرِّحْكُنَّ سَرَاحًا جَمِيلًا

yā eyyuhā n-nebiyyu ḳul li ezvācike in kuntunne turidne l-Hayāte d-dunyā ve zīnetehā fe teǎāleyne umettiǎ'kunne ve userriHkunne serāHen cemīlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
2النَّبِيُّn-nebiyyuن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberkastedilen/bilinen nebi
3قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesöyle
4لِاَزْوَاجِكَli ezvācikeز و جBirleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/kocaeşlerine
5اِنْineğer
6كُنْتُنَّkuntunneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinsiz
7تُرِدْنَturidneر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).istiyorsanız
8الْحَيٰوةَl-Hayāteح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekhayatını
9الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya
10وَزِينَتَهَاve zīnetehāز ي نSüslemek, donatmak. Süslemek, zarafet katmak, onurlandırmak [bir eylem, nitelik veya söz için]. Dili süsledi, donattı veya düzenledi. Süsledi [örn. Yeryüzü veya toprak, bitki örtüsüyle süslendi], süsledi, dekore etti, donattı, bezedi, güzelleştirdi veya zarafet kattı. Dil için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi veya düzenlendi'. Eylem için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi'; yani başka biri tarafından bir kişiye tavsiye edildi. Zarafet, güzellik, yakışır nitelik, fiziksel/entelektüel süs, onur veya itibar ve bir kişi veya şeyin gururu veya şerefi olan her şey. Bilge bir insanı, mevcut dünyada veya gelecek dünyada, herhangi bir durumunda veya koşulunda utandırmayan veya yakışıksız kılmayan şey. Üç türdür: Zihinsel: Bilgi/bilim ve iyi kiracılar gibi. Bedensel: Güç, boy uzunluğu, görünüş güzelliği. Dışsal: Zenginlik, rütbe veya mevki, haysiyet.ve süsünü
11فَتَعَالَيْنَfe teǎāleyneع ل وYüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmakgelin
12اُمَتِّعْكُنَّumettiǎ'kunneم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.size (boşanma bedeli) vereyim
13وَاُسَرِّحْكُنَّve userriHkunneس ر حSerbest bırakmak, salıvermek, göndermek, yayılmak, otlatmak, boşaltmak, ayrılmak, terhis etmek, salmak, yollamak, rahat bırakmak, özgür bırakmakve sizi salayım
14سَرَاحًاserāHenس ر حSerbest bırakmak, salıvermek, göndermek, yayılmak, otlatmak, boşaltmak, ayrılmak, terhis etmek, salmak, yollamak, rahat bırakmak, özgür bırakmakbir salışla
15جَمِيلًاcemīlenج م لBir şey veya şeyleri toplamak, güzel olmak, kişilik olarak hoş olmak, davranış/ahlaki karakter açısından iyi olmak, ılımlı olmak, hoş/nazik olmak, yakışıklı olmak, edepli/onurlu/zarif olmak, zarif olmak, bir şeyi birleştirmek veya tamamlamak, [Jaml] erkek deve; gemi; hurma ağacı; büyük deniz balığı veya balina; bükülmüş ip.güzel

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey Peygamber, eşlerine söyle: Dünyâ yaşayışını ve ziynetini diliyorsanız hadi gelin, size nikâh paralarınızı vereyim de güzellikle bırakayım sizi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey Peygamber, eşlerine söyle: Dünyâ yaşayışını ve ziynetini diliyorsanız hadi gelin, size nikâh paralarınızı vereyim de güzellikle bırakayım sizi.

Adem Uğur

Ey Peygamber! Eşlerine şöyle söyle: Eğer dünya dirliğini ve süsünü (refahını) istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de, sizi güzellikle salıvereyim.

Ahmed Hulusi

Ey Nebi. . . Eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun zinetini diliyorsanız, gelin size boşanma bedeli vereyim ve sizi güzel bir şekilde serbest bırakayım. "

Ahmet Tekin

Ey Peygamber! Hanımlarına: 'Eğer dünya hayatını ve ihtişamını, refahını istiyorsanız, gelin uzunca süre size yetecek dünyalıklarınızı vereyim, güzellikle boşayayım, serbest bırakayım' de.

Ahmet Varol

Ey Peygamber! Eşlerine de ki: 'Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi güzel bir şekilde salıvereyim.

Ali Bulaç

Ey peygamber, eşlerine söyle: "Eğer siz dünya hayatını ve onun süslü çekiciliğini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım ve güzel bir salma tarzıyla sizi salıvereyim."

Ali Fikri Yavuz

Ey Peygamber! (Senden süs elbiseleri istiyen) hanımlarına de ki: “- Eğer siz, dünya hayatını ve onun süsünü arzu ediyorsanız, haydi gelin size boşanma bedellerini vereyim ve sizi güzel bir şekilde boşayayım.

Ali Rıza Safa

Ey peygamber! Eşlerine, şunu söyle: "Dünya yaşamını ve onun çekiciliğini istiyorsanız; gelin, ödencelerinizi size vereyim ve güzellikle sizi bırakayım!"

Bayraktar Bayraklı

Ey Peygamber! Eşlerine şöyle de: "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi güzellikle serbest bırakayım."

Bekir Sadak

Ey peygamber! Eslerine soyle soyle: «Eger dunya hayatini ve suslerini istiyorsaniz gelin size bagista bulunayim ve guzellikle salivereyim.»

Celal Yıldırım

Ey Peygamber! Eşlerine de ki: Eğer siz dünya hayatını, onun süs ve şatafatını istiyorsanız, gelin de size yararlanacağınız (boşanma) hakkınızı vereyim de sizi güzellikle salıvereyim.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey peygamber! Eşlerine şöyle de: “Dünya hayatını ve güzelliklerini istiyorsanız gelin size bir şeyler vereyim sonra da güzellikle sizi serbest bırakayım.

Diyanet İşleri

Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut'a vereyim ve sizi güzelce bırakayım."

Diyanet İşleri (eski)

Ey Peygamber! Eşlerine şöyle söyle: 'Eğer dünya hayatını ve süslerini istiyorsanız gelin size bağışta bulunayım ve güzellikle salıvereyim.'

Diyanet Vakfi

Ey Peygamber! Eşlerine şöyle söyle: Eğer dünya dirliğini ve süsünü (refahını) istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de, sizi güzellikle salıvereyim.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey peygamber! Hanımlarına şöyle söyle: «Eğer dünya hayatını ve zinetini istiyorsanız, haydi gelin, sizi donatayım ve güzellikle bırakıp salıvereyim.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey peygamber, hanımlarına şöyle söyle: "Eğer dünya hayatını ve zinetini istiyorsanız, haydi geliniz sizi donatayım ve güzellikle bırakıp salıvereyim.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o Peygamber! Zevcelerine şöyle söyle: eğer dünya hayat ve ziynetini istiyorsanız haydi geliniz sizi donatayım ve güzellikle bırakıp salıvereyim

Erhan Aktaş

Ey Nebi! Eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun ziynetini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım. Ve sizi güzellikle boşayayım."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey Nebi! Eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun ziynetini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım. Ve sizi güzellikle boşayayım."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey Nebi! Eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun güzelliklerini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım. Ve sizi güzellikle boşayayım."

Fizilal-il Kuran

Ey Peygamber! Eşlerine söyle: Eğer dünya hayatını ve süslerini istiyorsanız gelin size boşanma bedelinizi vereyim ve güzellikle salıvereyim.»

Gültekin Onan

Ey peygamber, eşlerine söyle: "Eğer siz dünya hayatını ve onun süslü çekiciliğini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım ve güzel bir salma tarzıyla sizi salıvereyim."

Hamdi Döndüren

Ey peygamber! Eşlerine de ki: “Eğer siz, dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin, size boşanma bedellerinizi vereyim ve sizi güzellikle serbest bırakayım.”

Hasan Basri Çantay

Ey peygamber, zevcelerine de ki: "Eğer siz dünya hayatını ve onun zinet (ve ihtişam) ını arzu ediyorsanız gelin size boşanma bedellerini vereyim de hepinizi güzellikle salıvereyim.

Hasib Asutay

Ey peygamber! Eşlerine de ki: Eğer dünya dirliğini ve süsünü (refahını) istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım ve sizi güzellikle salıvereyim.' (13) (13. Hz. Peygamberin hanımları kendisinden süs ve daha iyi geçim istemişlerdi. Âyet bunun üzerine inince, Peygamber Efendimizin hanımları bulundukları geçim tarzına razı oldular.)

Hayrat Neşriyat

Ey Peygamber! Zevcelerine, de ki: 'Eğer dünya hayâtını ve süsünü istiyorsanız, öyleyse gelin size boşama bedeli vereyim ve sizi güzelce bir bırakmayla salıvereyim.'

İbni Kesir

Ey peygamber; eşlerine de: Eğer dünya hayatını ve süslerini istiyorsanız; gelin, size bağışta bulunayım ve güzellikle salıvereyim.

Mehmet Okuyan

Ey Peygamber! Eşlerine de ki: “Dünya hayatını ve süsünü (refahını) istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım (mehrinizi vereyim) ve sizi güzellikle bırakayım (boşanalım).”

Muhammed Esed

Ey Peygamber! Eşlerine söyle: "Eğer siz (yalnız) bu dünya hayatını ve onun cazibesini istiyorsanız, gelin size istediğinizi vereyim ve (sonra da) sizi uygun bir şekilde salayım.

Mustafa İslamoğlu

Sen ey Peygamber! Eşlerine de ki: "Eğer sizler bu dünya hayatını ve onun ihtişamını istiyorsanız, gelin size dünyalığınızı vereyim ve sizi güzellikle bırakayım;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey Peygamber! Zevcelerine de ki: «Eğer siz dünya hayatını ve ziynetini diliyorsanız haydi geliniz, size müt'anızı vereyim ve sizi bir güzelce salıvermekle salıvereyim.»

Ömer Öngüt

Ey Peygamber! Hanımlarına söyle: “Eğer dünya hayatını ve onun ziynetini istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerini vereyim de sizi güzellikle salıvereyim. ”

Suat Yıldırım

Ey Peygamber, eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim ve sizi güzelce boşayayım."

Süleyman Ateş

Ey peygamber! Eşlerine söyle: "Eğer siz, dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız, gelin size müt'a (boşanma bedeli) vereyim ve sizi güzellikle salayım."

Süleymaniye Vakfı

Ey Nebi! Eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız gelin size mal-mülk vereyim ve sizi kendimden güzelce ayırayım.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey Nebi, eşlerine de ki, "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız gelin size mal vereyim ve sizi güzellikle ayırayım."

Şaban Piriş

Ey peygamber, eşlerine de ki: -Eğer, dünya hayatını ve süsünü diliyorsanız, gelin size dilediğiniz dünyalığı vereyim ve sizi güzellikle boşayayım.

Tefhim-ul Kuran

Ey peygamber eşlerine söyle: «Eğer siz dünya hayatını ve onun süslü çekiciliğini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım ve güzel bir salma tarzıyla sizi salıvereyim.»

Ümit Şimşek

Ey Peygamber, hanımlarına de ki: 'Eğer dünya hayatını ve onun ziynetini istiyorsanız, gelin, boşanma bedellerinizi verip sizi güzellikle boşayayım.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey Peygamber, eşlerine şöyle söyle: "Eğer şu iğreti dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, haydi gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi güzellikle serbest bırakayım."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey Peyğəmbər! Zövcələrinə de: “Əgər siz dünya həyatını və onun bərbəzəyini istəyirsinizsə, gəlin sizi dünya malıyla məmnun edib gözəl tərzdə sərbəst buraxım.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ya Peyğəmbər! (Artıq xərclik və pal-paltar istəyən) zövcələrinə belə de: ″Əgər siz dünya həyatını və onun dəbdəbəsini istəyirsinizsə, gəlin sizə talaq haqqınızı verim və (sonra da) gözəl bir tərzdə (Allahın buyurduğu qayda üzrə) boşayım!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

O Prophet! Sage deinen Ehefrauen: ʺWenn ihr das irdische Leben und seinen Prunk haben wollt, so sagt es, und ich werde euch eine Scheidungs-Abfindung geben und euch im Guten gehen lassen.

Almanca — M. A. Rassoul

O Prophet! Sprich zu deinen Frauen: ʺWenn ihr das Leben in dieser Welt und seinen Schmuck begehrt, so kommt, ich will euch eine Gabe reichen und euch dann auf schöne Art entlassen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Prophet! Sag deinen Ehefrauen: ʺWenn ihr das diesseitige Leben und dessen Schmuck anstrebt, dann kommt, dann gebe ich euch von den Verbrauchsgütern und lasse mich von euch auf gütige Weise scheiden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you the prophet, say to your wives: "If you are interested in life here and in its mundane splendour then come I will fit you out with what is necessary for your enjoyment and your indemnity and set you free gracefully".

Abdul Haleem

Prophet, say to your wives,‘If your desire is for the present life and its finery, then come, I will make provision for you and release you with kindness,

Abdullah Yusuf Ali

O Prophet! Say to thy Consorts: "If it be that ye desire the life of this World, and its glitter,- then come! I will provide for your enjoyment and set you free in a handsome manner.

Abul A'la Maududi

O Prophet, tell your wives: "If you seek the world and its embellishments, then come and I will make some provision for you and release you in an honourable way.

Aisha Bewley

O Prophet, tell your wives: ‘If you desire the life of the dunya and its finery, come and I will give you all you need and release you with kindness.

Al-Hilali & Khan

O Prophet (Muhammad صلى الله عليه وسلم)! Say to your wives: "If you desire the life of this world, and its glitter, then come! I will make a provision for you and set you free in a handsome manner (divorce).[1]

Ali Quli Qarai

O Prophet! Say to your wives, ‘If you desire the life of the world and its glitter, come, I will provide for you and release you in a graceful manner.

Amatul Rahman Omar

O Prophet! say to your wives, `If you desire the present life and its beautiful things of adornment, come then, I will provide for you worldly provisions and allow you to depart in a handsome manner, a departing in kindliness.

Arthur John Arberry

O Prophet, say to thy wives: 'If you desire the present life and its adornment, come now, I will make you provision, and set you free with kindliness.

Bijan Moeinian

O’ Prophet, say to your wives [who were apparently not satisfied with their economic situations and, like most ordinary people, were looking for more]: "If your primary interest is the vanities of this world, no problem. Let us get separated in an amicable manner and God will give you anything you wish for in this world….

E. Henry Palmer

O thou prophet! say to thy wives, 'If ye be desirous of the life of this world and its adornments, come, I will give you them to enjoy and I will let you range handsomely at large!

Edip-Layth

O prophet, say to your wives: "If you are seeking this worldly life and its vanities, then come, I will make a provision for you and release you in an amicable manner."

George Sale

O prophet, say unto thy wives, if ye seek this present life, and the pomp thereof, come, I will make a handsome provision for you, and I will dismiss you with an honourable dismission:

Hamid S. Aziz

And He made you heirs to their land and their dwellings and their property, and to a land which you have not yet trodden, and Allah has power over all things.

Mahmoud Ghali

O you Prophet, say to your spouses, "In case you would (like) the present life (Literally: the lowly life, i. e., the life of this world) and its adornment, then come, and I will allow you (the necessary) enjoyment and will release you a becoming release.

Marmaduke Pickthall

O Prophet! Say unto thy wives: If ye desire the world's life and its adornment, come! I will content you and will release you with a fair release.

Mohamed Ahmed - Samira

O Prophet, say to your wives: "In case you desire the life and pomp of this world, come, I will provide you handsomely, and let you go with a grace.

Muhammad Asad

O PROPHET! Say unto thy wives: "If you desire [but] the life of this world and its charms - well, then, I shall provide for you and release you in a becoming manner;

Mustafa Khattab

O Prophet! Say to your wives, "If you desire the life of this world and its luxury, then come, I will give you a ˹suitable˺ compensation ˹for divorce˺ and let you go graciously.

Progressive Muslims

O prophet, say to your wives: "If you are seeking this worldly life and its vanities, then come, I will make a provision for you and release you in an amicable manner. "

Sahih International

O Prophet, say to your wives, "If you should desire the worldly life and its adornment, then come, I will provide for you and give you a gracious release.

Sam Gerrans

O Prophet: say thou to thy wives: “If you desire the life of this world and its adornment, come: I will give you provision, and release you with a comely release.

Shabbir Ahmed

(Now in a state of affluence) O Prophet! Tell your wives, "If you desire the life of this world and its glitter - well, then, I shall provide you to your contentment and let you go in a becoming manner. " (The Prophet had chosen not to keep a standard of living higher than the poorest of Madinah, and the mothers of believers were seeing other women living in relative affluence).

Syed Vickar Ahamed

O Prophet! Say to your wives (women of purity): "If what you like is the life of this world, and its (false) joys— Then come! I will provide for your enjoyment and set you free in a nice (and wealthy) way.

Taqi Usmani

O prophet, say to your wives, "If you intend (to have the pleasure of) worldly life and its charm, then come on, and I shall give you some stuff, and release you in a handsome fashion;

The Monotheist Group

O prophet, say to your wives: "If you are seeking this worldly life and its vanities, then come, I will make a provision for you and release you in an amicable manner."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O Prophète! Dis à tes épouses: ʺSi cʹest la vie présente que vous désirez et sa parure, alors venez! Je vous donnerai (les moyens) dʹen jouir et vous libérerai (par un divorce) sans préjudice.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ey Pêxember! Ji xanimên xwe re bibêje: Eger hûn jiyana dinyayê û xişrê wê dixwazin, werin ez mehra we bidim we û bi rindî we berdim.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

O profeet, zeg tot jouw echtgenotes: ʺAls jullie het tegenwoordige leven en zijn praal zouden wensen, komt dan, dan zal ik jullie gebruiksgoederen geven en jullie op een vriendelijke manier wegzenden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O profeet! zeg tot uwe vrouwen: Indien gij naar dit leven en zijne pracht streeft, komt, en ik zal u een schoon deel en een eervol ontslag geven.

Hollandaca — Siregar

O Profeet, zeg tot jouw echtgenotes: ʺAls jullie het wereldse leven wensen en de versieringen ervan, komt dan, dan zal ik jullie een scheidingsgift schonken en jullie op een eervolle manier laten gaan.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

О, Пророк! Скажи своим женам (которые собрались у тебя, прося увеличить расходы на них): «Если вы желаете земной жизни и ее прикрас, то приходите: я дам вам наделю вас благами [дам вам то, что есть у меня] и отпущу вас прекрасным способом [без причинения вам вреда].