Rum Suresi 49. Ayet — Elfaz
Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.
1وَاِنْve inhalbukiBağlaç+Şart Edatı
2كَانُواkānūonlar idilerMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
3مِنْmin-denHarf-i Cer
5اَنْenMasdar Harfi
6يُنَزَّلَyunezzele(yağmurun) indirilmesindenMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.
7عَلَيْهِمْǎleyhimkendilerineHarf-i Cer+Zamir
8مِنْminHarf-i Cer
10لَمُبْلِسِينَle mublisīneumutsuz(dular)Lam-ı Te'kid+İsimب ل سUmutsuzluğa kapılmak, umudunu kaybetmek, (ruhen) yıkılmak, yaslı olmak, doğru yolu veya gidişatı görememekten dolayı sessiz/kafası karışık/şaşkın olmak, pişman olmak/üzülmek