Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.

اَلَّذِينَ صَبَرُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

(e)lleƶīne Saberū ve ǎlā rabbihim yetevekkelūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīneonlar ki
2صَبَرُواSaberūص ب رdirenmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı göstermekten kaçınmak. Bu kelime jaz'a'nın (üzüntü ve huzursuzluk gösterme) zıttıdır.sabrettiler
3وَعَلٰىve ǎlāve
4رَبِّهِمْrabbihimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabblerine
5يَتَوَكَّلُونَyetevekkelūneو ك لGüvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak.dayanmaktadırlar

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Öyle kişilerdir onlar ki sabrederler ve Rablerine dayanırlar.

Adem Uğur

Onlar, sabreden kimselerdir ve yalnız Rablerine güvenip dayanmaktadırlar.

Ahmed Hulusi

Onlar ki sabrediyorlar ve Rablerine tevekkül ediyorlar (nefslerinin hakikatindeki El Vekiyl isminin özelliğine iman edip işlevine güveniyorlar)!

Ahmet Tekin

Onlar sabrederek mücadeleye devam eden kimselerdir. Yalnız Rablerine dayanıp güvenirler, işlerini Rablerine havale ederler.

Ahmet Varol

Ki onlar, sabrederler ve yalnızca Rabblerine güvenirler.

Ali Bulaç

Ki onlar, sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

Ali Fikri Yavuz

Onlar (müşriklerin eziyyetlerine) sabreden kimselerdir ve yalnız Rablerine tevekkül ederler (O’na güvenib dayanırlar).

Ali Rıza Safa

Onlar, dirençli olanlar ve Efendilerine güvenenlerdir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, sabreden ve yalnız Rabblerine güvenip dayanan kimselerdir.

Bekir Sadak

(58-59) Inanip yararli is isleyenleri, iclerinden irmaklar akan, icinde temelli kalacaklari cennetteki kosklere yerlestiririz. Sabredip, Rablerine guvenerek is gorenlerin ecri ne guzeldir!

Celal Yıldırım

Onlar (Dünya'da hem küfrün saldırısına, hem ibâdetin devamına) sabredip Rablarına güvenir ve dayanırlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(58-59) İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanları -hiç şüpheniz olmasın- içinde ebedî kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetteki köşklere yerleştireceğiz; sıkıntılara katlanan, yalnız Allah’a dayanıp güvenerek işlerini gerektiği gibi yapanlara ne güzel karşılık!

Diyanet İşleri

Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.

Diyanet İşleri (eski)

(58-59) İnanıp yararlı iş işleyenleri, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetteki köşklere yerleştiririz. Sabredip, Rablerine güvenerek iş görenlerin ecri ne güzeldir!

Diyanet Vakfi

Onlar, sabreden kimselerdir ve yalnız Rablerine güvenip dayanmaktadırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ki onlar, sabretmiş olup yalnız Rablerine güvenip dayanmaktadırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ki, sabretmişlerdir ve yalnız Rablerine dayanırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki sabretmişlerdir ve yalnız rablarına dayanırlar

Erhan Aktaş

Onlar, sabreden ve Rabb'lerine tevekkül edenlerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, sabreden ve Rabb'lerine tevekkül edenlerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, sabreden ve Rabb'lerine tevekkül edenlerdir.

Fizilal-il Kuran

Onlar ki, sıkıntılar karşısında sabrederler ve sadece Rabb'lerine güvenirler.

Gültekin Onan

Ki onlar, sabredenler ve rablerine tevekkül edenlerdir.

Hamdi Döndüren

Onlar ki sabrettiler ve yalnız Rablerine güvenip dayandılar!

Hasan Basri Çantay

ki onlar sabır (ve sebat) etmişlerdir ve yalınız Rablerine güvenib dayanmakdadırlar.

Hasib Asutay

Onlar ki, sabreder ve yalnız Rablerine güvenip dayanırlar!

Hayrat Neşriyat

Onlar sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

İbni Kesir

Onlar ki; sabrederler ve Rabblarına tevekkül ederler.

Mehmet Okuyan

(Ödülü hak edenler) sadece Rablerine güvenerek sabredenlerdir.

Muhammed Esed

Sıkıntılara karşı sabırlı olanlara ve yalnız Rablerine güvenenlere!

Mustafa İslamoğlu

Onlar ki, sıkıntılara karşı göğüs gerdiler ve hep Rablerine güvendiler!

Ömer Nasuhi Bilmen

O zâtlar ki, sabrettiler ve Rablerine tevekkülde bulundular.

Ömer Öngüt

Onlar ki sabrederler ve yalnız Rablerine tevekkül ederler.

Suat Yıldırım

Onlar, sabreden ve yalnız Rab’lerine dayanıp güvenen müminlerdir.

Süleyman Ateş

Onlar ki sabrettiler ve Rabblerine dayanmaktadırlar

Süleymaniye Vakfı

Onlar sabreden /duruşunu bozmayan ve Rablerine güvenip dayanan kimselerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar sabredenler ve her konuda Sahiplerine güvenenlerdir.

Şaban Piriş

Ki onlar, sabrettiler ve Rab'lerine dayanmaktadırlar.

Tefhim-ul Kuran

Ki onlar, sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

Ümit Şimşek

Onlar sabreden ve Rablerine tevekkül edenlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar ki sabrettiler ve yalnız Rablerine dayanıp güvenmektedirler.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O kəslər ki, səbr edər və yalnız Rəbbinə bel bağlayarlar!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

die geduldig ausharren und sich auf ihren Herrn allein verlassen!

Almanca — Der Edle Quran

die standhaft sind und sich auf ihren Herrn verlassen.

Almanca — M. A. Rassoul

die da standhaft sind und auf ihren Herrn vertrauen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Diejenigen, die sich in Geduld übten und ihrem HERRN gegenüber Tawakkul praktizierten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

These are they who exercised patience and endured hardships and sat like patience on a monument smiling at grief and in Allah they put their trust.

Abdul Haleem

those who are steadfast, those who put their trust in their Lord!

Abdullah Yusuf Ali

Those who persevere in patience, and put their trust, in their Lord and Cherisher.

Abul A'la Maududi

who remained steadfast and put their trust in their Lord!

Aisha Bewley

those who are steadfast and put their trust in their Lord.

Al-Hilali & Khan

Those who are patient, and put their trust (only) in their Lord (Allâh).[1]

Ali Quli Qarai

—Those who are patient and who put their trust in their Lord.

Amatul Rahman Omar

Those who patiently persevere and put their trust in their Lord.

Arthur John Arberry

such men as are patient, and put their trust in their Lord.

Bijan Moeinian

They were those who chose to be patient and to rely upon their Lord.

E. Henry Palmer

those who are patient and rely upon their Lord!

Edip-Layth

They are the ones who were patient, and put their trust in their Lord.

George Sale

who persevere with patience, and put their trust in their Lord!

Hamid S. Aziz

Those who believe and act right, We will surely house them in lofty (or upper) chambers of the Garden beneath which rivers flow; to dwell therein secure (or for ever) - an excellent reward for the toilers (workers of good),

Mahmoud Ghali

Who (endure) patiently and put their trust in their Lord.

Marmaduke Pickthall

Who persevere, and put their trust in their Lord!

Mohamed Ahmed - Samira

Who persevere and place their trust in their Lord.

Muhammad Asad

those who are patient in adversity and in their Sustainer place their trust!

Mustafa Khattab

those who patiently endure, and put their trust in their Lord!

Progressive Muslims

They are the ones who were patient, and put their trust in their Lord.

Sahih International

Who have been patient and upon their Lord rely.

Sam Gerrans

Those who are patient, and in their Lord place their trust.

Shabbir Ahmed

Those who are steadfast in adversity and in ease, and put their trust in their Lord.

Syed Vickar Ahamed

Those who work and continue with patience and put their trust in their Lord (and Cherisher).

Taqi Usmani

who observe restraint patiently and place their trust in their Lord alone.

The Monotheist Group

They are the ones who were patient, and put their trust in their Lord.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

qui endurent, et placent leur confiance en leur Seigneur!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku sebirkêş in û xwe bes disipêrin Xwedayê xwe.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

die geduldig volharden en op hun Heer hun vertrouwen stellen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Die met geduld volharden en hun vertrouwen in den Heer stellen.

Hollandaca — Siregar

Degenen die geduld hebben en op hun Heer vertrouwen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

которые терпели (исполняя Слово Аллаха) и на Господа своего полагались (в обретении удела и в борьбе против врагов).

Rusça — Osmanov

кто терпел и уповал на своего Господа!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

de som höll ut i motgången och som satte sin lit till sin Herre!