"(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin."
وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَاَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ
ve feǎlte feǎ'leteke lletī feǎlte ve ente mine l-kāfirīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve o yaptığın işi de yaptın ve sen, nankörlerdensin.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve o yaptığın işi de yaptın ve sen, nankörlerdensin.
Adem Uğur
Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!
Ahmed Hulusi
"Bir de o fiili işledin! (Firavun'un halkından birini öldürmek). . . Sen nankörlerdensin!"
Ahmet Tekin
'Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankör birisisin.'
Ahmet Varol
Sonuçta o yaptığın işi de yaptın. Sen nankörlerdensin.'
Ali Bulaç
"Ve sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen nankörlerdensin."
Ali Fikri Yavuz
O yaptığın işi (Kıptî’yi öldürmeyi) de sen işledin; sen nankörlerdensin.”
Ali Rıza Safa
"Sonunda yapacağını yaptın. Çünkü sen, nankörün tekisin!"
Bayraktar Bayraklı
- Firavun dedi ki: "Seni küçükken elimizde büyütmedik mi? Yanımızda yıllarca kalmadın mı? Oysa sen sonunda yapacağını yaptın. Sen nankörlerdensin."
Bekir Sadak
(18-19) Firavun Musa'ya: «Biz seni cocukken yanimiza alip buyutmedik mi? Hayatinin bircok yillarini aramizda gecirmedin mi? Sonunda yapacagni da yaptin. Sen nankorun birisin» dedi.
Celal Yıldırım
Yapmak istediğini yaptın ve sen (cidden) nankörlerdensin,» dedi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sonunda yapacağını yaptın. Sen nankörün birisin!”
Diyanet İşleri
"(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin."
Diyanet İşleri (eski)
(18-19) Firavun Musa'ya: 'Biz seni çocukken yanımıza alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi? Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankörün birisin' dedi.
Diyanet Vakfi
Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
hem de o yaptığın (kötü) işi yaptın; o halde sen o nankör kafirlerdensin!"
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem de o yaptığın fi'li yaptın, o halde sen o nankör kafirlerdensin
Erhan Aktaş
"Sen ise yapacağını yaptın. Sen kafirlerdensin."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Sen ise yapacağını yaptın. Sen kafirlerdensin."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Sen ise yapacağını yaptın. Sen kafirlerdensin."
Fizilal-il Kuran
Sonunda o ağır suçu işledin. Sen o sırada bir kafirdin.
Gültekin Onan
"Ve sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen kafirlerdensin."
Hamdi Döndüren
“Sonunda, o yaptığın (kötü) işi de yaptın, sen nankörlerden birisin!”
Hasan Basri Çantay
"O yapdığın fi'li de sen işledin. Sen nankörlerdensin".
Hasib Asutay
Ve sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. (4) Sen nankörlerdensin '. (4. Kıptiʼyi öldürdün.)
Hayrat Neşriyat
'Sonunda o yaptığın işi de yaptın; o hâlde sen nankörlerdensin!'
İbni Kesir
Ve yapacağın işi de yaptın. Sen nankörlerdensin.
Mehmet Okuyan
Yaptığın o işini de yapmıştın. Sen nankörlerdensin.”
Muhammed Esed
Ama sonunda yapacağını yaptın ve nankör biri oldu(ğunu gösterdi)n!"
Mustafa İslamoğlu
Ama en sonunda sen yine yapacağını yaptın ve nankörlerden biri olup çıktın!"
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ve o yaptığın fiilini yapıverdin. O halde sen nankörlerdensin.»
Ömer Öngüt
“Sonunda yapacağını yaptın. Sen nankörün birisin!”
Suat Yıldırım
"Sonunda da bildiğin o işi yapmıştın. Sen doğrusu nankörün tekisin!"
Süleyman Ateş
"Ve sonunda o yaptığını da yaptın, sen nankörlerden birisin."
Süleymaniye Vakfı
Yaptığın o işi de yaptın (o adamı öldürdün), sen kafirin /nankörün tekisin!"
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sonunda yapacağını yaptın; sen nankörün tekisin."
Şaban Piriş
Sonunda yapacağını yaptın, Sen nankörün birisin!
Tefhim-ul Kuran
«Ve sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen nankörlerdensin.»
Ümit Şimşek
'Ondan sonra da yapacağını yaptın. Sen nankörün birisin.'
Yaşar Nuri Öztürk
"Ve sonunda o yaptığını da yaptın. Nankörlerden birisin sen."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Elədiyin pis əməli də elədin. Doğrudan da, sən bir nankorsan!”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Axırda elədiyini də elədin (bir qibtini vurub öldürdün). Sən nankorun birisən!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Und dann hast du die Tat begangen, und nun leugnest du unsere Götter.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Und du hast deine Tat, die du (damals) getan hast, verübt und gehörst zu den Undankbaren.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Und du begingst jene deine Tat, die du begangen hast, und du warst undankbar.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
dann vollbrachtest du deine Tat, die du getan hast, und du bist von den Undankbaren.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And you did what you did, -the terrible crime you committed-, and you have impelled yourself to ingratitude and ungratefulness to our grace which abounds in you.
Abdul Haleem
And then you committed that crime of yours: you were so ungrateful.’
Abdullah Yusuf Ali
"And thou didst a deed of thine which (thou knowest) thou didst, and thou art an ungrateful (wretch)!"
Abul A'la Maududi
You spent many years of your life among us and then you committed that deed of yours. You are very ungrateful indeed."
Aisha Bewley
Yet you did the deed you did and were ungrateful. ’
Al-Hilali & Khan
"And you did your deed, which you did (i.e. the crime of killing a man) while you were one of the ingrates."
Ali Quli Qarai
Then you committed that deed of yours, and you are an ingrate. ’
Amatul Rahman Omar
`And you have surely committed an act (of homicide), and you are of the ungrateful. '
Arthur John Arberry
And thou didst the deed thou didst, being one of the ungrateful!'
Bijan Moeinian
"Do you remember the crime that you committed. Are you not then one of the ingrates?"
E. Henry Palmer
and thou didst do thy deed which thou hast done, and thou art of the ungrateful!'
Edip-Layth
"You did the deed what you did, and you are of the ingrates."
George Sale
Yet hast thou done thy deed which thou hast done: And thou art an ungrateful person.
Hamid S. Aziz
And he said, "Did we not cherish you as a child amongst us? And did you not dwell amongst us for many years of your life?
Mahmoud Ghali
And you performed the performance you performed and you were one of the disbelievers. "
Marmaduke Pickthall
And thou didst that thy deed which thou didst, and thou wast one of the ingrates.
Mohamed Ahmed - Samira
And you commited what you did, and you are ungrateful!"
Muhammad Asad
And yet thou didst commit that [heinous] deed of thine, and [hast thus shown that] thou art one of the ingrate!"
Mustafa Khattab
Then you did what you did,[1] being ˹utterly˺ ungrateful!"
Progressive Muslims
"And you did what deed you did, and you are of the rejecters. "
Sahih International
And [then] you did your deed which you did, and you were of the ungrateful. "
Sam Gerrans
“And thou didst thy deed which thou didst, and wast of the false claimers of guidance.”
Shabbir Ahmed
And you did what you did, killing a man from our nation. You are of the ungrateful."
Syed Vickar Ahamed
"And you did an act that which you did (killed an Egyptian) and you are a thankless (wretch)!"
Taqi Usmani
and you did the blunder you did; still you are ungrateful."
The Monotheist Group
"And you did that deed you did, and you are of the rejecters."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Puis tu as commis le méfait que tu as fait, en dépit de toute reconnaissanceʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Paşê te ew kiryar jî kir ya te kirî û tu merivekî nankor î.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En jij hebt gedaan wat je gedaan hebt en bent nu een van de ondankbaren.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Gij hebt de daad bedreven, welke gij bedreven hebt; en gij zijt een ondankbare.
Hollandaca — Siregar
En jij deed wat jij deed en jij behooft tot de ondankbaren.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И ты совершил свое деяние, которое совершил [убил человека], и ты являешься одним из неблагодарных?»
Rusça — Osmanov
Разве ты не сделал того, что сделал? Ты - неблагодарный человекʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och ändå begick du den handling som du begick och visade därmed (din) otacksamhet.ʺ