"Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi gökten üzerimize bir parça düşür."

فَاَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِنَ السَّمَاءِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ

fe esḳiT ǎleynā kisefen mine s-semāi in kunte mine S-Sādiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاَسْقِطْfe esḳiTس ق طDüşmek, düşürmek, yere serilmek, inmek, alçalmak, değerini yitirmek, çökmek, başarısız olmak, hükümsüz kalmak, iptal olmak, yıkılmak, ölmek, sönmeko halde düşür
2عَلَيْنَاǎleynāüzerimize
3كِسَفًاkisefenك س فParçalar, kırıntılar, yığınlar, paramparça etmek, parçalara ayırmakparçalar
4مِنَmine-ten
5السَّمَاءِs-semāiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gök-
6اِنْineğer
7كُنْتَkunteك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinisen
8مِنَmine-dan
9الصَّادِقِينَS-Sādiḳīneص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğrular-

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gökyüzünden parçalar düşür üstümüze eğer doğru söyleyenlerdensen.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gökyüzünden parçalar düşür üstümüze eğer doğru söyleyenlerdensen.

Adem Uğur

Şayet doğru sözlülerden isen, üstümüze gökten azap yağdır.

Ahmed Hulusi

"Eğer sözünde sadıksan, hadi üzerimize semadan parçalar düşürt. "

Ahmet Tekin

'Eğer iddianda doğru isen, gökten üzerimize kütleler düşür.'

Ahmet Varol

Eğer doğru söyleyenlerdensen haydi gökten üzerimize parçalar düşür.'

Ali Bulaç

"Eğer doğru sözlü isen, bu durumda gökten üstümüze bir parça düşürüver."

Ali Fikri Yavuz

Eğer doğru söyliyenlerdensen, hemen üzerimize gökten bir parça düşür.”

Ali Rıza Safa

"Üzerimize gökten bir parça düşür; eğer doğruyu söylüyorsan?"

Bayraktar Bayraklı

"Haydi, eğer doğru söyleyenlerden isen üzerimize gökten bir kütle düşür!" dediler.

Bekir Sadak

(185-18) 7 «Ben ancak buyulenmisin birisin. Bizim gibi bir insandan baska bir sey degilsin. Dogrusu seni yalancilardan saniyoruz. Eger dogru sozlu isen gogun bir parcasini ustumuze dusur» dediler.

Celal Yıldırım

Eğer doğrulardan isen haydi göğün bir parçasını üzerimize düşür» dediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Eğer doğru sözlü isen, haydi üstümüze gökten azap yağdır.”

Diyanet İşleri

"Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi gökten üzerimize bir parça düşür."

Diyanet İşleri (eski)

(185-187) 'Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür' dediler.

Diyanet Vakfi

Şayet doğru sözlülerden isen, üstümüze gökten azap yağdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Şayet doğru sözlülerden isen, üstümüze gökten bir parça düşürüver.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Üzerimize gökten bir parça düşürüver, eğer doğru söyleyenlerden isen."

Elmalılı Hamdi Yazır

Üzerimize Semadan bir kıt'ayı düşürüver haydi sadıklardan isen

Erhan Aktaş

"Eğer doğru söylüyorsan, haydi gökten üzerimize parçalar düşür."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Eğer doğru söylüyorsan, haydi gökten üzerimize parçalar düşür."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Eğer doğru söylüyorsan, haydi gökten üzerimize parçalar düşür."

Fizilal-il Kuran

Eğer doğru söylüyorsan başımıza gökten parçalar yağdır.

Gültekin Onan

"Eğer doğru sözlü isen, bu durumda gökten üstümüze bir parça düşürüver."

Hamdi Döndüren

“Eğer doğru söyleyenlerden isen, üzerimize gökten parçalar düşür!”

Hasan Basri Çantay

"Eğer doğruculardan isen gökden üstümüze bir parça düşür".

Hasib Asutay

Eğer doğru söyleyenlerden isen gökten üstümüze bir parça düşür.'

Hayrat Neşriyat

'Eğer (iddiâsında) doğru kimselerden isen, haydi üzerimize gökten parçalar düşür!'

İbni Kesir

Eğer sadıklardan isen bize, gökten bir parça indir.

Mehmet Okuyan

Doğru sözlülerdensen üzerimize gökten bir parça indir!”

Muhammed Esed

Eğer doğru sözlü biriysen, haydi, göğü parça parça başımıza indir (de görelim)!"

Mustafa İslamoğlu

Fakat sen, eğer sözünün arkasındaysan haydi göğü paramparça başımıza indir!"

Ömer Nasuhi Bilmen

«Artık sen eğer sâdıklardan isen üzerimize gökten bir parça düşürüver.»

Ömer Öngüt

“Şayet doğru sözlülerden isen, o halde üzerimize gökten parçalar düşür. ”

Suat Yıldırım

Eğer peygamberlik iddiasında doğru isen haydi gökten üstümüze bir parça düşür, üstümüze azap indir."

Süleyman Ateş

"Eğer doğrulardansan o halde üzerimize gökten parçalar düşür."

Süleymaniye Vakfı

Doğru söylüyorsan haydi göğü üstümüze parça parça düşür!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Doğru söylüyorsan gökten üzerimize parçalar düşürsene!"

Şaban Piriş

Eğer, doğru söylüyorsan haydi üzerimize gökten bir parça düşürüver.

Tefhim-ul Kuran

«Eğer doğru sözlülerden isen, bu durumda gökten üstümüze bir parça düşürüver.»

Ümit Şimşek

'Doğru söylüyorsan, üzerimize gökten bir parça düşür.'

Yaşar Nuri Öztürk

"Eğer doğru sözlülerdensen, hadi üzerimize gökten parçalar düşür!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər doğru danışanlardansansa, göyün bir parçasını üstümüzə endir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər, doğru danışanlardansansa (həqiqi peyğəmbərsənsə), göyün bir parçasını üstümüzə endir!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Laß zur Strafe vernichtende Brocken vom Himmel auf uns herabfallen, wenn du die Wahrheit sagst!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Lasse doch Stücke vom Himmel auf uns herabfallen, wenn du zu den Wahrhaftigen gehörst.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

So laß Brocken vom Himmel auf uns niederfallen, wenn du zu den Wahrhaftigen gehörst.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Also laß über uns Stücke aus dem Himmel fallen, solltest du von den Wahrhaftigen sein.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And if you are not, and you are indeed declaring the truth, then let us see if you can cause a piece of heaven to fall upon us in the form of discs of cumuli".

Abdul Haleem

Make bits of the heavens fall down on us, if you are telling the truth.’

Abdullah Yusuf Ali

"Now cause a piece of the sky to fall on us, if thou art truthful!"

Abul A'la Maududi

So cause a piece of the sky to fall upon us if you are truthful."

Aisha Bewley

So make lumps from heaven fall down on us if you are telling the truth. ’

Al-Hilali & Khan

"So cause a piece of the heaven to fall on us, if you are of the truthful!"

Ali Quli Qarai

Then make a fragment fall upon us from the sky, should you be truthful. ’

Amatul Rahman Omar

`So let a fragment of the cloud fall upon us (by way of punishment) if you are of the truthful. '

Arthur John Arberry

Then drop down on us lumps from heaven, if thou art one of the truthful. '

Bijan Moeinian

"if you are truthful, bombard us with masses from the sky!"

E. Henry Palmer

so make a portion of the heaven to fall down upon us, if thou art of those who tell the truth!'

Edip-Layth

"So let pieces from the sky fall upon us if you are of those who are truthful!"

George Sale

Cause now a part of the heaven to fall upon us, if thou speakest truth.

Hamid S. Aziz

"And you are only a mortal like ourselves; and, verily, we think that you are surely of the liars;

Mahmoud Ghali

So let fall down on us lumps from the heaven, in case you are of the sincere. "

Marmaduke Pickthall

Then make fragments of the heaven fall upon us, if thou art of the truthful.

Mohamed Ahmed - Samira

But in case you are speaking the truth, then make a segment of the sky to fall upon us. "

Muhammad Asad

Cause, then, fragments of the sky to fall down upon us, if thou art a man of truth!"

Mustafa Khattab

So cause ˹deadly˺ pieces of the sky to fall upon us, if what you say is true."

Progressive Muslims

"So let pieces from the sky fall upon us if you are of those who are truthful!"

Sahih International

So cause to fall upon us fragments of the sky, if you should be of the truthful. "

Sam Gerrans

“Then cause thou pieces of the sky to fall upon us, if thou be of the truthful.”

Shabbir Ahmed

If you are truthful, let fragments of the sky fall upon us. "

Syed Vickar Ahamed

"Now make a piece of the sky to fall on us, if you are truthful!"

Taqi Usmani

So cause a piece from the sky to fall down upon us, if you are one of the truthful."

The Monotheist Group

"So let pieces from the heaven fall upon us if you are of those who are truthful!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Fais donc tomber sur nous des morceaux du ciel si tu es du nombre des véridiques!ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger bi rastî tu ji rastgoyan î, de haydê ji esmên parçeyekî bi ser me de bixe.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Laat dan stukken uit de hemel op ons neervallen als jij behoort tot hen die gelijk hebben.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Doe thans een deel van den hemel op ons nedervallen, indien gij de Waarheid spreekt.

Hollandaca — Siregar

Laat dan eens een stuk van de hemel op ons vallen, als jij tot de waarachtigen behoort.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Опусти же на нас кусок с неба (как наказание), если ты из числа правдивых!»

Rusça — Osmanov

Низринь же на нас осколок неба, если ты из тех, кто говорит правдуʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men försök förmå himlen att störta ned i stycken över oss, om du talar sanning!ʺ