Şuara Suresi 15. Ayet — Elfaz
Allah dedi ki, "Hayır, korkma! Mucizelerimizle gidin. Çünkü biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz."
1قَالَḳāle(Allah) dediMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2كَلَّاkellāhayırRed Harfi
3فَاذْهَبَاfe ƶhebāikiniz de gidinİsti'nafiye Edatı+Emir Fiil+ZamirEmir · Tesniye Müzekker Muhatabذ ه بgitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermek
4بِاٰيَاتِنَٓاbi āyātināayetlerimizleHarf-i Cer+İsim+Zamirا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.
5اِنَّاinnāşüphesiz bizHarf-i Nasb+Zamir
6مَعَكُمْmeǎkumsizinle beraberizMekan Zarfı+Zamir
7مُسْتَمِعُونَmustemiǔnedinliyoruzİsimس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak