Adam, "Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?" dedi.

قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَطِيعَ مَعِيَ صَبْرًا

ḳāle e lem eḳul leke inneke len testeTīǎ meǐye Sabran

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O, demedim miydi sana dedi, gerçekten de sen, benimle berâber bulunmaya dayanamazsın.

Abdulkadir Gölpınarlı

O, demedim miydi sana dedi, gerçekten de sen, benimle berâber bulunmaya dayanamazsın.

Adem Uğur

(Hızır:) Ben sana, benimle beraber (olacaklara) sabredemezsin, demedim mi? dedi.

Ahmed Hulusi

(Hızır) dedi: "Ben sana, benimle beraberliğe katlanamazsın demedim mi?"

Ahmet Tekin

Hızır: 'Ben sana dememiş miydim? Sen benimle birlikte bulunmaya asla sabredemezsin.' dedi.

Ahmet Varol

(O kul): 'Ben, sen benimle sabretmeye güç yetiremezsin, dememiş miydim?' dedi.

Ali Bulaç

Dedi ki: "Gerçekte benimle birlikte olma sabrını göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceğini ben sana söylemedim mi?"

Ali Fikri Yavuz

Hızır dedi ki: “-Sen, benimle asla sabredemezsin, demedim mi sana?”

Ali Rıza Safa

"Aslında, benimle birlikte asla dirençli olamayacağını söylemedim mi?" dedi.

Bayraktar Bayraklı

O kul, "Ben sana, sen benimle beraber bulunmaya dayanamazsın, dememiş miydim?" dedi.

Bekir Sadak

O: «Ben sana, yaptigim islere dayanamazsin demedim mi?» dedi.

Celal Yıldırım

O, Musâ'ya : «Ben sana demedim mi, benimle beraber bulunmaya sabredemezsin ?» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O kul, “Sana, benimle beraber olmaya asla sabredemezsin dememiş miydim?” dedi.

Diyanet İşleri

Adam, "Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

O: 'Ben sana, yaptığım işlere dayanamazsın demedim mi?' dedi.

Diyanet Vakfi

(Hızır:) Ben sana, benimle beraber (olacaklara) sabredemezsin, demedim mi? dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hızır dedi ki: «Doğrusu sen benimle asla sabredemezsin demedim mi sana?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"Doğrusu sen benimle asla sabredemezsin demedim mi sana?" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

doğrusu sen benimle sabredemezsin demedim mi sana? dedi

Erhan Aktaş

Sana, "Sen, kesinlikle benimle birlikte olmaya sabretmeye asla güç yetiremezsin, demedim mi?" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana, "Sen, kesinlikle benimle birlikte olmaya sabretmeye asla güç yetiremezsin, demedim mi?" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana, "Sen, kesinlikle benimle birlikte olmaya sabretmeye asla güç yetiremezsin, demedim mi?" dedi.

Fizilal-il Kuran

O kulumuz Musa'ya; «Ben sana benimle beraber olmaya katlanamazsın dememiş miydim?' dedi.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Gerçekte benimle birlikte olma sabrını göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceğini ben sana söylemedim mi?"

Hamdi Döndüren

(Hızır) dedi: “Ben, sana benimle birlikte bulunmağa dayanamazsın, dememiş miydim?”

Hasan Basri Çantay

(O zat şöyle) dedi: "Ben sana beraberimde sabretmiye asla muktedir olamazsın demedim mi?"

Hasib Asutay

(Hızır,) 'Ben sana benimle beraber bulunmaya sabredemezsin, dememiş miydim?' dedi.

Hayrat Neşriyat

(Hızır:) '(Ben) sana: 'Doğrusu sen, berâberimde sabretmeye aslâ güç yetiremezsin!’ dememiş miydim?' dedi.

İbni Kesir

O: Ben, sana; yaptığım işlere dayanamazsın, demedim mi? dedi.

Mehmet Okuyan

(Bilge melek) “Ben sana benimle beraberliğe sabredemezsin dememiş miydim?” demişti.

Muhammed Esed

Beriki: "Ben sana, bana asla katlanamayacağını söylememiş miydim?" dedi.

Mustafa İslamoğlu

O (kişi) "Ben sana dememiş miydim" dedi; "sen benimle birlikteliğe asla katlanamazsın diye?!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Ben sana demedim mi ki, şüphe yok sen benimle beraber sabra takat getiremezsin.»

Ömer Öngüt

(Hızır): “Ben sana 'Benimle beraber olmaya sabredemezsin!' demedim mi?” dedi.

Suat Yıldırım

"Sen benimle arkadaşlık etmeye katlanamazsın dememiş miydim?" dedi.

Süleyman Ateş

(O kul): "Ben sana, sen benimle beraber bulunmağa dayanamazsın, dememiş miydim? dedi.

Süleymaniye Vakfı

O da "Ben sana, benim yanımda olmaya asla sabredemezsin dememiş miydim!" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Sana demedim mi benimle birlikte olmaya dayanamazsın?" dedi.

Şaban Piriş

-Ben sana, benimle birlikte olmaya sabredemezsin demedim mi? dedi.

Tefhim-ul Kuran

Dedi ki: «Gerçekten benimle birlikte olma sabrını göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceğini ben sana söylemedim mi?»

Ümit Şimşek

'Ben sana demedim mi benim beraberliğime tahammül edemezsin diye?' dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Ben sana söylemedim mi, sen benimle beraberliğe asla dayanamazsın."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Xızır dedi: “Sənə demədimmi ki, mənim yanımda səbir edə bilməzsən?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Xızır) yenə belə cavab verdi: ″Sənə demədimmi ki, mənimlə birlikdə olanda (edəcəyim əməllərə) əsla dözə bilməzsən?

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er sprach: ʺHabe ich dir nicht gesagt, du wirst, wenn du mit mir gehst, keine Geduld aufbringen können?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺHabe ich dir nicht gesagt, daß du (es) bei mir nicht wirst aushalten können?ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺHabe ich dir nicht gesagt, du würdest es nimmer fertigbringen, bei mir in Geduld auszuharren?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺHabe ich dir nicht gesagt, daß du gewiß mit mir keine Geduld haben kannst?ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The teacher said: "Did I not tell you, you would not be able to bear with me nor show forbearance with my actions!"

Abdul Haleem

He replied, ‘Did I not tell you that you would never be able to bear with me patiently?’

Abdullah Yusuf Ali

He answered: "Did I not tell thee that thou canst have no patience with me?"

Abul A'la Maududi

He said: "Did I not tell you that you will not be able to patiently bear with me?"

Aisha Bewley

He said, ‘Did I not tell you that you would not be able to bear with me?’

Al-Hilali & Khan

(Khidr) said: "Did I not tell you that you can have no patience with me?"

Ali Quli Qarai

He said, ‘Did I not tell you, indeed you cannot have patience with me?’

Amatul Rahman Omar

He (- the great divine being) said, `Did I not tell you that you would not certainly be able to bear with me patiently?'

Arthur John Arberry

Said he, 'Did I not say that thou couldst never bear with me patiently?'

Bijan Moeinian

The wise man replied: "Did I not tell you that you are not patient enough to bear with me?"

E. Henry Palmer

Said he, 'Did I not tell thee, verily, thou canst not have patience with me?'

Edip-Layth

He said, "Did I not tell you that you will not be able to have patience with me?"

George Sale

He answered, did I not tell thee that thou couldest not bear with me?

Hamid S. Aziz

So they set out until they met a boy, and he killed him. Moses said, "What! Have you killed an innocent soul who has killed no one? Verily, you have done a foul (evil) deed."

Mahmoud Ghali

Said he, "Did I not say to you that surely you would never be able to (endure) with me patiently?"

Marmaduke Pickthall

He said: Did I not tell thee that thou couldst not bear with me?

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "Did I not tell you you will not be able to bear with me?"

Muhammad Asad

He replied: "Did I not tell thee that thou wilt never be able to have patience with me?"

Mustafa Khattab

He answered, "Did I not tell you that you cannot have patience with me?"

Progressive Muslims

He said: "Did I not tell you that you will not be able to have patience with me"

Sahih International

[Al-Khidh r] said, "Did I not tell you that with me you would never be able to have patience?"

Sam Gerrans

Said he: “Said I not to thee that thou canst never be patient with me?”

Shabbir Ahmed

The man said, "Didn't I tell you that you could not bear with me?"

Syed Vickar Ahamed

He answered: "Did I not tell you that you can have no patience with me?"

Taqi Usmani

He said, "Did I not tell you that you can never bear with me patiently?"

The Monotheist Group

He said: "Did I not tell you that you will not be able to have patience with me?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

(Lʹautre) lui dit: ʺNe tʹai je pas dit que tu ne pourrais pas garder patience en ma compagnie?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Evdê Salih ji Mûsa re) Got: Ma min ji te re negotibû ku tu yê nikaribî bi min re sebrê bikêşî?

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺHeb ik niet gezegd dat je het met mij niet zou kunnen uithouden?ʺ

Hollandaca — Siregar

Hij zei: ʺHeb ik jou dan niet gezegd dat jij nooit in staat zal zijn geduld met mij te hebben?ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Хадир) сказал: «Разве я не говорил, что ты не сможешь утерпеть со мной?»

Rusça — Osmanov

[Тот] сказал: ʺРазве не говорил я тебе, что ты не снесешь терпеливо мои поступки?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Han svarade: ”Jag sa ju att du aldrig skulle ha tålamod med mig!”