Adam, şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin."
قَالَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَطِيعَ مَعِيَ صَبْرًا
ḳāle inneke len testeTīǎ meǐye Sabran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
O, sen dedi, benimle berâber bulunmaya dayanamazsın.
Abdulkadir Gölpınarlı
O, sen dedi, benimle berâber bulunmaya dayanamazsın.
Adem Uğur
Dedi ki: Doğrusu sen benimle beraberliğe sabredemezsin.
Ahmed Hulusi
(Hızır a. s. ) dedi ki: "Sen benimle beraberliğe kesinlikle dayanamazsın (senin varoluş programın ve işlevin zahire, göz boyutuna dönük; batın/gayb boyutuna ait hükümleri, işlevinin gereği bakışla hazmedemezsin)!"
Ahmet Tekin
Sâlih kulumuz Hızır: 'Sen benimle birlikte bulunmaya asla sabredemezsin' dedi.
Ahmet Varol
O da dedi ki: 'Doğrusu sen benimle sabretmeye güç yetiremezsin.
Ali Bulaç
Dedi ki: "Gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrını göstermeye güç yetiremezsin."
Ali Fikri Yavuz
Hızır dedi ki: “- Doğrusu sen benimle asla sabredemezsin.
Ali Rıza Safa
"Aslında, benimle birlikte asla dirençli olamazsın!" dedi.
Bayraktar Bayraklı
O kul, "Sen benimle birlikte olmaya sabredemezsin."
Bekir Sadak
(67-68) O: «Sen dogrusu benim yaptiklarima dayanamazsin, bilgice kavrayamadigin bir seye nasil dayanabilirsin?» dedi.
Celal Yıldırım
O, «sen benimle beraber elbette pek sabredemezsin» dedi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(67-68) O kul, “Doğrusu sen benimle beraberliğe sabredemezsin, (iç yüzünü) kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredersin?” dedi.
Diyanet İşleri
Adam, şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin."
Diyanet İşleri (eski)
O: 'Sen doğrusu benim yaptıklarıma dayanamazsın, bilgice kavrayamadığın bir şeye nasıl dayanabilirsin?' dedi.
Diyanet Vakfi
Dedi ki: Doğrusu sen benimle beraberliğe sabredemezsin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(Hızır) dedi ki: «Doğrusu sen benimle asla sabredemezsin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O: "Doğrusu sen benimle beraber olmaya sabredemezsin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Doğrusu, dedi: sen benimle sabredemezsin
Erhan Aktaş
"Sen, benimle beraber olmada sabretmeye asla güç yetiremezsin."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Sen, benimle beraber olmada sabretmeye asla güç yetiremezsin."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sen, benimle beraber olmada sabretmeye asla güç yetiremezsin.
Fizilal-il Kuran
O kulumuz, Musa'ya dedi ki; «Sen benimle beraber olmaya katlanamazsın.»
Gültekin Onan
Dedi ki: "Gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrını göstermeye güç yetiremezsin."
Hamdi Döndüren
(Hızır) dedi: “Sen, benimle birlikte bulunmağa dayanamazsın!”
Hasan Basri Çantay
O da (Musaya): "Doğrusu sen benim beraberimde sabretmiye asla muktedir olamazsın".
Hasib Asutay
(O da) 'Doğrusu sen benimle beraber bulunmaya sabredemezsin' dedi.
Hayrat Neşriyat
(Hızır, cevâben şöyle) dedi: 'Doğrusu sen, berâberimde sabretmeye aslâ güç yetiremezsin!'
İbni Kesir
O da dedi ki: Doğrusu sen, benim yaptıklarıma asla dayanamazsın.
Mehmet Okuyan
(O bilge melek) şu cevabı vermişti: “Doğrusu sen benimle beraberliğe sabredemezsin.
Muhammed Esed
(Öteki;) "Sen benimle birlikte(yken olacak olanlara) katlanamazsın" dedi,
Mustafa İslamoğlu
O, "Korkarım ki sen benimle birlikteliğe sabredemezsin!" dedi (ve ekledi):
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Şüphe yok sen benimle beraber sabra kâdir olamazsın.»
Ömer Öngüt
O da dedi ki: “Doğrusu sen benimle beraber bulunmaya sabredemezsin!”
Suat Yıldırım
(67-68) "Doğrusu" dedi, "sen benimle beraberliğe sabredemezsin. Bütün yönleriyle kavrayamadığın meseleler karşısında nasıl kendini tutabilirsin ki?"
Süleyman Ateş
(O da): "Sen benimle beraber bulunmağa dayanamazsın" dedi.
Süleymaniye Vakfı
O da şöyle dedi: "Sen benim yanımda olmaya asla sabredemezsin.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Sen benimle birlikte olmaya dayanamazsın" dedi.
Şaban Piriş
O da: -Sen benimle olmaya sabredemezsin, dedi.
Tefhim-ul Kuran
Dedi ki: «Gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrını göstermeye güç yetiremezsin.»
Ümit Şimşek
O ise 'Sen benim beraberliğime tahammül edemezsin,' dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe dayanamazsın."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Xızır dedi: “Doğrusu, sən mənim yanımda səbir edə bilməzsən.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Xızır) belə cavab verdi: ″Sən mənimlə bir yerdə olsan (görəcəyim işlərə) əsla dözə bilməzsən. (Sənin onlara səbrin çatmaz, çünki mən batini elmlə iş görürəm. Sənin bildiyin isə ancaq zahiri elmdir. Sən peyğəmbər olduğun üçün mən zahirən qadağan olunmuş bir iş gördükdə ona eʼtiraz edib əleyhimə çıxacaqsan).
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Er sprach: ʺDu wirst, wenn du mit mir gehst, sicher keine Geduld aufbringen können.
Almanca — Der Edle Quran
Er sagte: ʺDu wirst (es) bei mir nicht aushalten können.
Almanca — M. A. Rassoul
Er sagte: ʺDu vermagst nimmer bei mir in Geduld auszuharren.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
He -the teacher- said to Mussa: "But you shall not be able to bear with me nor shall you quietly await the course of events".
Abdul Haleem
The man said, ‘You will not be able to bear with me patiently.
Abdullah Yusuf Ali
(The other) said: "Verily thou wilt not be able to have patience with me!"
Abul A'la Maududi
He answered: "You will surely not be able to bear with me.
Aisha Bewley
He said, ‘You will not be able to bear with me.
Al-Hilali & Khan
He (Khidr) said: "Verily you will not be able to have patience with me!
Ali Quli Qarai
He said, ‘Indeed you cannot have patience with me!
Amatul Rahman Omar
He (- the great man) said, `(Yes, but) while keeping company with me you will never be able to bear (and keep company) with me in patience,
Arthur John Arberry
Said he, 'Assuredly thou wilt not be able to bear with me patiently.
Bijan Moeinian
The man replied: "You will not patient enough to bear with me….
E. Henry Palmer
said he, 'Verily, thou canst never have patience with me.
Edip-Layth
He said, "You will not be able to have patience with me."
George Sale
He answered, verily thou canst not bear with me:
Hamid S. Aziz
Said Moses to him, "May I follow you, so that you may teach me of the (Higher) Truth which you have been taught?"
Mahmoud Ghali
Said he "Surely you will never be able to (endure) with me patiently. "
Marmaduke Pickthall
He said: Lo! thou canst not bear with me.
Mohamed Ahmed - Samira
He said: "You will not be able to bear with me.
Muhammad Asad
[The other] answered: "Behold, thou wilt never be able to have patience with me –
Mustafa Khattab
He said, "You certainly cannot be patient ˹enough˺ with me.
Progressive Muslims
He said: "You will not be able to have patience with me. "
Sahih International
He said, "Indeed, with me you will never be able to have patience.
Sam Gerrans
Said he: “Thou canst never be patient with me.
Shabbir Ahmed
He said, "Verily, you won't be able to have patience with me.
Syed Vickar Ahamed
(The wise one) said: "Surely, you will not be able to have patience with me!
Taqi Usmani
He said, "You can never bear with me patiently.
The Monotheist Group
He said: "You will not be able to have patience with me."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
(Lʹautre) dit: ʺVraiment, tu ne pourras jamais être patient avec moi.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Evd ji Mûsa re) Got: Bi rastî tu dê nikaribî digel min xwe ragirî.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij zei: ʺJij zult het met mij niet kunnen uithouden.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Hij antwoordde: Gij kunt waarlijk niet bij mij blijven.
Hollandaca — Siregar
Hij zei: ʺVoorwaar, jij zult nooit in staat zijn geduld met mij te hebben.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(Хадир) сказал (Мусе): «Поистине, ты не сможешь со мной проявить (необходимое) терпение.
Rusça — Osmanov
[Наш раб] ответил: ʺУ тебя не хватит терпения [учиться] у меня.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Den vise mannen) svarade: ʺDu kommer inte att ha tålamod med mig!