Ancak Rabbin'den bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O'nun sana olan lütfu büyüktür.

اِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ اِنَّ فَضْلَهُ كَانَ عَلَيْكَ كَبِيرًا

illā raHmeten min rabbike inne feDlehu kāne ǎleyke kebīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِلَّاillāancak hariç
2رَحْمَةًraHmetenر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.rahmeti
3مِنْmin
4رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
5اِنَّinneçünkü
6فَضْلَهُfeDlehuف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmekO'nun lutfu
7كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
8عَلَيْكَǎleykesana olan
9كَبِيرًاkebīranك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.cidden büyüktür

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ancak Rabbinin rahmeti onu korumuştur; gerçekten de onun lütfü, ihsânı pek büyüktür sana.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ancak Rabbinin rahmeti onu korumuştur; gerçekten de onun lütfü, ihsânı pek büyüktür sana.

Adem Uğur

Ancak Rabbinin rahmeti (sayesinde Kur'an bâki kalmıştır). Çünkü O'nun sana lütufkârlığı çok büyüktür.

Ahmed Hulusi

Rabbinden olan bir Rahmet dışında! Muhakkak ki O'nun senin üzerine olan lütfu çok büyüktür!

Ahmet Tekin

Ancak Rabbinin rahmeti sayesinde Kur’ân bâki kalmıştır. Onun sana olan lütufkârlığı çok büyüktür.

Ahmet Varol

Ancak (onu bırakması) Rabbinin bir rahmetidir. Şüphesiz O'nun senin üzerindeki lütfu büyüktür.

Ali Bulaç

(Vahyi sende bırakan) Rabbin rahmetinden başka (sı değildir). Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür.

Ali Fikri Yavuz

Fakat Kur’ân’ı kalbinde ezberlemen, ancak Rabbinin bir ihsanıdır. Gerçekten O’nun, senin üzerindeki ihsânı çok büyüktür.

Ali Rıza Safa

Yalnızca, Efendinden rahmettir. Kuşkusuz, O'nun, senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.

Bayraktar Bayraklı

Ancak Rabbinin rahmeti sayesinde vahiy kesilmedi. Çünkü O'nun sana büyük lütfu vardır.

Bekir Sadak

Bunu yapmayisi ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. unku O'nun sana olan nimeti buyuktur.

Celal Yıldırım

Ancak Rabbinden bir rahmet (onu gidermiştir. Şüphesiz ki O'nun sana iyilik ve ikramı pek büyüktür.

Diyanet İşleri

Ancak Rabbin'den bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O'nun sana olan lütfu büyüktür.

Diyanet İşleri (eski)

Bunu yapmayışı ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. Çünkü O'nun sana olan nimeti büyüktür.

Diyanet Vakfi

Ancak Rabbinin rahmeti (sayesinde Kur'an bâki kalmıştır). Çünkü O'nun sana lütufkârlığı çok büyüktür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Fakat Rabbinden bir rahmet olarak (biz bunu yapmadık). Gerçekten O'nun senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (vahyettiklerini ortadan kaldırma işini) yapmadık. Gerçekten O'nun sana olan lütfü çok büyüktür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak rabbından bir rahmet başka, hakıkat senin üzerinde onun fazlı pek büyük bulunuyor

Erhan Aktaş

Ancak bu, Rabb'inden bir rahmettir. O'nun, senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak bu, Rabb'inden bir rahmettir. O'nun, senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak bu, Rabb'inden bir rahmettir. O'nun, senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.

Fizilal-il Kuran

Bunun böyle olmayışı, Rabbinin sana yönelik rahmetidir. Onun sana yönelik lütfu büyüktür.

Gültekin Onan

(Vahyi sende bırakan) rabbin rahmetinden başka(sı değildir). Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür.

Hamdi Döndüren

Ancak Rabbinin acıması (sayesinde Kur’an bâki kalmıştır). Çünkü O’nun sana olan lütfu büyüktür.

Hasan Basri Çantay

Ancak Rabbinden olan bir rahmetdir (ki onu ibkaa etmişdir). Hakıykat, Onun, senin üzerindeki fazl (-u keremi) büyükdür.

Hasib Asutay

(Böyle olmayışı) ancak Rabbinin merhameti dolayısıyladır. Çünkü O'nun sana olan lütfu büyüktür.

Hayrat Neşriyat

Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (Kur’ân’ı ortadan kaldırmadık); gerçekten O’nun, senin üzerindeki ihsânı (çok) büyüktür.

İbni Kesir

Ancak Rabbından bir rahmet iledir. Muhakkak ki O'nun sana olan lutfu, pek büyüktür.

Mehmet Okuyan

Rabbinin merhameti hariç! Şüphesiz ki O’nun sana yönelik iyiliği büyüktür.

Muhammed Esed

(Böyle bir şey olmuyorsa bu) yalnızca Rabbinden bir rahmet nedeniyledir: gerçekten de O'nun senin üzerindeki lütfu çok büyüktür!

Mustafa İslamoğlu

Neyse ki Rabbinin rahmeti sayesinde (bundan uzaksın). Unutma ki O'nun senin üzerindeki lutfu her daim büyük olmuştur.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ancak Rabbinden bir rahmettir ki, (O vahyetiğini gidermiyor) şüphe yok ki, O'nun inâyeti senin üzerinde pek büyüktür.

Ömer Öngüt

Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (bâki kalmıştır). Çünkü O'nun senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.

Suat Yıldırım

Ama böyle yapmayıp Kur’ân âyetlerini muhafaza etmesi, sırf Rabbinin ihsanının sonucudur. Gerçekten O’nun sana olan lütfu pek büyüktür.

Süleyman Ateş

Ancak Rabbin sana acıyarak ayetlerini geri almamaktadır. Çünkü O'nun sana olan lutfu cidden büyüktür.

Süleymaniye Vakfı

(Geri alınmaması) Ancak Rabbinin rahmeti / ikramı sayesindedir. O'nun sana olan lütfu gerçekten büyüktür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Geri alınmaması sadece Rabbinin ikramıdır. O'nun sana iyiliği büyüktür.

Şaban Piriş

Ancak, Rabbinden bir rahmettir. Onun üzerindeki ikramı çok büyüktür.

Tefhim-ul Kuran

(Vahyi sende bırakan) Rabbin rahmetinden başka(sı değildir). Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür.

Ümit Şimşek

Sana vahyettiklerimiz ancak Rabbinden bir rahmet ile korunur. Gerçekten de senin üzerinde Onun pek büyük lütfu vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ancak, Rabbinden bir rahmet müstesna. Kuşkusuz, O'nun sana lütfu pek büyüktür.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ancaq Rəbbinin mərhəməti sayəsində bunu etmədik. Doğrudan da, Onun sənə olan lütfü böyükdür.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Lakin (bunu etməməyimiz) Rəbbinin yalnız sənə qarşı bir mərhəmətidir. Həqiqətən, Onun sənə olan neʼməti böyükdür!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Du hast ihn aus Barmherzigkeit Deines Herrn bekommen. Seine dir erwiesene Huld ist groß.

Almanca — Der Edle Quran

außer Barmherzigkeit von deinem Herrn. Gewiß, Seine Huld zu dir ist ja groß.

Almanca — M. A. Rassoul

außer der Barmherzigkeit deines Herrn. Wahrlich, Seine Gnade gegen dich ist groß.

Almanca — Muhammad Zaidan

es sei denn eine Gnade von deinem HERRN. Gewiß, Seine Gunst ist dir gegenüber unermeßlich.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But it is only through the mercy of Allah, your Creator, that it continues to be preserved. Indeed, great is His bounty and much is His grace that abound in you.

Abdul Haleem

if it were not for your Lord’s mercy: His favour to you has been truly great.

Abdullah Yusuf Ali

Except for Mercy from thy Lord: for his bounty is to thee (indeed) great.

Abul A'la Maududi

(Whatever you have received) is nothing but grace from your Lord. Indeed His favour to you is great.

Aisha Bewley

but for a mercy from your Lord. His favour to you is indeed immense.

Al-Hilali & Khan

Except as a Mercy from your Lord. Verily His Grace unto you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) is ever great.

Ali Quli Qarai

except a mercy from your Lord. Indeed His grace has been great upon you.

Amatul Rahman Omar

But (it is) the special mercy from your Lord (that He will not do so); His grace and favour upon you is very great infact.

Arthur John Arberry

excepting by some mercy of thy Lord; surly His favour to thee is great.

Bijan Moeinian

Know that this [availability of Qur’an in its intact form] is out of the Lord’s Mercy. How gracious is Lord to you.

E. Henry Palmer

unless by a mercy from thy Lord; verily, His grace towards thee is great!

Edip-Layth

Except for a mercy from your Lord. His favor upon you has been great.

George Sale

unless through mercy from thy Lord; for his favour towards thee hath been great.

Hamid S. Aziz

Unless by a mercy from your Lord, verily, His grace towards you is great.

Mahmoud Ghali

Excepting (by some) mercy from your Lord; surely His Grace over you has been great.

Marmaduke Pickthall

(It is naught) save mercy from thy Lord. Lo! His kindness unto thee was ever great.

Mohamed Ahmed - Samira

Unless your Lord have mercy. His blessings on you are great indeed.

Muhammad Asad

[Thou art spared] only by thy Sustainer's grace: behold, His favour towards thee is great indeed!

Mustafa Khattab

had it not been for the mercy of your Lord. Indeed, His favour upon you is immense.

Progressive Muslims

Except for a mercy from your Lord. His favour upon you has been great.

Sahih International

Except [We have left it with you] as a mercy from your Lord. Indeed, His favor upon you has ever been great.

Sam Gerrans

“Only by mercy from thy Lord”; His kindness to thee is great.

Shabbir Ahmed

The Revelation is a Grace from your Lord to you (and for all humanity. ) Indeed, His Favor unto you (O Messenger) is great indeed! (6:116), (15:19), (87:6-7).

Syed Vickar Ahamed

Except as a Mercy from your Lord: Verily, His Bounty to you is great.

Taqi Usmani

But it is a mercy from your Lord. Great is indeed His favor upon you.

The Monotheist Group

Except for a mercy from your Lord. His grace upon you has been great.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Lê belê bi dilovaniya Xwedayê te me ev nexwestiye (ku em Quranê ji ser dilê te rakin û ji bîra te bibin). Bêguman qenciya Xwedê li ser te mezin e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Tenzij door de genade van uwen Heer; want zijne goedheid omtrent u is groot.

Hollandaca — Siregar

Behalve als Barmhartigheid van jouw Heer, voorwaar: Zijn gunst voor jou is groot. Zeg (O Moehammad): ʺAls de mensen en de Djinnʹs zich zouden verzamelen om het gelijke van deze Koran te maken; dan kunnen zij niet het daaraan gelijke komen, zelfs al zouden zij elkur hulp zijn.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

не будь милости от твоего Господа. Поистине, щедрость Его к тебе (о, Мухаммад) велика [тебе даровано то, чего не даровано другим людям]!

Rusça — Osmanov

если не будет милости твоего Господа. Воистину, велика Его милость к тебе!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men detta sker inte tack vare din Herres nåd - Hans godhet mot dig är sannerligen stor!