Ancak Rabbin'den bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O'nun sana olan lütfu büyüktür.
اِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ اِنَّ فَضْلَهُ كَانَ عَلَيْكَ كَبِيرًا
illā raHmeten min rabbike inne feDlehu kāne ǎleyke kebīran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (79 / 79 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ancak Rabbinin rahmeti onu korumuştur; gerçekten de onun lütfü, ihsânı pek büyüktür sana.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ancak Rabbinin rahmeti onu korumuştur; gerçekten de onun lütfü, ihsânı pek büyüktür sana.
Adem Uğur
Ancak Rabbinin rahmeti (sayesinde Kur'an bâki kalmıştır). Çünkü O'nun sana lütufkârlığı çok büyüktür.
Ahmed Hulusi
Rabbinden olan bir Rahmet dışında! Muhakkak ki O'nun senin üzerine olan lütfu çok büyüktür!
Ahmet Tekin
Ancak Rabbinin rahmeti sayesinde Kur’ân bâki kalmıştır. Onun sana olan lütufkârlığı çok büyüktür.
Ahmet Varol
Ancak (onu bırakması) Rabbinin bir rahmetidir. Şüphesiz O'nun senin üzerindeki lütfu büyüktür.
Ali Bulaç
(Vahyi sende bırakan) Rabbin rahmetinden başka (sı değildir). Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür.
Ali Fikri Yavuz
Fakat Kur’ân’ı kalbinde ezberlemen, ancak Rabbinin bir ihsanıdır. Gerçekten O’nun, senin üzerindeki ihsânı çok büyüktür.
Ali Rıza Safa
Yalnızca, Efendinden rahmettir. Kuşkusuz, O'nun, senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.
Bayraktar Bayraklı
Ancak Rabbinin rahmeti sayesinde vahiy kesilmedi. Çünkü O'nun sana büyük lütfu vardır.
Bekir Sadak
Bunu yapmayisi ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. unku O'nun sana olan nimeti buyuktur.
Celal Yıldırım
Ancak Rabbinden bir rahmet (onu gidermiştir. Şüphesiz ki O'nun sana iyilik ve ikramı pek büyüktür.
Diyanet İşleri
Ancak Rabbin'den bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O'nun sana olan lütfu büyüktür.
Diyanet İşleri (eski)
Bunu yapmayışı ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. Çünkü O'nun sana olan nimeti büyüktür.
Diyanet Vakfi
Ancak Rabbinin rahmeti (sayesinde Kur'an bâki kalmıştır). Çünkü O'nun sana lütufkârlığı çok büyüktür.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Fakat Rabbinden bir rahmet olarak (biz bunu yapmadık). Gerçekten O'nun senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (vahyettiklerini ortadan kaldırma işini) yapmadık. Gerçekten O'nun sana olan lütfü çok büyüktür.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak rabbından bir rahmet başka, hakıkat senin üzerinde onun fazlı pek büyük bulunuyor
Erhan Aktaş
Ancak bu, Rabb'inden bir rahmettir. O'nun, senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ancak bu, Rabb'inden bir rahmettir. O'nun, senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ancak bu, Rabb'inden bir rahmettir. O'nun, senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.
Fizilal-il Kuran
Bunun böyle olmayışı, Rabbinin sana yönelik rahmetidir. Onun sana yönelik lütfu büyüktür.
Gültekin Onan
(Vahyi sende bırakan) rabbin rahmetinden başka(sı değildir). Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür.
Hamdi Döndüren
Ancak Rabbinin acıması (sayesinde Kur’an bâki kalmıştır). Çünkü O’nun sana olan lütfu büyüktür.
Hasan Basri Çantay
Ancak Rabbinden olan bir rahmetdir (ki onu ibkaa etmişdir). Hakıykat, Onun, senin üzerindeki fazl (-u keremi) büyükdür.
Hasib Asutay
(Böyle olmayışı) ancak Rabbinin merhameti dolayısıyladır. Çünkü O'nun sana olan lütfu büyüktür.
Hayrat Neşriyat
Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (Kur’ân’ı ortadan kaldırmadık); gerçekten O’nun, senin üzerindeki ihsânı (çok) büyüktür.
İbni Kesir
Ancak Rabbından bir rahmet iledir. Muhakkak ki O'nun sana olan lutfu, pek büyüktür.
Mehmet Okuyan
Rabbinin merhameti hariç! Şüphesiz ki O’nun sana yönelik iyiliği büyüktür.
Muhammed Esed
(Böyle bir şey olmuyorsa bu) yalnızca Rabbinden bir rahmet nedeniyledir: gerçekten de O'nun senin üzerindeki lütfu çok büyüktür!
Mustafa İslamoğlu
Neyse ki Rabbinin rahmeti sayesinde (bundan uzaksın). Unutma ki O'nun senin üzerindeki lutfu her daim büyük olmuştur.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ancak Rabbinden bir rahmettir ki, (O vahyetiğini gidermiyor) şüphe yok ki, O'nun inâyeti senin üzerinde pek büyüktür.
Ömer Öngüt
Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (bâki kalmıştır). Çünkü O'nun senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.
Suat Yıldırım
Ama böyle yapmayıp Kur’ân âyetlerini muhafaza etmesi, sırf Rabbinin ihsanının sonucudur. Gerçekten O’nun sana olan lütfu pek büyüktür.
Süleyman Ateş
Ancak Rabbin sana acıyarak ayetlerini geri almamaktadır. Çünkü O'nun sana olan lutfu cidden büyüktür.
Süleymaniye Vakfı
(Geri alınmaması) Ancak Rabbinin rahmeti / ikramı sayesindedir. O'nun sana olan lütfu gerçekten büyüktür.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Geri alınmaması sadece Rabbinin ikramıdır. O'nun sana iyiliği büyüktür.
Şaban Piriş
Ancak, Rabbinden bir rahmettir. Onun üzerindeki ikramı çok büyüktür.
Tefhim-ul Kuran
(Vahyi sende bırakan) Rabbin rahmetinden başka(sı değildir). Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür.
Ümit Şimşek
Sana vahyettiklerimiz ancak Rabbinden bir rahmet ile korunur. Gerçekten de senin üzerinde Onun pek büyük lütfu vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ancak, Rabbinden bir rahmet müstesna. Kuşkusuz, O'nun sana lütfu pek büyüktür.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Ancaq Rəbbinin mərhəməti sayəsində bunu etmədik. Doğrudan da, Onun sənə olan lütfü böyükdür.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Lakin (bunu etməməyimiz) Rəbbinin yalnız sənə qarşı bir mərhəmətidir. Həqiqətən, Onun sənə olan neʼməti böyükdür!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Du hast ihn aus Barmherzigkeit Deines Herrn bekommen. Seine dir erwiesene Huld ist groß.
Almanca — Der Edle Quran
außer Barmherzigkeit von deinem Herrn. Gewiß, Seine Huld zu dir ist ja groß.
Almanca — M. A. Rassoul
außer der Barmherzigkeit deines Herrn. Wahrlich, Seine Gnade gegen dich ist groß.
Almanca — Muhammad Zaidan
es sei denn eine Gnade von deinem HERRN. Gewiß, Seine Gunst ist dir gegenüber unermeßlich.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But it is only through the mercy of Allah, your Creator, that it continues to be preserved. Indeed, great is His bounty and much is His grace that abound in you.
Abdul Haleem
if it were not for your Lord’s mercy: His favour to you has been truly great.
Abdullah Yusuf Ali
Except for Mercy from thy Lord: for his bounty is to thee (indeed) great.
Abul A'la Maududi
(Whatever you have received) is nothing but grace from your Lord. Indeed His favour to you is great.
Aisha Bewley
but for a mercy from your Lord. His favour to you is indeed immense.
Al-Hilali & Khan
Except as a Mercy from your Lord. Verily His Grace unto you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) is ever great.
Ali Quli Qarai
except a mercy from your Lord. Indeed His grace has been great upon you.
Amatul Rahman Omar
But (it is) the special mercy from your Lord (that He will not do so); His grace and favour upon you is very great infact.
Arthur John Arberry
excepting by some mercy of thy Lord; surly His favour to thee is great.
Bijan Moeinian
Know that this [availability of Qur’an in its intact form] is out of the Lord’s Mercy. How gracious is Lord to you.
E. Henry Palmer
unless by a mercy from thy Lord; verily, His grace towards thee is great!
Edip-Layth
Except for a mercy from your Lord. His favor upon you has been great.
George Sale
unless through mercy from thy Lord; for his favour towards thee hath been great.
Hamid S. Aziz
Unless by a mercy from your Lord, verily, His grace towards you is great.
Mahmoud Ghali
Excepting (by some) mercy from your Lord; surely His Grace over you has been great.
Marmaduke Pickthall
(It is naught) save mercy from thy Lord. Lo! His kindness unto thee was ever great.
Mohamed Ahmed - Samira
Unless your Lord have mercy. His blessings on you are great indeed.
Muhammad Asad
[Thou art spared] only by thy Sustainer's grace: behold, His favour towards thee is great indeed!
Mustafa Khattab
had it not been for the mercy of your Lord. Indeed, His favour upon you is immense.
Progressive Muslims
Except for a mercy from your Lord. His favour upon you has been great.
Sahih International
Except [We have left it with you] as a mercy from your Lord. Indeed, His favor upon you has ever been great.
Sam Gerrans
“Only by mercy from thy Lord”; His kindness to thee is great.
Shabbir Ahmed
The Revelation is a Grace from your Lord to you (and for all humanity. ) Indeed, His Favor unto you (O Messenger) is great indeed! (6:116), (15:19), (87:6-7).
Syed Vickar Ahamed
Except as a Mercy from your Lord: Verily, His Bounty to you is great.
Taqi Usmani
But it is a mercy from your Lord. Great is indeed His favor upon you.
The Monotheist Group
Except for a mercy from your Lord. His grace upon you has been great.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Lê belê bi dilovaniya Xwedayê te me ev nexwestiye (ku em Quranê ji ser dilê te rakin û ji bîra te bibin). Bêguman qenciya Xwedê li ser te mezin e.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Tenzij door de genade van uwen Heer; want zijne goedheid omtrent u is groot.
Hollandaca — Siregar
Behalve als Barmhartigheid van jouw Heer, voorwaar: Zijn gunst voor jou is groot. Zeg (O Moehammad): ʺAls de mensen en de Djinnʹs zich zouden verzamelen om het gelijke van deze Koran te maken; dan kunnen zij niet het daaraan gelijke komen, zelfs al zouden zij elkur hulp zijn.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
не будь милости от твоего Господа. Поистине, щедрость Его к тебе (о, Мухаммад) велика [тебе даровано то, чего не даровано другим людям]!
Rusça — Osmanov
если не будет милости твоего Господа. Воистину, велика Его милость к тебе!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men detta sker inte tack vare din Herres nåd - Hans godhet mot dig är sannerligen stor!