Sonra da sana, "Hakka yönelen İbrahim'in dinine uy. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi" diye vahyettik.

ثُمَّ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ اَنِ اتَّبِعْ مِلَّةَ اِبْرٰهِيمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ

ṧumme evHaynā ileyke eni ttebiǎ' millete ibrāhīme Hanīfen ve mā kāne mine l-muşrikīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ثُمَّṧummesonra, ayrıca
2اَوْحَيْنَٓاevHaynāو ح يİşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece dinleyenin duyabileceği fısıltı tonunda bir şey söylemek ama yanında duran kişinin duyamayacağı şekilde.vahyettik
3اِلَيْكَileykesana
4اَنِeni
5اتَّبِعْttebiǎ'ت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekuy
6مِلَّةَmilleteم ل لDikte etmek, bir din, inanç/inanış benimsemek.yoluna
7اِبْرٰهِيمَibrāhīmeابرهيمİbrahim'in
8حَنِيفًاHanīfenح ن فBir yana eğilmek, meyletmek veya gerilemek, hatadan doğru yola dönmek, doğru dine meyletmek, bir tarafta sağlam durmak, yanlış dinden ayrılıp doğruya dönmek, İbrahim'in kanununa göre hareket etmek, put ibadetinden uzaklaşmak, dini hizmetlere kendini adamak veya uygulamak, doğru bir duruma veya eğilime sahip olmak veya meyletmek.hanif olan
9وَمَاve māve
10كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvindeğildi
11مِنَmine-dan
12الْمُشْرِكِينَl-muşrikīneش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ortak koşanlar-

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra sana da, doğru hareket eden İbrâhim'in dînine uy! diye vahyettik ve o, müşriklerden değildi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonra sana da, doğru hareket eden İbrâhimʼin dînine uy! diye vahyettik ve o, müşriklerden değildi.

Adem Uğur

Sonra da sana: "Doğru yola yönelerek İbrahim'in dinine uy! O müşriklerden değildi" diye vahyettik.

Ahmed Hulusi

Sonra, biz sana: "Hanif olarak İbrahim'in milletine (Din anlayışına) tabi ol. . . O, müşriklerden olmadı" diye vahyettik.

Ahmet Tekin

Sonra da, sana: 'Hakka ve tevhide yönelerek İbrâhim’in dinine, sünnetine, İslâm dinine uy. O ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah’a ortak koşan, gizli şirki yaşayan, başka otoriteler de kabul eden müşriklerden değildi.' diye vahyettik.

Ahmet Varol

Sonra sana: 'Hanif (dosdoğru çizgide ve tevhid inancına sahip biri) olarak İbrahim'in dinine uy. O müşriklerden değildi' diye vahyettik.

Ali Bulaç

Sonra sana vahyettik: "Hanif (muvahhid) olan İbrahim'in dinine uy. O, müşriklerden değildi."

Ali Fikri Yavuz

Sonra ey Rasûlüm, sana şöyle vahyettik: Doğru yola yönelerek İbrahîm’in dinine uy, o hiç bir zaman müşriklerden olmadı.

Ali Rıza Safa

Sonra, sana, şunu bildirdik: "Gerçeğe aykırı şeylerden uzak olan İbrahim'in dinine bağlı kal. Çünkü O, ortaklar koşanlar arasında değildi!"

Bayraktar Bayraklı

Sonra da sana,"Doğru yola yönelerek İbrahim'in yoluna uy! O müşriklerden değildi" diye vahyettik.

Bekir Sadak

N/A

Celal Yıldırım

Sonra da biz Hanîf olan, müşriklerden olmayan İbrahim'in dinine uy, diye sana vahyettik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonra sana, “Tevhid önderi olan ve putperestler arasında yer almamış bulunan İbrâhim’in dinine uy” diye vahyettik.

Diyanet İşleri

Sonra da sana, "Hakka yönelen İbrahim'in dinine uy. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi" diye vahyettik.

Diyanet İşleri (eski)

Şimdi sana, 'Doğruya yönelen, puta tapanlardan olmayan İbrahim'in dinine uy' diye vahyettik.

Diyanet Vakfi

Sonra da sana: «Doğru yola yönelerek İbrahim'in dinine uy! O müşriklerden değildi» diye vahyettik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra da (ey Muhammed!) sana: «Hakk'a yönelen ve müşriklerden olmayan İbrahim'in dinine tabi ol» diye vahyettik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra da sana: "Hakperest (hanif) olarak İbrahim'in dinine tabi ol! O, hiçbir zaman Allah'a ortak koşanlardan olmadı." diye vahyettik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra da sana vahyeyledik ki: hakperest (hanif) olarak İbrahim milletine ittiba' et, o hiç bir zaman müşriklerden olmadı

Erhan Aktaş

Sonra sana: "Hanif olarak İbrahim'in milletine uy, o Müşriklerden değildi." diye vahyettik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra sana: "Hanif olarak İbrahim'in milletine uy, o müşriklerden değildi." diye vahyettik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra sana: "Hanif olarak İbrahim'in milletine uy, o müşriklerden değildi." diye vahyettik.

Fizilal-il Kuran

Sonra sana «İbrahim'in tek Allah ilkesine dayalı inanç sistemine uy, O Allah'a ortak koşanlardan değildi» diye vahyettik.

Gültekin Onan

Sonra sana vahyettik: "Hanif olan İbrahim'in dinine uy. O, müşriklerden değildi."

Hamdi Döndüren

Sonra sana, “Allah’ı birleyerek İbrahim’in dinine uy; çünkü o, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” diye vahyettik.

Hasan Basri Çantay

Sonra (Habibim) sana: "Müvahhid bir müslüman olarak Ibrahimin dinine uy. O, (hiçbir zaman) müşriklerden olmadı" diye vahyetdik.

Hasib Asutay

Sonra da sana 'Doğru yola yönelerek İbrahim'in dinine uy! O, ortak koşanlardan değildi' (39) diye vahyettik. (39. Bu kaydın tekrarlanması Yahudi ve Hıristiyanların Hz. İbrahim hakkındaki yalan iddialarını te'kiden reddetmek içindir.)

Hayrat Neşriyat

Sonra sana: 'Hanîf (hakka yönelmiş) olan İbrâhîm’in dînine tâbi' ol! Çünki (o, etrâfındaki kâfirler gibi) müşriklerden değildi!' diye vahyettik.

İbni Kesir

Sonra sana: Hanif olarak İbrahim'in dinine uy; o, hiç bir zaman müşriklerden olmadı, diye vahyettik.

Mehmet Okuyan

Sonra da sana “hanîf (Allah’ı birleyen) olarak İbrahim’in milletine (dinine) uy! O müşriklerden değildi!” diye vahyetmiştik.

Muhammed Esed

Ve sonuç olarak sana, "Yalan ve sahtelik taşıyan her şeyden sakınan ve hiçbir şekilde Allah'tan başkalarına tanrılık yakıştırmayan İbrahim'in dinine uy!" diye vahyettik,

Mustafa İslamoğlu

Sonuçta (ey Peygamber), sana da şöyle vahyettik: "Her türlü kötülükten yüz çeviren İbrahim'in inanç sistemine uy; zira o Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlardan değildi!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra sana vahyettik ki, İbrahim'in milletine nezih bir muvahhid olarak tâbi ol. Ve (O) asla müşriklerden olmadı.

Ömer Öngüt

Resulüm! Sonra da sana: “Doğruya yönelen İbrahim'in dinine uy! O müşriklerden değildi. ” diye vahyettik.

Suat Yıldırım

Sonra da sana vahyettik ki: Doğru yola yönelerek İbrâhim’in dinine tâbi ol; zira o müşriklerden değildi.

Süleyman Ateş

Sonra sana: "Allah'ı birleyerek İbrahim'in yoluna uy; o, ortak koşanlardan değildi" diye vahyettik.

Süleymaniye Vakfı

Sana da "İbrahim'in, dini dosdoğru yaşama biçimine uy! diye vahyettik. O hiç müşriklerden olmadı!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana da şunu vahyettik: "Hep doğruya yönelen ve müşriklere karışmamış olan İbrahim'in dinine uy"

Şaban Piriş

Sonra sana "müşriklerden olmayan İbrahim'in hanif yoluna uy" diye vahyettik.

Tefhim-ul Kuran

Sonra sana vahyettik: «Hanif (muvahhid) olan İbrahim'in dinine uy. O müşriklerden değildi.»

Ümit Şimşek

Sonra sana da 'Yüzünü bâtıl dinlerden çevirerek İbrahim'in dinine uy' diye vahyettik. Çünkü o müşriklerden değildi.

Yaşar Nuri Öztürk

Daha sonra sana şunu vahyettik: Bir hanif olarak İbrahim'in milletine uy! O, müşriklerden değildi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sonra sənə vəhy etdik: “Hənif İbrahim dininə tabe ol. O, müşriklərdən deyildi”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sonra (Ya Rəsulum!) sənə: ″Batildən haqqa dönərək müşriklərdən olmayan İbrahimin dininə tabe ol!″ – deyə vəhy etdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir gaben dir dann ein: ʺFolge der Lehre Abrahams, der sich jeglicher Irrlehre fernhielt und nicht zu den Götzendienern gehörte, die Gott Gefährten beigesellen.

Almanca — Der Edle Quran

Und hierauf haben Wir dir (als Offenbarung) eingegeben: ʺFolge dem Glaubensbekenntnis Ibrahims, (als) Anhänger des rechten Glaubens, und er gehörte nicht zu den Götzendienern.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Alsdann haben Wir dir offenbart: ʺFolge dem Weg Abrahams, des Lauteren im Glauben, der nicht zu den Götzendienern gehörte.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann ließen WIR dir Wahy zuteil werden, daß du der Gemeinschaft von Ibrahim, der hanif war, folgst. Und er war nicht von den Muschrik.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We inspired to you O Muhammad what We ordained: that you follow the system of faith and worship followed by Ibrahim, the orthodox Muslim who never incorporated with Allah other deities.

Abdul Haleem

Then We revealed to you [Muhammad], ‘Follow the creed of Abraham, a man of pure faith who was not an idolater.’

Abdullah Yusuf Ali

So We have taught thee the inspired (Message), "Follow the ways of Abraham the True in Faith, and he joined not gods with Allah."

Abul A'la Maududi

Then We revealed to you: "Follow the way of Abraham with exclusive devotion to Allah. He was not one of those who associated others with Allah in His Divinity."

Aisha Bewley

Then We revealed to you: ‘Follow the religion of Ibrahim, a man of pure natural belief. He was not one of the idolaters.’

Al-Hilali & Khan

Then, We have sent the revelation to you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم saying): "Follow the religion of Ibrâhîm (Abraham) Hanif (Islâmic Monotheism[1] - to worship none but Allâh) and he was not of the Mushrikûn (polytheists, idolaters and disbelievers).

Ali Quli Qarai

Then We revealed to you [saying], ‘Follow the creed of Abraham, a ḥanīf, and he was not one of the polytheists. ’

Amatul Rahman Omar

Again, (Prophet! to complete Our favours on Abraham) We have revealed to you (saying), `Follow the creed of Abraham (who was an) upright, (devotee of God) and was not of the polytheists. '

Arthur John Arberry

Then We revealed to thee: 'Follow thou the creed of Abraham, a man of pure faith and no idolater. '

Bijan Moeinian

That is why I revealed to you: "Follow the path of Abraham (and not the way of the Jews or the Christians. )" He never worshipped none but God.

E. Henry Palmer

Then we inspired thee, 'Follow the faith of Abraham, a 'Hanif, for he was not of the idolaters. '

Edip-Layth

Then We inspired to you: "You shall follow the creed of Abraham, monotheism, and he was not of those who set up partners."

George Sale

We have also spoken unto thee, O Mohammed, by revelation, saying, follow the religion of Abraham, who was othodox, and was no idolater.

Hamid S. Aziz

Then We inspired you (Muhammad) saying, "Follow the religion of Abraham, as one by nature upright. He was not of the idolaters."

Mahmoud Ghali

Thereafter We revealed to you, (saying): "Closely follow the creed of Ibrahîm, (Abraham) unswervingly upright, and in no way was he one of the associators. " (Those who associate others with Allah)

Marmaduke Pickthall

And afterward We inspired thee (Muhammad, saying): Follow the religion of Abraham, as one by nature upright. He was not of the idolaters.

Mohamed Ahmed - Samira

So We commanded you to follow the way of Abraham the upright who was not of idolaters.

Muhammad Asad

And lastly, We have inspired thee, [O Muhammad, with this message:] "Follow the creed of Abraham, who turned away from all that is false, and was not of those who ascribe divinity to aught beside God;

Mustafa Khattab

Then We revealed to you ˹O Prophet, saying˺: "Follow the faith of Abraham, the upright, who was not one of the polytheists."

Progressive Muslims

Then We inspired to you: "You shall follow the creed of Abraham, monotheism, and he was not of those who set up partners. "

Sahih International

Then We revealed to you, [O Muúammad], to follow the religion of Abraham, inclining toward truth; and he was not of those who associate with Allah.

Sam Gerrans

Then We instructed thee: “Follow thou the creed of Abraham, inclining to truth; and he was not of the idolaters.”

Shabbir Ahmed

We have revealed to you this Message (O Prophet), "Follow the creed of Abraham who turned away from all that is false. " (2:125). He was not of the idolaters in any way.

Syed Vickar Ahamed

Then, We have taught you (O Prophet!) the inspired (Message), "Follow the ways of Ibrahim (Abraham), the (one) True in Faith, and he did not join gods (with Allah). "

Taqi Usmani

Then, We revealed to you, "Follow the way of Ibrāhīm, the upright, and he was not among the Mushriks".

The Monotheist Group

Then We inspired to you: "You shall follow the creed of Abraham, monotheism, and he was not of the polytheists."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis Nous tʹavons révélé: ʺSuis la religion dʹAbraham qui était voué exclusivement à Allah et nʹétait point du nombre des associateursʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhammed!) Paşê me peyam da te, (me got:) bide pey dînê Îbrahîm ku ew ji xwarî û pûçiyê veder bû û ew bi xwe ne ji muşrikan bû.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen openbaarden Wij aan jou: ʺVolg het geloof van Ibrahiem die het zuivere geloof aanhing; hij behoorde niet bij de veelgodendienaars.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij hebben ook tot u, o Mahomet! door openbaring gesproken, zeggende: Volg den godsdienst van Abraham, die vroom en geen afgodendienaar was.

Hollandaca — Siregar

Daarop openbaarden Wij aan jou (O Moehammad): ʺVolg de godsdienst van Ibrâhîm, Hanîf, en hij behoorde niet tot de veelgodenaanbidders.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Потом Мы внушили откровением тебе (о, Мухаммад): «Следуй за верой (пророка) Ибрахима, ханифа [единобожника], и не был он из числа многобожников.

Rusça — Osmanov

Затем Мы внушили тебе посредством откровения [, о Мухаммад]: ʺСледуй за религией Ибрахима, ханифа, ведь он не был многобожником.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och tiden kom då Vi gav dig, (Muhammad, ingivelsen) att följa Abraham i hans rena, ursprungliga tro, han som inte var en sådan som ger avgudar sin dyrkan.