De ki: "Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım."

وَقُلْ اِنِّٓي اَنَا النَّذِيرُ الْمُبِينُ

ve ḳul innī enā n-neƶīru l-mubīnu

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve de ki: Hiç şüphe yok ki ben, gerçekten de bir korkutucuyum.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve de ki: Hiç şüphe yok ki ben, gerçekten de bir korkutucuyum.

Adem Uğur

De ki: Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım.

Ahmed Hulusi

De ki: "Kesinlikle ben, evet ben apaçık bir uyarıcıyım. "

Ahmet Tekin

'Sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan apaçık uyarıcı benim, ben' de.

Ahmet Varol

Ve de ki: 'Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım.'

Ali Bulaç

Ve de ki: "Şüphe yok, ben apaçık bir uyarıcıyım."

Ali Fikri Yavuz

Bir de (Ey Rasûlüm) de ki: “-Haberiniz olsun, ben, (üzerinize bir azap ineceğini bildiren) açık bir korkutucuyum:

Ali Rıza Safa

De ki: "Aslında, ben, apaçık bir uyarıcıyım!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım."

Bekir Sadak

De ki: «Dogrusu ben apacik bir uyariciyim.»

Celal Yıldırım

Ve de ki: Şüphesiz ben açık bir uyarıcıyım.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Kuşkusuz ben apaçık bir uyarıcıyım” de.

Diyanet İşleri

De ki: "Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım.'

Diyanet Vakfi

De ki: Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve de ki: "Benim o apaçık uyarıcı ben!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve de ki haberiniz olsun; ben o neziri mübin ben

Erhan Aktaş

De ki: "Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Fizilal-il Kuran

Ben açık sözlü bir uyarıcıyım de.

Gültekin Onan

Ve de ki: "Şüphe yok, ben apaçık bir uyarıcıyım."

Hamdi Döndüren

Ve de ki: “Kuşkusuz ben, evet ben apaçık uyarıcıyım!”

Hasan Basri Çantay

Ve de ki: "Şübhesiz ben, (evet) ben (üstünüze inecek azab-ı ilahiyi) açıkça haber verenim".

Hasib Asutay

Ve de ki: 'Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım.'

Hayrat Neşriyat

Ve de ki: 'Şübhesiz ben, (Allah’ın azâbı ile korkutan) apaçık bir korkutucuyum.'

İbni Kesir

De ki: Ben apaçık bir uyarıcıyım.

Mehmet Okuyan

De ki: “Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.”

Muhammed Esed

ve de ki: "Haberiniz olsun, ben (Allah'ın vaad ettiği) açık sözlü uyarıcıyım!"

Mustafa İslamoğlu

ve de ki: "Bakın ben, evet ben (ilahi vahyi) açıklayan uyarıcıyım!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve de ki: «Ben, şüphesiz ben (sizi azab-ı ilâhî ile) apaçık korkutucuyum.»

Ömer Öngüt

De ki: “Ben şüphesiz ki apaçık bir uyarıcıyım. ”

Suat Yıldırım

Ve de ki: "Sizleri bekleyen felakete karşı sizi açıkça uyarıyorum."

Süleyman Ateş

Ve: "Ben, ancak ben, apaçık bir uyarıcıyım!" de.

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Şurası kesin ki ben apaçık bir uyarıcıyım."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Ben her şeyi açıkça ortaya koyan bir uyarıcıyım."

Şaban Piriş

Ve ben apaçık bir uyarıcıyım! de

Tefhim-ul Kuran

Ve de ki: «Şüphe yok, ben apaçık bir uyarıcıyım.»

Ümit Şimşek

Bir de şunu söyle: Ben apaçık bir uyarıcıyım.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve de ki: "Ben, evet ben, apaçık konuşan bir uyarıcıyım!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

və de: “Şübhəsiz ki, mən açıq-aşkar bir xəbərdar edənəm!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və de: ″Mən, həqiqətən, (sizi Allahın əzabı ilə) açıq-aşkar qorxudanam!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Und sage: ʺIch bin der Warner, der mit klaren Beweisen die Offenbarung verkündet.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

und sag: Ich bin ja der deutliche Warner.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sprich: ʺlch bin gewiß der deutliche Warner. ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sag: ʺGewiß, ich bin der erläuternde Warner!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And say: "I hereby declare to the wide circle of the all that I am delegated by Allah to make manifest His warning against denying Him and/or His statutes"

Abdul Haleem

and say, ‘I am here to give plain warning,’

Abdullah Yusuf Ali

And say: "I am indeed he that warneth openly and without ambiguity,"-

Abul A'la Maududi

and clearly tell the unbelievers: "I am most certainly a plain warner,"

Aisha Bewley

Say: ‘I am indeed a clear warner. ’

Al-Hilali & Khan

And say (O Muhammad صلى الله عليه و سلم): "I am indeed a plain warner."

Ali Quli Qarai

and say, ‘I am indeed a manifest warner. ’

Amatul Rahman Omar

And proclaim, `I am, indeed, the plain Warner (promised by God). '

Arthur John Arberry

and say, 'Surely, I am the manifest warner. '

Bijan Moeinian

And say: "I am only a plain Warner. "

E. Henry Palmer

and say, 'Verily, I am an obvious warner. '

Edip-Layth

Say, "I am a manifest warner."

George Sale

and say, I am a public preacher.

Hamid S. Aziz

And say, "Verily, I, even I, am a plain Warner. "

Mahmoud Ghali

And say, "Surely, I, constantly I, am the evident warner. "

Marmaduke Pickthall

And say: Lo! I, even I, am a plain warner,

Mohamed Ahmed - Samira

And say: "I am a distinct warner, "

Muhammad Asad

and say: "Behold, I am indeed the plain warner [promised by God]!

Mustafa Khattab

And say, "I am truly sent with a clear warning"—

Progressive Muslims

And Say: "I am the clarifying warner. "

Sahih International

And say, "Indeed, I am the clear warner" -

Sam Gerrans

And say thou: “I am the clear warner:

Shabbir Ahmed

Say, "Behold, I am indeed he that warns openly and without ambiguity. "

Syed Vickar Ahamed

And say: "I am indeed he who warns openly and without uncertainty, "—

Taqi Usmani

and say, "I am a plain warner indeed"

The Monotheist Group

Andsay: "I am the clarifying warner."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et dis: ʺJe suis lʹavertisseur évidentʺ (dʹun châtiment),

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ji wan re) Bibêje: Bêguman ez her hişyarkerekî ronker im.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zeg: ʺIk ben de duidelijke waarschuwer!ʺ

Hollandaca — Siregar

En zeg (O Moehammad): ʺVoorwaar, ik ben de duidelijke waarschuwer.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И скажи (им) (о, Мухаммад): «Поистине, я – только разъясняющий увещеватель (который предупреждает о наказании от Аллаха)».

Rusça — Osmanov

и говори: ʺВоистину, я - только увещеватель с ясным [увещеванием]ʺ,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och säg (till människorna): ʺJag är den varnare som varnar öppet och entydigt (för Guds straff).ʺ