Hicr Suresi 76. Ayet — Elfaz
O şehrin kalıntıları hala mevcut olan bir yol üstünde duruyor.
1وَاِنَّهَاve innehāve şüphesiz oBağlaç+Harf-i Nasb+Zamir
2لَبِسَبِيلٍle bi sebīlinbir yol üzerindeLam-ı Te'kid+Harf-i Cer+İsimس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep
3مُقِيمٍmuḳīmindurmaktadırİsimق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâh