Hicr Suresi 18. Ayet — Elfaz
Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.
1اِلَّاillāancak hariçtirHasr Edatı
2مَنِmenikimseİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3اسْتَرَقَsteraḳahırsızlığı edenMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıس ر قÇalmak, hırsızlık yapmak, aşırmak, yürütmek
4السَّمْعَs-sem'ǎkulakMarife (Belirlilik Takısı)+İsimس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak
5فَاَتْبَعَهُfe etbeǎhuonu kovalarİsti'nafiye Edatı+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmek
6شِهَابٌşihābunbir alevİsimش ه بYakmak/kavurmak, beyazlığın siyahlığa üstün geldiği bir renk haline gelmek. Şihab (çoğulu şuhub) - alevli ateş, parlak alev/meteor, yıldız, nüfuz eden alev, parlayan yıldız, canlı/neşeli, alev, meşale, ışık saçan veya parlayan ateş, kayan veya düşen yıldız. Şihab el-harb - korkusuz savaşçı, savaşta keskin ve enerjik olan kişi.
7مُبِينٌmubīnunparlakİsimب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübin